Grevdeki Süperpak işçileri: Güçsüz değilmişiz!

İşverenin sıfır zam dayatmasına karşı çıkarak greve çıkan Süperpak işçileri dün grevdeki 50. günü geride bıraktı. “Grev çok zor bir süreç. Buna rağmen vazgeçmeyi asla düşünmüyoruz” diyen işçiler yaşadıklarını ve ne istediklerini anlattı.

Ambalaj üretimi yapan Süperpak’ın üç farklı ildeki fabrikasında çalışan işçiler 50 gündür grevde. Avusturyalı MM Süperpak Şirketi ile Türk-İş’e bağlı Selüloz-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine şirketin İzmir Torbalı, Karaman ve Gaziantep’deki fabrikalarında çalışan 240 işçi grev kararı almıştı. İşverenin sıfır zam dayatmasına karşılık 20 Haziran’da başlayan grev 50. gününe girerken işçiler her gün fabrikaları önünde bir araya gelerek direnişlerini kararlıkla sürdürüyor.

GELİN HEP BİRLİKTE MASAYA OTURUP GREVİ BİTİRELİM

2004 yılından bu yana Süperpak ambalaj firmasında çalışan Selüloz İş Sendikası İzmir baştemsilcisi İsmail Güderoğlu, greve çıkmalarının sebebinin işverenin sıfır zam dayatması olduğunu belirterek talepleri karşılanıncaya kadar mücadelelerinin kararlılıkla devam edeceğini dile getiriyor.

Mevcut şartlarda 2 yıl boyunca zam almadan işe devam etmelerinin istenmesini anlaşılmaz bir tavır olarak değerlendiren Güderoğlu, “İşveren ve vekilleri kendilerine yatlar, katlar alıp bulundukları yerin sağlamış olduğu imkanlardan yararlanarak işçinin açlık ve sefalet içinde yaşamasını istemektedir. Bizlerin talepleri ne işvereni batıracak talepler ne de işçilerin zengin olacağı rakamlardır. Ortada bir pasta var ve biz de sadece bu pastadan bize düşen payı almak istiyoruz” diyor.

“Geride bıraktığımız 50 gün içinde işveren ile hiçbir temas ve görüşme yapılmamıştır. Uzlaşmadan uzak bir tavır içerisinde olan işveren vekilleri Gaziantep fabrikasındaki üyelerimize dönük sendikadan istifa ettirme girişiminde bulunmuşlardır. Grevimiz 50 gündür, 3 fabrikada, toplamda 240 üyemiz ile birlikte dayanışma ve birlik beraberlik içerisinde sürüyor. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar da mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir” diyen Güderoğlu işverene, “gelin işçilerin isteği doğrultusunda masaya oturalım, grevi bitirelim” çağrısı yapıyor.

‘EĞER VAZGEÇERSEK KÖLELİĞİ KABUL ETMİŞ OLACAĞIZ’

Superpak ambalaj şirketinde çalışan 4 kadın işçiden biri olan Leyla Erpolat ise kendilerine başka bir seçenek bırakılmadığı için greve gittiklerini ve vazgeçmeyi asla düşünmediklerini ifade ediyor. 12 yıldan beri bu işte çalıştığını belirten Erpolat yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor, “Bu süre içinde işverenin iki kez toplantı talebi oldu ancak ikisini de kendileri iptal etti. Yabancı bir şirket olduğu için muhatap bulamıyoruz. Bugüne kadar hiçbir şekilde bize geri dönüş olmadı. Başka bir seçenek bırakmadılar. Bir nevi greve itilmiş olduk. Grev çok zor bir süreç. Haklarını bir şekilde alırsın ama işçi de bundan zarar görür. Her iki taraf da zarar görür. Buna rağmen vazgeçmeyi asla düşünmüyoruz. Çünkü eğer vazgeçersek köleliği kabul etmiş olacağız. Bize yapılan sıfır zam teklifini kabul edersek 2 yıl hiç zam almadan çalışmış olacağız. Dolar aldı başını gidiyor. Bizim aldığımız iğneden ipliğe her şeye yansıtılıyor. Ki çalışma yükümüz günden güne ağırlaşıyor.”

‘GÖZÜMÜZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ KADAR GÜÇLÜ DEĞİLLERMİŞ MEĞER’

Tüm bunların yanında bu süreçte başka insanların neler yaşadıklarını gördüğünü, dayanışmayı öğrendiğini söyleyen Erpolat, şöyle devam ediyor, “Bu sürecin hepimizin hayatında olduğu gibi benim hayatımda da özellikle maddi anlamda zorlukları oldu. Ancak bu zorlukların yanı sıra manevi olarak pek çok kazanım elde ettiğime inanıyorum. Biz bunları sadece televizyonda görürdük ve çok bir anlam ifade etmezdi. Grev yapmanın, direnişin ne olduğunu başımıza gelince öğrendik. İşçi sınıfının birbirine nasıl destek olduğunu, dayanışmayı öğrendik. Kendi gücümüzü keşfettik. Bu bizim için çok büyük bir deneyim. Biz işverenimizin eskiden çok yüksekte, ulaşılmaz olduklarını sanırdık. Bu sayede onların işçi karşısında ne kadar güçsüz olduklarını anladık. Gözümüzde büyüttüğümüz kadar güçlü değillermiş meğer.”

‘KADIN OLMANIN GÜCÜNÜ ANLADIK’

Bu süreçte işçi olmanın gücünü anladığı kadar kadın olmanın gücünü de anladığını söyleyen Erpolat’ın tüm kadınlara bir de mesajı var, “Bugüne kadar fabrikada 120 çalışanın içinde, dört kadın olmak bize bir azınlıkmışız hissi veriyordu. Greve çıkma kararı aldığımızda da bunun sıkıntısını yaşayıp biz dört kadın ne yaparız dedik. Ancak tam tersine erkek arkadaşlarımızdan farklı olarak işçi olmanın gücünü gördüğümüz kadar kadın olmanın gücünü de anladık. Biz kadınlar aslında güçsüz değilmişiz. Biz her şeyin içinde var olabiliriz. Kadınlar hiçbir şeyden korkmasın, hiçbir şeyden geri durmasınlar. Biz çok güçlüyüz, yapabiliriz.”

SADECE ALINTERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ

Superpak ambalaj firmasında 5 yıldan beri makina operatörlüğü yapan Savaş Aslan’ın dileği ise daha fazla mağduriyet yaşanmadan grevin sonlandırılması:

“Her arkadaşım gibi ben de işimi severek yapanlardanım. Bu yıl sendika anlaşması başladığında hiçbirimizin aklında greve çıkmak gibi bir düşünce yoktu. En son toplantıda sıfır zam dayatmasından ötürü biz de hakkımızı aramak için greve çıktık. Tabii gelecek için kaygılarımız olmaya başladı. Eşim hamile ve onlara bir gelecek sağlamak durumundayım. Bütün arkadaşlarım için de geçerli bir durum bu. Hepimizin hayat kalitesi düştü. Biz sadece alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bu süreçte herkesin bize maddi, manevi desteklerini bekliyoruz. İnşallah uzlaşmaya varılarak en kısa zamanda bir sonuç alınır. Tek temennim işyerimin ve tüm yol arkadaşlarımın daha fazla mağdur olmamasıdır.”

 

Kaynak: Gazete Duvar – Nuray Pehlivan

GENÇ İŞÇİ DERNEĞİ