Ağaoğlu’ndan Ağakızına Araba

Ali Ağaoğlu geçtiğimiz ay 18 yaşını yeni dolduran kızı Sena’ya 550 bin Euro’luk son model bir araba aldı. Adını telaffuz ederken zorlandığımız Bentley Continental GTC marka araba’nın fiyatı asgari ücret alan bir işçinin 125 yıllık maaşına denk geliyor. Arabanın fiyatı hakkında sorulan sorulara “Önemli değil. Ben fiyat sormam, o işi muhasebem halleder” diyerek cevap verdi. Kızı Sena’ya geçen sene doğum gününde helikopterle özel pasta getiren Ağaoğlu, kızına arabasını ehliyet alınca alacağını açıklamıştı.

Ağa’nın “Hobileri”
Güvenlik sebebiyle boğaz manzaralı bir villada oturduğunu söyleyen Ali Ağaoğlu’nun garajında “AGA” plakalı onlarca araba bulunuyor. Neredeyse her araba fuarında bir araba alan ağa, son olarak İngiltere’den Kraliyet izni ile 2.5 milyon dolarlık Roll Royce Phantom getirtmişti. Ağaoğlu’nun garajında, Rolls Royce, Bentley, Ferrari, Maserati, Tesla, Lamborghini, Porsche gibi her biri servet değerinde olan 10 milyon doların üzerinde 20’ye yakın otomobili bulunuyor.

Verdiği bir röportajda 20-30 tane saati olduğunu söyleyen Ağa’nın hobilerinden biri de saatlermiş. Ağa’nın aldığı en son saat ise 1 milyon 200 bin TL değerinde.

Bu kadar akıl almaz bir servete ulaşan Ali Ağaoğlu şirketler grubunun temeli, 12 Eylül darbesinden hemen sonra 1981’de atılıyor. Kenan Evren’in teşviklerinden yararlanarak zenginleşen ağa, birçok insanı evsiz bırakıp sokağa atan, insanların vadilerine HES yaparak sularını alıkoyan bir milyarder oluyor.

 

Milyarder ağa, zenginliğinin verdiği “asaletle” televizyonlardaki yardım programlarına çıkarak sözde kendinin ne kadar “vicdanlı” ne kadar“hayırsever” olduğunu göstermeye çalışıyor.

Somali’de kapitalist şirketlerin yıllardır Afrika kıtasını sömürmesi nedeniyle ortaya çıkan açlığın sanki kendisi bir parçası değilmiş gibi, televizyonlardaki yardım programlarına çıkıyor. Binlerce insanın karşısında vicdansızca “Benim vicdanım el vermiyor” diyerek Somali’ye 2 buçuk milyon TL bağış yapıyor.

Ağa Somali’ye yardım yaptığı sıralarda Ayazma’da kendi dünyası “My World Europe” u kuruyordu. Ayazmadaki kentsel dönüşüm projesi kapsamında 1730 ailenin evlerini yıkıp, yerine zenginler için lüks siteler dikmişti. İnşaat sektöründe yoksulların gecekondularını yıkıp yerine site kentler dikerek parasına para katan ağa, hükümetin Van depreminden sonra kentsel dönüşümle depreme dayanıksız evleri ve kaçak evleri yıkmalıyız açıklamasına, “Sadece kaçakları değil eski binalar da yıkılıp yeniden yapılmalı. Bina stokumuzun asgari yüzde 50’sini yıkıp yeniden yapmalıyız. Bu da yaklaşık 9 milyon konuta tekabül eder.” diyerek destek çıkmıştı. Öyle görünüyor ki yıkımlarla beraber inşaat sektöründen milyar dolarlar kazanmayı planlayan ağa, torununun torununa alacağı milyon dolarlık arabayı garantilemek istiyor. Bu Ağaoğlu, insanları yoksullaştırmış, fakirleştirmiş, eziyet etmiş hangi ağanın oğludur bilemiyoruz ama bu ağanın oğlunun oğlunun oğlunun da Ağaoğlu olacağını çok iyi biliyoruz.

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 1. sayısında yayımlanmıştır.