Röportaj: PALYAÇO FANZİN

fanzin

Meydan: Palyaço Fanzin’in ismi nereden geliyor?

Şarlo bir palyaçoydu. John Wayne Gacy bir palyaçoydu. Joker bir palyaçoydu.

Edebiyata da bir palyaço gerektiğini düşündüm. Şaka bir yana ismin gerçek bir hikayesi yok ama zaman içinde kendi ismini kazandı diyebilirim.

Meydan: Ne kadar süredir çıkarıyorsunuz?

Yeterince uzun. Kesin olmamakla birlikte 2000’lerin ortalarından beri çıkıyor. Son zamanlar yılda iki sayı gibi inanılmaz bir hızla, yoğun bir tempoyla ilerliyor.

Meydan: “Kutu” adlı bir hikaye var. Hikayede sistemin bizlere dayattığı bir yaşamdan ve o yaşamla uzlaşmayan birinden bahsediliyor. Hikayeden ve sıkışılan “kutu”lardan bahsedebilir misiniz?

Adam, kendi küçük kutusunda mutlu. İyilerin bir şey yapmamasından sıkılmış biri sadece. Pasif direnişlerle dünyayı yok etmeye çalışıyor.

İnsanın ilerleyişi öyle büyük bir yok edişe dönüşmüş ki; adam, çözümü onların yok olması gerektiğinde görmüş. Bunu kendi başına yapmak istiyor. Onları etiketliyor. Böyle bir insan toplumun nezdinde normal değildir.

Evi bir kutu evet. Bu beton kutu onu doğadan ve kafasındaki insan’ın olması gerektiği şeyden ayırdığını düşünüyor. Otobüs bir kutu. Bir konserve kutusuna sıkışmış balıklardan farksız hissediyor. Sorun büyüdükçe kutu genişliyor. Şehir bir kutu; tüketime dayalı bir yaşamın dayatıldığı ve eğer bunu para için yapmıyorsa, üretenin aç kalmakla tehdit edildiği ve sair kötülükle dolu. Dünya bir kutu; ki hali ortada. Kötü adam durmazken iyi adam ölüyor. Ardındaki sebebe bakıyorsun zenginlik. Salakça.

Sonunda kendi kafasının içindeki bir kutuya kapatılıyor. Kutunun içindeki adam gireceği son kutuya sadece etini sığdırabileceğini bilmelidir.

Popüler olanın hızla tüketildiği bir zamanda yaşıyoruz. Fanzinlerde bu konuda hem içerik olarak hem teknik olarak biraz değişti. Bu değişiklik nasıl oldu ve fanzinler bu süreçten nasıl etkilendi?

Hızlı ve acısız oldu. Ben bu değişiklik sürecini bir sorun olarak görmüyorum. Önemli olan fanzinin üretilmeye devam edilmesi. Ve insanlar reklamlara bakmaktansa, okumaya başlamalılar. Çabuk sıkılan malum kalabalık başka yöne baktığında ise geride bir çöp yığını bırakacaklar. Ama ne kadar karıştırırsak o kadar iyi şeyler çıkacaktır. Ya da kirlenmeden kalmayı başaranlar olacaktır.

Burada fanzini ortaya çıkaran ruh devreye giriyor. Sürecin hangi kısmında olursa olsun ya da neye dönüşürse dönüşsün içinde barındırdığı ruh onu var etmeye devam edecektir.

Meydan: Kent Sürüngeni adında tek sayılık bir fanzin daha çıkarmışsınız. O fanzinden de bahsedebilir misiniz?

Kent sürüngeni özgür bir öykü. İzmir’de bu hareketi ateşleyen arkadaşların tabiriyle bir fankit. Fanzin/Kitap. Yayınevlerinin edebiyat üzerindeki hakimiyeti, baskı sıkıntısı, satılma sıkıntısı olmadan kendi işini kendin gör tarzı bir yayıncılık yaklaşımı. Bir arkadaşım kapağını tasarladı. Ben de onu öylece basmaya karar verdim.

Sürüngen, geçmişte Beyoğlu sokaklarında alkol dozunu fazla kaçırmış insanları tanımladığımız bir tabirdi. Öykü ise; bir sürüngen ve bir balığın bütün gece nasıl evlerine ulaşamadığının hikayesi. Mekanlar, karakterler ve kurgunun büyük bir kısmı gerçek. En önemlisi ana karakter olan balık gerçek bir balıktı.

Son olarak Palyaço Fanzin ile iletişme geçmek ve edinmek isteyenler nereden ulaşabilir?

Sosyal medya üzerinden Palyaço’yu bulmak çok kolay. Online okunabileceği bir siteye yükledim. Baskıya hazır PDF halleri bir çok yerde var. Sosyal medyada paylaşıyorum, cebimdeki paraya göre ucuz fotokopicilerde çoğaltıp dağıtıyorum. En sevdiğim yöntem dosyanın mümkünse çalıştığınız şirketin yazıcısından kaçak çıktı alınması. Ayrıca yazılarımı depoladığım bir de web sitem var.

[email protected] adresinden bize ulaşabilirsiniz ve Kadıköy ve Taksim 26A, Bayrampaşa Cafe Time, Arjin Kafe, Kadıköy 6:45, Zebercet Sahaf gibi mekanlardan Palyaço Fanzin’i edinebilirsiniz.

Röportaj için teşekkür ederiz.

Bu röportaj Meydan Gazetesi’nin 36. sayısında yayınlanmıştır.