avukat – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Thu, 07 May 2020 07:37:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 Erdoğan’ın Memnun Olmadığı Barolara Yeni Düzenleme Yolda https://meydan1.org/2020/05/07/erdoganin-memnun-olmadigi-barolara-yeni-duzenleme-yolda/ https://meydan1.org/2020/05/07/erdoganin-memnun-olmadigi-barolara-yeni-duzenleme-yolda/#respond Thu, 07 May 2020 07:37:36 +0000 https://meydan.org/?p=58094 Tayyip Erdoğan’ın barolara yönelik memnuniyetsizliğini dile getirmesinin ardından yeni kanun taslağı üzerine çalışmalar başlatıldı. Yeni düzenlenecek kanun taslağında, Türkiye Barolar Birliği’nin seçim sistemi de dahil önemli değişiklikler yapılıyor. Buna göre bazı şehirlerde birden fazla baro da kurulabilecek. Yapılacak düzenlemeyle bu baroların da Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) delege vermesi sağlanacak. Böylelikle alternatif barolarla, delege sayısı fazla olan […]

The post Erdoğan’ın Memnun Olmadığı Barolara Yeni Düzenleme Yolda appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
Tayyip Erdoğan’ın barolara yönelik memnuniyetsizliğini dile getirmesinin ardından yeni kanun taslağı üzerine çalışmalar başlatıldı.

Yeni düzenlenecek kanun taslağında, Türkiye Barolar Birliği’nin seçim sistemi de dahil önemli değişiklikler yapılıyor. Buna göre bazı şehirlerde birden fazla baro da kurulabilecek. Yapılacak düzenlemeyle bu baroların da Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) delege vermesi sağlanacak. Böylelikle alternatif barolarla, delege sayısı fazla olan İstanbul, Ankara ve İzmir’in delege sayısının düşürülerek, TBB’de bir dengenin sağlanması hedefleniyor.

Ayrıca kanun taslağında, Baro seçimlerinde nispi temsil sistemine geçilmesi, baro seçimlerinde fazla üyeli baroların delege sayılarının düşürülerek diğer şehirlerdeki delege sayılarının artırılması, bu yolla İstanbul, Ankara ve İzmir gibi baroların belirleyiciliğinin kırılması önerileri yer alıyor.

The post Erdoğan’ın Memnun Olmadığı Barolara Yeni Düzenleme Yolda appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/05/07/erdoganin-memnun-olmadigi-barolara-yeni-duzenleme-yolda/feed/ 0
Urfa ve Amed’de 9 Avukat Gözaltına Alındı https://meydan1.org/2020/03/12/urfa-ve-amedde-9-avukat-gozaltina-alindi/ https://meydan1.org/2020/03/12/urfa-ve-amedde-9-avukat-gozaltina-alindi/#respond Thu, 12 Mar 2020 14:29:04 +0000 https://meydan.org/?p=55939 Urfa’da yedi ve Amed’de iki avukat, ev ve işyerlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındı. Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukatların neden gözaltına alındığı dosyada kısıtlılık kararı nedeniyle henüz net değil. Amed Barosu Başkanı Cihan Aydın, sosyal medyada konuyla ilgili yaptığı açıklamada barolarına bağlı 4 avukat hakkında gözaltı kararı olduğunu açıkladı. Urfa Barosu […]

The post Urfa ve Amed’de 9 Avukat Gözaltına Alındı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Urfa’da yedi ve Amed’de iki avukat, ev ve işyerlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındı. Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukatların neden gözaltına alındığı dosyada kısıtlılık kararı nedeniyle henüz net değil.

Amed Barosu Başkanı Cihan Aydın, sosyal medyada konuyla ilgili yaptığı açıklamada barolarına bağlı 4 avukat hakkında gözaltı kararı olduğunu açıkladı.

Urfa Barosu başkanı Abdullah Öncel de sosyal medyada yaptığı açıklamasında ” Bu sabah yapılan ev baskınları ile baromuz mensubu 7 meslektasımız göz altına alınmıstır. Aynı gerekçeler ile bölgenin bir çok ilinde göz altılar devam etmektedir” dedi.

Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi, süreci takip ettiklerini açıklarken Amed Barosu yaptığı yazılı açıklamada konuyla ilgili çeşitli bilgiler paylaştı. Kısıtlılık kararının kendisinin hukuksuzluk olduğuna işaret edilen açıklamada gözaltınan alınan avukatların derhal bırakılması istendi. konuyla ilgili kısım şu şekilde: “Yetkililerden aldığımız bilgilere göre soruşturma dosyası hakkında kısıtlama kararı bulunmaktadır. Bu kısıtlama kararı tek başına soruşturmanın hukuksuzluklar üzerine bina edildiğini göstermektedir. Kısıtlanan ve gizlenen soruşturmanın selameti değil; adalettir, hukuktur ve silahların eşitliğidir. Her gün adliye koridorlarında duruşma bekleyen ve vakitlerinin nerdeyse tamamını adliyede geçiren avukatların ifadeye çağrılmadan sadece kriminal bir operasyon havası vermek için sabah baskınlarıyla gözaltına alınmalarını kabul edilemez buluyoruz. Unutulmamalıdır ki bağımsız savunmanın teminatı olan avukatlar; tüm yurttaşların adalete erişiminin, adil yargılamanın, hakkın ve adaletin teminatıdır. Avukatlara saldırı, demokratik değerlere saldırı anlamına gelmektedir. Bu sebeple gözaltına alınan meslektaşlarımız derhal salıverilmelidirler.”

The post Urfa ve Amed’de 9 Avukat Gözaltına Alındı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/03/12/urfa-ve-amedde-9-avukat-gozaltina-alindi/feed/ 0
İzmir’de Avukatlardan Avukat Fuat Şengül için Eylem https://meydan1.org/2019/11/27/izmirde-avukatlardan-avukat-fuat-sengul-icin-eylem/ https://meydan1.org/2019/11/27/izmirde-avukatlardan-avukat-fuat-sengul-icin-eylem/#respond Wed, 27 Nov 2019 19:14:34 +0000 https://meydan.org/?p=52027 Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubeleri üyesi avukatlar, tutuklu avukat Fuat Şengül için İzmir Adliyesi önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. ÖHD ve ÇHD üyeleri tarafından  adliye binası içinde Baro vestiyeri önünde yapılması planlanan eylem, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile polis tarafından engellendi. Çok sayıda çevik kuvvet polisi adliye binası içinde […]

The post İzmir’de Avukatlardan Avukat Fuat Şengül için Eylem appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubeleri üyesi avukatlar, tutuklu avukat Fuat Şengül için İzmir Adliyesi önünde oturma eylemi gerçekleştirdi.

ÖHD ve ÇHD üyeleri tarafından  adliye binası içinde Baro vestiyeri önünde yapılması planlanan eylem, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile polis tarafından engellendi. Çok sayıda çevik kuvvet polisi adliye binası içinde önlem aldı. Bunun üzerine avukatlar, Adliye binası C Kapısı önünde bulunan girişte yerde oturma eylemlerini gerçekleştirdiler. Hem vestiyer önünde eylem yapmalarının engellenmesini hem de meslektaşları olan Fuat Şengül için hukuka aykırı şekilde tutuklanması ve cezaevinde kötü koşullar altında tutuluyor olmasına karşı 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdiler. 10 dakikanın ardından eylemi alkışlarlasonlandırdılar.

The post İzmir’de Avukatlardan Avukat Fuat Şengül için Eylem appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2019/11/27/izmirde-avukatlardan-avukat-fuat-sengul-icin-eylem/feed/ 0
İzmir Barosu’ndan Yargıtay’a Saray Cevabı: Bu Oyunda Biz Yokuz, Siz de Olmayın! https://meydan1.org/2019/08/15/izmir-barosundan-yargitaya-saray-cevabi-bu-oyunda-biz-yokuz-siz-de-olmayin/ https://meydan1.org/2019/08/15/izmir-barosundan-yargitaya-saray-cevabi-bu-oyunda-biz-yokuz-siz-de-olmayin/#respond Thu, 15 Aug 2019 17:45:35 +0000 https://seninmedyan.org/?p=47563 İzmir Barosu, başkanı Özkan Yücel imzasıyla Yargıtay’ın adli yıl açılışına daveti reddererek konuya ilişkin sert bir açıklama yaptı. Açıklama şu şekilde: “02.09.2019 tarihinde yapılacak olan Adli Yıl açılış töreni için tarafımıza göndermiş olduğunuz davetiyeye teşekkür ederiz. Bir kişi rahatsız olduğu için, Türkiye Barolar Birliği Başkanının adli yıl açılış törenlerinde konuşma yapmasının önüne geçmek amacıyla yasa […]

The post İzmir Barosu’ndan Yargıtay’a Saray Cevabı: Bu Oyunda Biz Yokuz, Siz de Olmayın! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

İzmir Barosu, başkanı Özkan Yücel imzasıyla Yargıtay’ın adli yıl açılışına daveti reddererek konuya ilişkin sert bir açıklama yaptı.

Açıklama şu şekilde:

“02.09.2019 tarihinde yapılacak olan Adli Yıl açılış töreni için tarafımıza göndermiş olduğunuz davetiyeye teşekkür ederiz.

Bir kişi rahatsız olduğu için, Türkiye Barolar Birliği Başkanının adli yıl açılış törenlerinde konuşma yapmasının önüne geçmek amacıyla yasa değişikliği yapanların salonlarında, avukatları dinleyici olarak törene çağırmanızı ancak naiflik olarak adlandırabiliyoruz.

Anlaşılan o ki; halkından kopuk bir yargı sisteminin mimarlarının, vatandaşın adalete erişimini zorlaştıranların, hiçbir canlıya yaşama imkanı tanımayanların, hakimlik ve savcılık teminatını yok sayanların, hayalleri avukatsız bir yargı olanların salonlarında adli yılı açmak, 2019 yılında da sizlere nasip olacak.

Bu cevabi yazımızla, siyasi kararlarla, mesleki faaliyetlerini gerekçe göstererek yüzlerce mensubunu tutsak ettiğiniz onurlu bir mesleğin temsilcileri olarak, yaptığınız nazik daveti geri çevirmek zorunda olduğumuzu bildiriyoruz.

Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin.

Çünkü yapacağınız konuşmada muhtemelen, yargının bağımsızlığından ve tarafsızlığından bahsedeceksiniz. Hak mücadelesi veren binlerce kişinin cezaevlerinde olduğunu bilmenize rağmen; kişi özgürlüğü ve güvenliğinden, ifade özgürlüğünden, adil yargılanma hakkından, basın hürriyetinden dem vuracaksınız. Kimseden emir ve talimat almadığınızı, hukuktan üstün hiçbir şey tanımadığınızı, üstünlerin hukukunu reddettiğinizi, üstüne basa basa tekrarlayacaksınız. Peki nerede? Yürütmenin başının yaşadığı sarayın salonunda.

Bizler, insan haklarının korunduğu ve geliştirildiği, hukukun yok sayılmadığı, yargının siyasi iktidarın güdümünden çıktığı günlerde, tam bağımsız bir yargı teşkilatının ev sahipliğinde yapılacak bir törene katılımı, savunduğumuz değerlere daha uygun görüyor ve bu günü umutla bekliyoruz.

Biz avukatlar, yargı bağımsızlığı için tarih boyunca mücadele ettik. Yeni adli yılda da bağımsızlığımızdan aldığımız güç ve tarihimizden gelen kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Halkın zerre kadar güven duymadığı bir yargı sisteminin parçası olmamak için sizlerin de “kendinizi özgürleştirmenizi” temenni ederiz.”

The post İzmir Barosu’ndan Yargıtay’a Saray Cevabı: Bu Oyunda Biz Yokuz, Siz de Olmayın! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2019/08/15/izmir-barosundan-yargitaya-saray-cevabi-bu-oyunda-biz-yokuz-siz-de-olmayin/feed/ 0
Avukat Gökhan Vural Arı Yaşadığı Ekonomik Zorluklar Sebebiyle İntihar Etti https://meydan1.org/2018/10/05/avukat-gokhan-vural-ari-yasadigi-ekonomik-zorluklar-sebebiyle-intihar-etti/ https://meydan1.org/2018/10/05/avukat-gokhan-vural-ari-yasadigi-ekonomik-zorluklar-sebebiyle-intihar-etti/#respond Fri, 05 Oct 2018 20:34:00 +0000 https://seninmedyan.org/?p=44061 Ekonomik krizle de ilişkili olarak ekonomik sebeplerle çok sayıda intihar olayları yaşanmaya devam ediyor. İstanbul Barosu’na kayıtlı 28 yaşındaki Avukat Gökhan Vural Arı, iş kurmak için geldiği İstanbul’da yaşadığı ekonomik zorluklar ve ödeyemediği borçları nedeniyle intihar etti. Avukat Hakları Grubu’nun instagram hesabından yapılan paylaşımda “Bu büyük acı bize bir kez daha; bu ülkede ve bu şehirde […]

The post Avukat Gökhan Vural Arı Yaşadığı Ekonomik Zorluklar Sebebiyle İntihar Etti appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Ekonomik krizle de ilişkili olarak ekonomik sebeplerle çok sayıda intihar olayları yaşanmaya devam ediyor.

İstanbul Barosu’na kayıtlı 28 yaşındaki Avukat Gökhan Vural Arı, iş kurmak için geldiği İstanbul’da yaşadığı ekonomik zorluklar ve ödeyemediği borçları nedeniyle intihar etti.

Avukat Hakları Grubu’nun instagram hesabından yapılan paylaşımda “Bu büyük acı bize bir kez daha; bu ülkede ve bu şehirde ne kadar ağır şartlar altında mesleğimizi yapmaya çalıştığımızı hatırlattı. Çok! çok üzgünüz” denildi.

Avukat Gökhan Arı’nın intiharının ardından arkadaşları tarafından yapılan açıklamalarda ise hem savcılık hem de baro yönetimine eleştiriler vardı. Vural’ın arkadaşları savcılığın üzücü olaya gerekli ilgiyi göstermeyerek cenazeyi beklettiğini iddia etti.

Avukat Gökhan Arı’nın bir arkadaşı “Meslektaşımızın cenazesi Adli Tıpa sevk edilmek üzere Şişli Etfal Hastanesi Morguna kaldırıldı. Bugün saat sekizde morg önündeydik. Saat 11:30’a dek savcının gelmesini bekledik. Çağlayan Adalet Sarayı ile Şişli Etfal Hastanesi 10 dakikalık mesafedir. İki buçuk saat boyunca savcı katibini ve otopsi katibini aradım. Savcı bey 10 dakika önce çıktı, 15 dakika önce çıktı gibi zaman kavramlarının birbirlerini tutmadığına bariz yalan söylendiğine şahit oldum. Kendi kulaklarımla hem de. Savcıya meslektaş olduğumuzu ailesinin perişan olduğunu Mersin’e cenazesinin bugün gitmesi gerektiğini bunun her şeyden önce insani bir durum olduğunu iletmelerini rica ettim. Savcı geldiğinde yaptığı işlem 30 dakika sürdü. Bunun yaklaşık 10 dakikası özel koruması ile sohbet etmek ve sigara içmekle geçti.” şeklindeki açıklamasıyla savcılığın tavrına yönelik detayları anlattı.

 

The post Avukat Gökhan Vural Arı Yaşadığı Ekonomik Zorluklar Sebebiyle İntihar Etti appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/10/05/avukat-gokhan-vural-ari-yasadigi-ekonomik-zorluklar-sebebiyle-intihar-etti/feed/ 0
Tecavüz- Didem Deniz Erbak https://meydan1.org/2018/03/02/tecavuz-didem-deniz-erbak/ https://meydan1.org/2018/03/02/tecavuz-didem-deniz-erbak/#respond Fri, 02 Mar 2018 19:29:00 +0000 https://test.meydan.org/2018/03/02/tecavuz-didem-deniz-erbak/ Franca Rame bir hikaye anlatıyor bize. Tanıdığımız, çok yakından bildiğimiz bir hikayeyi anlatıyor. Yüzlerce, binlerce, milyonlarca kadının yaşadığı bir gerçeği anlatıyor. Sadece kadın olduğumuz için her an yaşanabilecek bir olayı oyunlaştırıyor. Bu oyunun adı TECAVÜZ. Bu oyunda yedi tecavüzcü var. Dört erkek, bir doktor, bir polis, bir yargıç. Ve tecavüze uğrayan bir kadın. Kadın bir […]

The post Tecavüz- Didem Deniz Erbak appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Franca Rame bir hikaye anlatıyor bize. Tanıdığımız, çok yakından bildiğimiz bir hikayeyi anlatıyor. Yüzlerce, binlerce, milyonlarca kadının yaşadığı bir gerçeği anlatıyor. Sadece kadın olduğumuz için her an yaşanabilecek bir olayı oyunlaştırıyor. Bu oyunun adı TECAVÜZ.

Bu oyunda yedi tecavüzcü var. Dört erkek, bir doktor, bir polis, bir yargıç. Ve tecavüze uğrayan bir kadın. Kadın bir sandalyenin üzerinde oturuyor.

doktor: küçük hanım ya da bayan; tecavüz süresince sadece acı mı duydunuz yoksa bir çeşit tad aldınız mı? yani bir tür tatmin?

polis: böyle bir sürü erkekle, sanırım 4 kişi, hep beraber, böylesi sert bir tutkuyla, onlardan hoşlanıp onları umutlandırmadınız mı yani?

yargıç: hep pasif miydiniz yoksa bir noktada olaya katıldınız mı?

doktor: tahrik oldunuz mu? kaç kez?

karşı taraf avukatı: ıslandınız mı?

yargıç: sizin ağlayıp inlemeleriniz, tabii acı çektiğiniz için, ama acaba bir çeşit boşalmanın etkisiyle diye düşünülebilir mi?

polis: boşaldınız mı?

doktor: orgazm oldunuz mu?

avukat: evetse kaç kez?

Oyunda bu tipler canlandırılarak tecavüze uğrayan bir kadının başvuracağı makamların zihniyeti deşifre ediliyor. Yukarıdaki sorular bugün dahi tecavüze uğrayan birçok kadının -iğrenç bir biçimde- maruz kaldığı sorular.

Oyunda bütün gerçeklikleriyle bir tecavüz resmediliyor. 4 erkek vahşice kadına tecavüz ediyor. Kadın tecavüzü yaşadığı mekanı, koşulları, tecavüzcü erkekleri, tecavüz anlarını tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Okudukça yüzümüzdeki ifade değişiyor. Duygularımız tanımlaması zor bir hale geliyor. O anı yaşıyor gibi hissediyoruz. Anlatan kadın ve anlatırkenki cesareti bizi hayret içinde bırakıyor. Nefret ediyoruz bunu yapanlardan, içimizde büyük bir öfke beliriyor. Kadının anlatışında hiçbir çaresizlik görmüyoruz. Kadın aksine özgüvenli, gözlerinden yaş süzülüyor fakat dik duruyor. Sandalyede oturan o küçücük kadın anlattıkça, kocaman bir “dev”e dönüşüyor. Şimdi bu kocaman kadını bir tanıyalım.

1970’li yılların İtalya’sındayız. Kadın karakterimiz bu yıllarda devrimci mücadelenin içerisinde yer alıyor. Ezilen işçilerle beraber sokaklara çıkıyor, kadın mücadelesinin tamamiyle içinde yer alıyor. Bu nedenle tutuklanıyor, tutukluyken işkence görüyor. Serbest bırakılmasının ardından 9 Mart 1973 günü, yani 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden bir gün sonra 5 faşist erkek tarafından kaçırılıyor. Bir karavana hapsedilip işkence görüyor. Türlü işkencenin ardından 5 erkeğin aynı anda tecavüzüne uğruyor. Ardından karanlıkta bir parka atılıyor.

Anlatılanlar oyun değildi aslında. Anlatılanlar tamamen gerçekti. Tecavüze uğrayan kadın ise bu gerçeği oyunlaştıran “kocaman” kadın Franca Rame idi. Şöyle söylüyor Franca: “Olaydan sonra eve döndüğümde kaçırıldığımı ve dayak yediğimi söyledim. Tüm olanları anlatamadım, susuyordum. Dario ile beraberken de… Evdekiler ne olduğunu anlamıştı ama sormaya ve cevabı duymaya cesaretleri yoktu. İçimde hep o şey vardı. İçimi kemiren o anı. Psikiyatriste gitmek istemedim, kimseyle konuşmak, kimseye anlatmak istemiyordum. Sonra bir gün oturdum ve yazmaya koyuldum. Cinsel tecavüz yasası tartışılmaya başlandığında, artık yazdığım oyunu oynamam gerektiğini farkettim. Oyunu prova edemiyordum. Bir kaç replik sonrası ağlama krizine tutuluyordum. İlk gösteri Pisa’da olmuştu. Uyanış’ı bitirmiştim. Sahnede tek bir sandalye vardı. Sahneye hiçbir şey söylemeden girdim ve oyunu neredeyse tek nefeste sonuna kadar oynadım. Oyunu tüyler ürpertmek için değil, olayı yansıtıp bu “şeyi” yaşamış diğer kadınlara yardım etmek ve yüreklendirmek için oynadım.”

Oyunu okuyalım. Anlatılanları yaşarcasına hissedelim. Bu olayı yaşayan diğer kadınları yüreklendirmek için her defasında yeniden yaşamak pahasına tecavüzü oyunlaştıran ve oynayan kocaman yürekli, cesur kadına Franca’ya teşekkür edelim.

 

 

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 44. sayısında yayınlanmıştır.

The post Tecavüz- Didem Deniz Erbak appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/03/02/tecavuz-didem-deniz-erbak/feed/ 0
Röportaj: Sofya’da Tutsaklar Örgütleniyor https://meydan1.org/2018/02/16/roportaj-sofyada-tutsaklar-orgutleniyor/ https://meydan1.org/2018/02/16/roportaj-sofyada-tutsaklar-orgutleniyor/#respond Fri, 16 Feb 2018 09:31:19 +0000 https://test.meydan.org/2018/02/16/roportaj-sofyada-tutsaklar-orgutleniyor/ Meydan Gazetesi: Devletin seni Sofya Hapishanesi’nde tutmasının nedeni nedir? Ne zamandan beri Sofya Hapishanesi’ndesin? Jock P: Bir Neo-Nazi nefret suçunu engelledikten sonra tutuklandım. 15 Neo-Nazi bir Roman’ı döverken onları durdurdum ve kendimi korudum. Aslında bir insanı ve kendimi savunduğum için hapisteyim. Ocak 2018 itibariyle 10 yıldır hapishanedeyim ve yaklaşık 7 ya da 8 yılım kaldı. […]

The post Röportaj: Sofya’da Tutsaklar Örgütleniyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Sofya hapishanesinde, geçtiğimiz aylarda yoğunlaşan, tutsaklara karşı uygulanan şiddet bu alanda mücadele eden tüm insan hakları örgütlerinin gündeminde. Hala sürmekte olan bu adaletsizlikler, kimi zaman doğrudan hapishane yönetimince kimi zaman yönetimin kolladığı çeteler eliyle gerçekleşiyor.

Gazetemizi hazırladığımız sırada, Sofya Hapishanesi’ndeki tutsakların başlattığı açlık eylemi, durumun ne noktaya ulaştığını görmek açısından önemli. Hapishanedeki süreci, yaşananları ve tutsakların buna karşı verdikleri örgütlü mücadeleyi anarşist tutsak Jock P. ile konuştuk.

Meydan Gazetesi: Devletin seni Sofya Hapishanesi’nde tutmasının nedeni nedir? Ne zamandan beri Sofya Hapishanesi’ndesin?

Jock P: Bir Neo-Nazi nefret suçunu engelledikten sonra tutuklandım. 15 Neo-Nazi bir Roman’ı döverken onları durdurdum ve kendimi korudum. Aslında bir insanı ve kendimi savunduğum için hapisteyim. Ocak 2018 itibariyle 10 yıldır hapishanedeyim ve yaklaşık 7 ya da 8 yılım kaldı.

Bulgaristan Tutsaklar Birliği (BPRA)’nin tutsakların yaşadıklarına ilişkin bildirisini okuduk. Yaşadığın şiddeti örneklerle yazar mısın? Ve bu şiddet süreci ve hapishane yönetimi arasındaki ilişki nedir?

Bulgaristan hapishanelerindeki kitlesel ve sistematik şiddet, hapishane müdürüne göre değişiyor. Ancak sorun şu ki, şimdiye kadar tek bir gardiyan veya hapishane müdürü, Bulgaristan hapishanelerinde tutsaklara işkence yapıldığı için görevden alınmadı veya mahkum edilmedi. Onlar dokunulmazlık altında işlerine devam ediyorlar. 2014’te Sofya Hapishane Müdürü Peter Krestev, Sofya Hapishanesi’ndeki bir sürü işkence vakası nedeniyle görevden alındı. 2 yıl sonra Nisan 2017’de devlet eski müdür Peter Krestev’i Sofya Hapishanesi’ne geri gönderdi ve kısa sürede hapishane eski haline döndü. Özellikle koruduğu eroin satıcısı çete, güçlerini kullanarak diğer tutsaklara kötü muamele yapılmaya başlandı. Müdür geri döndükten sadece 3 ay sonra hapishanenin spor salonunda, bu eroin çetesi boyun eğmeyi reddeden birine tecavüz etti. Tecavüzcülere hiçbir yaptırım uygulanmadı. Yani hapishane yönetiminin bize uyguladığı iki tür şiddet var, doğrudan gardiyanların şiddeti ve korudukları çetelerin şiddeti. Gardiyan Mitko Ivailov Spasov örneğinde olduğu gibi sadist bir zevk için ya da bilgi almak için tutsaklara işkenceler yapılıyor.

Hapishanedeki şiddet ile hapishane idaresi arasındaki bağlantı şöyle; özellikle Müdür Peter Krestev, hapishanelerinde kaos ve bir korku havası olmasını sever ve bunu sürdürmek için gardiyanları ve koruduğu mahkumları, genel hapishane nüfusuna karşı rastgele bile olsa şiddet uygulamaları yönünde cesaretlendirir. Hapishane yönetiminin yalnızca gardiyanların suçlarını örtbas ettiğini söylemek yeterli değildir, çünkü aktif olarak teşvik ederler. Bu sebeple de “İşkenceyi Önleme Komitesi” Sofya Hapishanesi’ni tutsaklara işkence yapmak için kullandıkları odalara kamera koymaya zorladı.

Tutsakların bu şiddete karşı tepkisi nedir?

BPRA’dan önce işkence gören tutsaklar tecritte ve yalnızdı. 10 vakanın 9’unda işkence gören tutsaklar tecrit ediliyordu çünkü hapishane, tutsağın şiddet uyguladığını iddia ediyor ve bu nedenle işkenceyi yasal güç kullanımı adıyla meşrulaştırmaya çalışıyordu. Tutsak tecrit edildiğinde, yardım alamaz, hatta yardım isteyemez haldeydi. BPRA ile birlikte şimdi, ne zaman bir tutsak işkence görse, bir avukatın işkence gören tutsakla görüşmesini ve ona basit bir soru sormasını örgütledik; “yardım istiyor musun?”. Tutsaklar bazen çok korkuyor ve hukuki yardımı reddediyorlar, diğer durumlarda avukatın temsilini kabul ediyorlar. Aslında, işkence gördükten veya dövüldükten sonra avukat tutmak her zaman en iyisidir, çünkü hapishane yetkililerini korkutarak size daha fazla taciz etmelerinin önüne geçer. Bir avukat tarafından korunmayan tutsakların, başta aynı gardiyanlar tarafından tekrar taciz edilmesi muhtemeldir.

Fakat birçok tutsak şimdi dayanışmanın gücünü görüyor ve bir tutsak dövüldüğünde ya da işkence gördüğünde hemen BPRA’ya bilgi veriyor ve bir avukat o tutsağı gidip görüyor. Bunun önemini, BPRA sonrasında hapishanedeki zihniyet ve pratiklerde büyük bir değişim yaşandığını görerek anladık. Eskiden tutsakların yardım alabilecekleri hiç kimse yoktu ve tutukluların % 90’ı bireysel davranışlar gösteriyordu. Şimdi dayanışma ile şiddetten korunmak için birbirimize yardımcı olabileceğimizi gördük.

Bulgaristan Hapishaneleri Birliği/BPRA ne zaman kuruldu? Birliğin amacı nedir? Anladığımız kadarıyla anarşist bir oluşum değil mi?

Bulgaristan Hapishaneleri Birliği, 2012 yılında devlet kaydı ile yasal olarak kurulmuştur ve çok fazla anarşist özelliğe sahip olduğu halde “anarşist” değildir. BPRA’nın bir tüzüğü vardır ve tüzüğünün kapsamı “devlet tarafından alıkonulanların” haklarını korumaktır. Bu bakımdan bu ilgi alanının dışında politikalarımız veya etkinliklerimiz yok. Ayrıca tüzüğümüzde, bizim için önemli kurumlardan biri olan Avrupa Önerilen Hapishane Kuralları’nın Bulgaristan’da uygulanması destekleniyor. Yine de anarşist özelliklerimiz, sadece tutsakların ve eski tutsakların BPRA üyesi olabilmesi, bu yüzden kendimiz için mücadele eden tutsak işçiler olmamız ve tutsak olmayanlar tarafından yönlendirilmememiz veya yönetilmememizdir. Bu bağlamda BPRA bir sendikalizm biçimidir ve hatta birçok tutsak BPRA’ya “Sendika” diyor. BPRA’nın tüzüğünde yer alan resmi hedefleri olmasına rağmen, BPRA’nın kurucu üyelerin biri olarak tüzüğe katkıda bulunanlardan biri olarak BPRA’nın hedeflerine paralel, her zaman inandığım kişisel hedeflerim var. Örneğin, Bulgaristan’daki tutsaklar içinde bir sınıf bilinci yaratmak, ortaklığımızı oluşturmak ve onu tanınabilir bir kimlik haline getirmek. Sonuçta son derece etkili olsak da hala toplumsal bir hareket değiliz ve gücümüzün çoğu STK’lara verilen yasal haklardan kaynaklanıyor.

Karşılaştığınız şiddetle ilgili Bulgaristan’daki platformların veya örgütlerin tepkisi nedir? Herhangi bir protesto veya hukuki destek var mı?

Örgütler ya da “platform”lar hiçbir şekilde Bulgaristan hapishanelerindeki şiddete tepki göstermedi. Bulgaristan Helsinki Komitesi adı verilen ve çok aktif olan ve tutsaklara yasal destek sağlayan bir liberal STK var, ancak onlar aynı zamanda genel bir insan hakları örgütü ve tutuklu haklarına gerekli dikkati veremiyorlar. Daha fazla hapishaneye ulaşabilmek için genişlemeliyiz. Fakat tutsakların haklarını savunmak isteyen avukatlar bulmak zor, çünkü çoğunlukla iş hukuku veya eşya hukuku çalışmak istiyorlar. İşin gerçeği Bulgaristan’da çoğu insan, diğerleri için özellikle de hapishanedeki işçiler için bir şey yapmak istemiyor.

En azından 10 yıllık hapishane hayatımda, dışarıdaki insanların veya örgütlerin Bulgaristan hapishanelerindeki işkence ve insanlık dışı muameleye herhangi bir eylem yaptığını görmedim ve böyle bir eylemi hatırlayan kimse yok. Ama bunun bu yıl değişeceğini umuyoruz, çünkü BPRA dayanışma ve eylem çağrısında bulundu ve “Otonom Fabrika” isimli bir kolektif, Sofya Hapishanesi Müdürü’ne karşı eylemler örgütlüyor ve görevden alınma talebimizi destekliyor. Hepimiz bunun, dışarıdaki insanların hapishanede neler olduğunu önemsemesi konusunda bir başlangıç olacağını umuyoruz. Elbette Bulgaristan’daki gerçek anarşistlerin hepsinin işkenceye ve tutsakların insanlık dışı muamelesine karşı dayanışma çağrımıza katılacağını biliyorum. Ancak şu ana kadar, buradaki anarşist bireylerin de örgütlerin de dayanışma noktasında açık bir eksikliği var.

BPRA ile uluslararası dayanışma eylemleri var mı?

Uluslararası destek hep oldu ve çok destek aldık. Bu alanda mücadele eden örgütlerin desteği olmaksızın BPRA, kağıt üzerinde bir isim olmaktan öte bir şey olmazdı. Şimdiye kadar ulusal hapishane yönetimine karşı hukuk savaşlarımız için maddi destek bulma ve gönderme konusunda çok etkili oldular. Bulgaristan devleti, hapishane müdürlerinin suçlarını unutturup, son derece olumsuz insan hakları sicilini irdelemeden Avrupa Birliği ile bütünleşmesi mümkünmüş gibi davranıyor. Bulgaristan şu anda Avrupa Birliği’nde kişi başına düşen en büyük insan hakları ihlalcisi ve BPRA bu gerçeğe dikkat çekmek ve özellikle de insan hakları ihlallerinin belgelenip kanıtlandığı Sofya Hapishanesi’ne dikkat çekmek istiyor. İnsanlardan dünyanın dört bir yanındaki Bulgaristan Büyükelçilikleri’nde ve mümkünse Avrupa Komisyonu ve Avrupa Delegasyonu ofislerinde protesto yapmalarını istiyoruz. Bu protesto gösterileri sırasında insanlar, büyükelçilikler vasıtasıyla Adalet Bakanlığı’na resmi şikâyetler sunarak, Sofya Hapishane Müdürü Peter Krestev’in insan haklarının kitlesel ihlallerinden dolayı derhal görevden alınasını talep edebilir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Özellikle de son 2 yıldır Türkiye’deki hapishanelerin durumunun son derece kötüye gittiğini ve hatta Bulgaristan hapishanelerinden daha kötü durumda olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan Türkiye’de hapishanede bulunan ya da onlara destek olan yoldaşların, Avrupa’daki en kötü hapishanelerde olduklarını söyleyebilirim. Türkiye’deki tutsak yoldaşlarımızdan daha iyi bir konuma sahip olduğumuzu biliyorum. Her ne kadar mücadelelerimiz farklı engellere sahip olsa da, (örneğin burada Bulgaristan tutsaklarının, geleneksel olarak halktan hiçbir desteği yok) kalbim oradaki hapishanelerde mücadele edenlerle birlikte. Bulgaristan devletine karşı düzenlenen uluslararası eylemlerin, son 2 yıldır şüphesiz açık ve resmi faşizm dönemine giren TC Devleti’ne karşı olacağından çok daha etkin olacağına inanıyorum. Türkiye’de tutsaklara yardım etmenin en iyi yolu devrimci hareketler aracılığıyla olacaktır.

Bulgaristan hapishanelerindeki tutsakların mücadelesini selamlıyoruz. Dayanışmayla.

Bu röportaj Meydan Gazetesi’nin 43. sayısında yayınlanmıştır. 

 

The post Röportaj: Sofya’da Tutsaklar Örgütleniyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/02/16/roportaj-sofyada-tutsaklar-orgutleniyor/feed/ 0
Kullan-at Kılavuz : “Sıkça Sorulan, Cevap Vermek Zorunda Olmadığımız Sorular” – Davut Erkan https://meydan1.org/2015/11/04/kullan-at-kilavuz-sikca-sorulan-cevap-vermek-zorunda-olmadigimiz-sorular-davut-erkan/ https://meydan1.org/2015/11/04/kullan-at-kilavuz-sikca-sorulan-cevap-vermek-zorunda-olmadigimiz-sorular-davut-erkan/#respond Wed, 04 Nov 2015 09:46:13 +0000 https://test.meydan.org/2015/11/04/kullan-at-kilavuz-sikca-sorulan-cevap-vermek-zorunda-olmadigimiz-sorular-davut-erkan/   Sıkça Sorulan, Cevap Vermek Zorunda Olmadığımız Sorular Adaletsizliklere karşı mücadele eden, örgütlenen ve eyleyen herkesin yolu sık sık karakollardan, adliyelerden geçer. Uluslararası insan hakları hukukunun ayrılmaz bir parçası ve temeli olan ifade özgürlüğü hakkını veya örgütlenme hakkını kullanan insanlar, devlet tarafından hukuk araç kılınarak, hukuk ihlal edilerek veya bazen hukuk askıya alınarak baskı altına […]

The post Kullan-at Kılavuz : “Sıkça Sorulan, Cevap Vermek Zorunda Olmadığımız Sorular” – Davut Erkan appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Kapitalist işleyiş içerisinde zaman zaman kullanılabilecek ama paylaşma ve dayanışmayla örülü özgür dünyada hiçbir şeye yaramayacak bilgiler…

 

Sıkça Sorulan, Cevap Vermek Zorunda Olmadığımız Sorular

Meydan Gazetes,- Sorulan sorular cevaplar

Adaletsizliklere karşı mücadele eden, örgütlenen ve eyleyen herkesin yolu sık sık karakollardan, adliyelerden geçer. Uluslararası insan hakları hukukunun ayrılmaz bir parçası ve temeli olan ifade özgürlüğü hakkını veya örgütlenme hakkını kullanan insanlar, devlet tarafından hukuk araç kılınarak, hukuk ihlal edilerek veya bazen hukuk askıya alınarak baskı altına alınmaya, sindirilmeye, hapsedilmeye çalışılır.

İşte bu süreçlerde; polisin, jandarmanın, savcının veya hakimin değişik kategorilerdeki sorularıyla karşı karşıya kalabiliriz. Bu soruların çok azına yasal olarak cevap verme zorunluluğumuz olsa da, çoğunlukla cevap vermek zorunda olmadığımız sorularla karşı karşıya kalırız. En sık karşılaştığımız birkaç örneği bu yazıda inceleyeceğiz.

DURDURMA-YAKALAMA ESNASINDA: Polis ya da jandarma, sizi yolda durdurduğunda ya da bir suç iddiasıyla yakaladığında, kimliğinizi ibraz etmek dışında hiçbir soruya cevap vermek zorunda değilsiniz. Çoğu zaman sarf ettiğiniz sözler çarpıtılarak ya da aleyhinize yorumlanarak yakalama tutanağında geçirilir ve bu da ilerde aleyhinize sonuçlar yaratabilir. Bu yüzden avukatınızla görüşmeden, onun hukuki yardımından faydalanmadan hiçbir soruya cevap vermemek yerinde olacaktır.

EMNİYETTE/POLİS-JANDARMA KARAKOLUNDA: Karakollarda en sık rastlanan durum, Terörle Mücadele polisinin ya da İstihbarat elemanlarının kişiyi bir odaya alarak mülakat adı altında yasadışı bir görüşme yapmasıdır. Bu görüşmeye avukatınız çağrılmaz ve değişik psikolojik ya da fiziki baskı yöntemleriyle karşılaşabilirsiniz. Gerçek dışı bilgiler verilerek itiraf alınmaya çalışılabilir ya da kendinize veya başkalarına dair bilgi vermeniz istenir. Bu görüşmeye kesinlikle gitmek zorunda değilsiniz, gitmemelisiniz. Rızanız dışında bu sorguya muhatap kaldığınız takdirde ise hiçbir soruya cevap vermeyiniz. Avukatınızla görüşmeden ve avukatınız yanınızda olmadan sorulan hiçbir soruya cevap vermeyiniz ve tek kelime konuşmayacağınızı beyan ederek yasadışı sorgunun derhal sonlandırılmasını talep ediniz.

İFADE SIRASINDA: Avukatınızla birlikte ifadeye girdiğinizde kimliğinize ilişkin sorulara doğru cevap vermeniz gerektiği ifade edilir. Yasal olarak sadece kimliğe yani kim olduğunuza dair sorulara cevap vermeniz gerekir: Bunlar ad-soyad, anne-baba adı, doğum yeri ve doğum tarihi gibi temel bilgilerdir. Mail adresi, telefon numarası, sosyal medya hesapları, özgeçmiş ve benzer sorular bunun kapsamında değildir, bunlara cevap verme zorunluluğunuz yoktur.

Bu başlıkta bahsedilmesi gereken bir husus da, en önemli haklardan olan susma hakkıdır. Karakolda, savcılıkta ya da mahkemede tarafınıza suçlamayla ilgili olarak yöneltilen sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz. Susma hakkınızı isterseniz bazı sorular yönünden isterseniz de ifadenin tamamı bakımından kullanabilirsiniz. Tüm ifade bakımından susma hakkınızı kullandığınızı belirttikten sonra soru sormaya devam edilmesi, bir baskı yöntemidir ve başka soru duymak istemediğiniz takdirde bunu belirterek ifadenin sonlandırılmasını talep edin.

SOSYAL-EKONOMİK DURUM ARAŞTIRMASI: Hakkınızda bir ceza davası açıldığında ya da tazminat davası gibi bir davada taraf olduğunuzda mahkeme; polis ya da jandarmaya bir yazı göndererek Sosyal ve Ekonomik Durumunuzun araştırılmasını ister. Buna kısaca SED denilmektedir. Normalde bu araştırmanın, size sorularak değil, bağımsız kaynaklardan araştırılması gerekirken, hemen her zaman memurlar, bütün soruları size sorup kağıda yazarak bu işi bitirmeye çalışırlar. Üstelik bunun için evinizin ya da ailenizin evinin kapısı sürekli aşındırılır. Kimi zamansa defalarca telefonla arayarak karakola gitmenizi isterler. Belirtmek gerekir ki bu usul, yasaya aykırıdır ve bu durumda hiçbir şekilde karakola gitmek veya sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz. Ancak siz cevap vermediğinizde, ailenizden ya da komşularınızdan bu bilgileri almaya çalışacaklardır, ki bu da bazen aleyhinize sonuçlar doğurabilir. Bu hususları da göz önünde bulundurarak bir tavır geliştirmeli ve her halükarda sadece ekonomik durumunuzu aydınlatacak gelir ve giderlere dair sorulara cevap vererek, bunun dışına çıkan sorular sorulmasını engellemelisiniz.

Sonuç olarak; akılda tutulması gereken devletin bir bütün olarak aleyhinize çalıştığıdır. Söylediğiniz her kelime ve özellikle atacağınız her imza aleyhinize delil olarak kullanılabilecektir. Bu nedenle sizin hak ve menfaatlerinizi koruyacağından emin olduğunuz profesyonel bir hukukçunun yani avukatınızın hukuki yardımından faydalanmadan hiçbir belgeye imza atmamanız, hiçbir soruya cevap vermemeniz önem taşımaktadır.

Av. Davut Erkan

[email protected]

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 29. sayısında yayımlanmıştır.

The post Kullan-at Kılavuz : “Sıkça Sorulan, Cevap Vermek Zorunda Olmadığımız Sorular” – Davut Erkan appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2015/11/04/kullan-at-kilavuz-sikca-sorulan-cevap-vermek-zorunda-olmadigimiz-sorular-davut-erkan/feed/ 0
Emniyet’te “İş İcabı” İşkence ve Tecavüz https://meydan1.org/2012/10/25/emniyette-is-icabi-iskence-ve-tecavuz/ https://meydan1.org/2012/10/25/emniyette-is-icabi-iskence-ve-tecavuz/#respond Thu, 25 Oct 2012 11:24:52 +0000 https://test.meydan.org/2012/10/25/emniyette-is-icabi-iskence-ve-tecavuz/ Avukat olan R.T., daha önce bir emekli polis memuruyla aralarındaki iş üzerinden para konusunda anlaşmazlıklar yaşadığını ve polisin kendisine dolandırıcılık iddiası ile dava açtığını belirtti. R.T., 30 Ağustos tarihinde ifade vermek için Kağıthane Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Fakat burada 3 polis memurunun işkencesine maruz kaldı ve tecavüzüne uğradı. Bir hafta kendisine gelemeyen R.T. polisler hakkında suç […]

The post Emniyet’te “İş İcabı” İşkence ve Tecavüz appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Avukat olan R.T., daha önce bir emekli polis memuruyla aralarındaki iş üzerinden para konusunda anlaşmazlıklar yaşadığını ve polisin kendisine dolandırıcılık iddiası ile dava açtığını belirtti.

R.T., 30 Ağustos tarihinde ifade vermek için Kağıthane Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Fakat burada 3 polis memurunun işkencesine maruz kaldı ve tecavüzüne uğradı. Bir hafta kendisine gelemeyen R.T. polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Beyoğlu Galatasaray Lisesi önünde yaşadıklarını eylem yaparak duyurmaya çalışan R.T. olay günü yaşadıklarını şu şekilde anlattı: “Kağıthane asayişe gittim, beni tekme tokat 4. kata çıkardılar. 2 saat bir odada beklettiler. Sonra yanıma Mehmet Çakır (emekli polis memuru) geldi. Beni tehdit etti, birazdan başına gelecekleri hayatın boyunca unutamayacaksın dedi. Sonra odaya iki tane resmi giyimli polis geldi ve bana tecavüz ettiler. 3 kişi de bana tecavüz ettiler. Sonra soğuk su döktüler. İşkence yaptılar. İlerleyen saatlerde, çok geç bir saatte, Kağıthane’de devlet hastanesine götürdüler. 4 polisle birlikte gittik. Orada doktor beni görmeden rapor verdi. Raporda temiz yazıyordu. Sonra da gece yarısı Sanayi Mahallesi girişinde beni arabadan indirdiler.”

The post Emniyet’te “İş İcabı” İşkence ve Tecavüz appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2012/10/25/emniyette-is-icabi-iskence-ve-tecavuz/feed/ 0