gözaltında kayıp – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Fri, 13 Mar 2020 19:09:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 Cumartesi Anneleri 781. Haftalarında Metin Can ve Hasan Kaya İçin Eyleme Çağırıyor https://meydan1.org/2020/03/13/cumartesi-anneleri-781-haftalarinda-metin-can-ve-hasan-kaya-icin-eyleme-cagiriyor/ https://meydan1.org/2020/03/13/cumartesi-anneleri-781-haftalarinda-metin-can-ve-hasan-kaya-icin-eyleme-cagiriyor/#respond Fri, 13 Mar 2020 19:09:44 +0000 https://meydan.org/?p=55996 Cumartesi Anneleri yıllardır devam eden eylemlerinin 781’incisini 14 Mart Cumartesi (yarın) günü İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirecek. Çağrı metni: BASINA VE KAMUOYUNAKAYIPLARIMIZI İSTİYORUZ!(781. Kez Galatasaray’dayız.) Avukat Metin Can İHD Elazığ Şube Başkanıydı. Doktor Hasan Kaya da İHD üyesiydi. Bu nedenle her ikisi de polis tarafından takip ediliyor ve ölüm tehditleri alıyordu. 21 Şubat […]

The post Cumartesi Anneleri 781. Haftalarında Metin Can ve Hasan Kaya İçin Eyleme Çağırıyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Cumartesi Anneleri yıllardır devam eden eylemlerinin 781’incisini 14 Mart Cumartesi (yarın) günü İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirecek. Çağrı metni:

BASINA VE KAMUOYUNA
KAYIPLARIMIZI İSTİYORUZ!
(781. Kez Galatasaray’dayız.)

Avukat Metin Can İHD Elazığ Şube Başkanıydı. Doktor Hasan Kaya da İHD üyesiydi. Bu nedenle her ikisi de polis tarafından takip ediliyor ve ölüm tehditleri alıyordu.

21 Şubat 1993 tarihinde gözaltına alınıp, kaçırıldılar. Onların sağ olarak bulunması için aileleri ve insan hakları savunucuları yoğun çaba gösterdi. Metin Can ve Hasan Kaya’nın can güvenliklerini sağlamaktan sorumlu tüm kurum ve kişilere başvurdular ancak sonuç alamadılar.

27 Şubat 1993 tarihinde Metin Can ve Hasan Kaya’nın ağır işkence görmüş cansız bedenleri Elazığ-Dersim yolundaki Dinar Köprüsü altında bulundu.

Metin Can ve Hasan Kaya’nın bilinen failleri bugüne kadar cezasız bırakıldılar. Onların nasıl ve kimler tarafından kaçırılarak kaybedildiği detaylarıyla gazete haberlerine ve kitaplara yansısa da, bizzat suça katılan JİTEM mensubu itiraf etse de, AİHM Türkiye’yi bu suç nedeniyle mahkum etse de sonuç değişmedi.

781. haftamızda “27 yıl önce gözaltında kaybedilen hak savunucuları Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya’yı unutmadık” diyerek buluşacağız.

Sizi de kırmızı bir karanfille adalet talebimize ses katmaya çağırıyoruz.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi

Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon

Tarih: 14 Mart 2020 (Cumartesi)

Saat: 12.00

Yer: Galatasaray Meydanı

The post Cumartesi Anneleri 781. Haftalarında Metin Can ve Hasan Kaya İçin Eyleme Çağırıyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/03/13/cumartesi-anneleri-781-haftalarinda-metin-can-ve-hasan-kaya-icin-eyleme-cagiriyor/feed/ 0
Masadaki Boş Tabak – Sezgin Bulut https://meydan1.org/2013/06/20/masadaki-bos-tabak-sezgin-bulut/ https://meydan1.org/2013/06/20/masadaki-bos-tabak-sezgin-bulut/#respond Thu, 20 Jun 2013 10:14:14 +0000 https://test.meydan.org/2013/06/20/masadaki-bos-tabak-sezgin-bulut/ En son neyinizi kaybettiniz? Anahtarınızı? Nasıl da aramışsınızdır. Ya içerde kalmışsınızdır ya da dışarda çünkü. Ama çok da dert etmemişsinizdir. Nasılsa bir çilingir açacaktır kapınızı, anahtarcı size dilediğiniz kadar çoğaltacaktır anahtarınızdan. Cüzdanınızı? Evet, tahmin ederiz, bu da çok can sıkıcıdır. İçinde bir sürü kimlik vardır. Şimdi hepsini yeniden çıkarmanız gerekecektir. Banka kartı varsa da hemen […]

The post Masadaki Boş Tabak – Sezgin Bulut appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
En son neyinizi kaybettiniz? Anahtarınızı? Nasıl da aramışsınızdır. Ya içerde kalmışsınızdır ya da dışarda çünkü. Ama çok da dert etmemişsinizdir. Nasılsa bir çilingir açacaktır kapınızı, anahtarcı size dilediğiniz kadar çoğaltacaktır anahtarınızdan.

Cüzdanınızı? Evet, tahmin ederiz, bu da çok can sıkıcıdır. İçinde bir sürü kimlik vardır. Şimdi hepsini yeniden çıkarmanız gerekecektir. Banka kartı varsa da hemen iptal etmelisinizdir, yoksa birisi sizin yerinize hesabınızı boşaltabilir. Belki bir miktar nakit de gider cüzdanınızla birlikte. Ama kimlik kartlarınız da, bankaların verdiği kartlarda yeniden çıkarılır.

Belki de işinizi kaybettiniz yakın bir zamanda. Biraz alacağınız kalmıştır üstelik içerde. Ama zaten çok da sevmiyordunuz o yerde çalışmayı. En iyisi biraz dinlenmek. Sonra yine uygun bir iş bakarsınız kendinize. İşinizi kaybetmeniz de çok da üzmez aslında sizi. Hatta sevindirir.

Bir kitabınızı da kaybetmiş olabilirsiniz pekâlâ. Daha henüz okumamıştınız oysa. Yeni almıştınız ya da bir arkadaşınız vermişti size. Geri vermeseniz olmayacak. Neyse ki yakındaki bir kitapçıdan alabilirsiniz o kitabı. Belki baskısı kalmadıysa sahafların birinde mutlaka karşınıza çıkacaktır kaybettiğinizi düşündüğünüz o kitap.

Anlaşıldı, bir akrabanızı kaybettiniz. Size çok emeği geçmişti ama çok da yaşlıydı zaten. Üstelik bir de hastalığı vardı ki, “allah kurtardı” diyebilirsiniz onun ölümüne. Toprağı bol olsun, arada gider mezarını ziyaret ederek anarsınız. Ne de olsa ölümlü dünya.

Aklınızı kaybetmek! İşte bu en son akla gelecek bir şey olurdu herhalde sizin için. Önce sabrınızı kaybetmeniz gerekirdi. Sonra umutlarınızı kaybetmeniz. Neyse ki tıp her gün ilerliyor, antidepresanlar ile mutluluk veren ilaçlar ile daha sabırlı daha da mutlu görünebilirsiniz. Hatta unutkanlığın bile bir çaresi var artık. Aklımızı kaybetmek de üzülecek şey değil artık günümüzde.

Sanırım artık neyimi kaybettiğimi söyleme sırası bana geldi. Ben çocuğumu kaybettim. Kaybettim dediğim, unutmadım da düşürmedim de. Aklımdan da çıkmadı. Tam tersine yani nerde olduğunu bilmiyorum. Bilmiyorum da değil biliyorum ama söyleyemiyorum. Ya da söylüyorum da sesimi işiten yok.

Biliyorum, karışık oldu biraz. Yani dostlar, demem o ki, ben çocuğumu kaybettim, ama onu kaybeden ben değilim.

Onu, onu kaybetmek isteyenler kaybetti. Onun düşüncelerini, ideallerini, duygularını, özlemlerini kaybetmek isteyenler kaybetti.

Aldılar ve bir daha getirmediler. Çocuğumu yalnızca onlar da kaybetmedi. Çocuğumu bu duruma ses çıkarmayanlar da, bu durumdan çıkarı olanlar da, bu durumu kabullenenler de kaybetti aslında.

Ben kaybettim, onlar da kaybetti. Biz kaybettikçe herkes kaybetti.

Herkes kaybettikçe daha da kaybolduk.

O masadaki tabak mı? Çocuğumun.

Mutlaka dönecek, biliyorum. Gittiğinden beri nasıl onun tabağını da yemeğini de ayırıyorsam, bugün de, aradan onca yıl geçmesine rağmen bugün de hala ayırıyorum.

Onu kaybetmiş olabilirler. Ama onun yok olmasına izin verecek değilim.

Onun mezarı yok diye yaşamadı da demek değil.

O, ben yaşadıkça yaşayacak.

O yaşadıkça da ben.

(“Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası”, dünyanın farklı ülkelerinde kayıplar gerçeğine dikkat çekmek için düzenlenen bir hafta. Bu yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası dahilinde Türkiye’de de birçok eylem düzenledi. Gözaltında kaybetme suçunu sistematik bir şekilde işleyen TC Devleti’nin gözaltında kaybettiklerine, katlettiklerine karşı hesap soran Cumartesi Anneleri kaybettiklerinin hesabını hafta boyunca sokaklarda, meydanlarda, Adli Tıp Kurumu’nun önünde sormaya devam etti.)

Sezgin Bulut

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 10. sayısında yayımlanmıştır.

The post Masadaki Boş Tabak – Sezgin Bulut appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2013/06/20/masadaki-bos-tabak-sezgin-bulut/feed/ 0