İntifada – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Sat, 21 Apr 2018 09:46:52 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 İşgal Sistemine Karşı Direniş: Toprak Günü – Ilan Shalif https://meydan1.org/2018/04/21/isgal-sistemine-karsi-direnis-toprak-gunu-ilan-shalif/ https://meydan1.org/2018/04/21/isgal-sistemine-karsi-direnis-toprak-gunu-ilan-shalif/#respond Sat, 21 Apr 2018 09:46:52 +0000 https://test.meydan.org/2018/04/21/isgal-sistemine-karsi-direnis-toprak-gunu-ilan-shalif/                         İsrail işgal sistemi, (aynı IŞİD örneğinde olduğu gibi) başlangıçta desteklediği Hamas’ı, Filistin mücadelesini bölmek ve Gazzelileri göç ettirmek amacıyla Gazze’deki baskıyı yoğunlaştırmak için mazeret olarak kullandı. Son birkaç ay içinde durum kötüleşti ve Filistinlilerin yaşamlarını daha iyi hale getirmesi beklenen Hamas ve El […]

The post İşgal Sistemine Karşı Direniş: Toprak Günü – Ilan Shalif appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İsrail işgal sistemi, (aynı IŞİD örneğinde olduğu gibi) başlangıçta desteklediği Hamas’ı, Filistin mücadelesini bölmek ve Gazzelileri göç ettirmek amacıyla Gazze’deki baskıyı yoğunlaştırmak için mazeret olarak kullandı. Son birkaç ay içinde durum kötüleşti ve Filistinlilerin yaşamlarını daha iyi hale getirmesi beklenen Hamas ve El Fetih arasındaki uzlaşma tıkandı. Filistin otoritelerinin son yaptırımları işleri daha da kötüleştirdi.

Toprak Günü eylemlerini, bazı STK’lara bağlı aktivisitlerin başlattığı ve bu STK’ların da yeşil ışığı Hamas’tan aldığına dair söylentiler var. Bu projenin daha geniş kapsamı, en azından öngörülebilir gelecekte askeri faaliyetlerin İsrail’i yenemeyeceğinin anlaşılmasıdır. Hamas bile, İsrail’in 1967 yılı sınırına çekilmesi durumunda Hudna’yı (askeri mücadelenin bittiğini) kabul edeceğini açıkladı. Kısa vadede, iki yıl önce İsrail saldırısını engelledikten sonra, Hamas tek taraflı ateşkes düzenledi ve İslami Cihad gibi daha radikal direnişi etkisiz hale getirmeye çalıştı.

Kısa ve hatta uzun vadede, ‘67’de işgal altındaki bölgedeki Filistinlilerin yaşamlarının önemli ölçüde iyileşmesi umudu, emperyal bir baskıdır. Böyle bir baskı İsrail’in, 1956 sınırlarından Sina ve Gazze’deki alanları işgal ederek 1957 sınırlarını yaratmasına yol açtı. Aynı baskı, ancak İsrail işgalin 1/3’ünü tamamladıktan sonra, 1967’de İsrail’i Batı Şeria’dan çıkmaya ve Batı Şeria’da işgal ettiği yerlerde kapattığı yolları açmaya zorladı.

Batı’da silahsız halk mücadelesinin, dünya kamuoyu nezdinde de çok fazla etkisi olduğuna ilişkin bir düşünce var (Ahed Tamimi’ye yönelik dava bu noktada iyi bir örnek). Filistin otoritesinin diplomatik “intifada”sının da başarısızlığı bu durumun belirginleşmesini sağlıyor. Halk mücadelesinde bir katalizör durumda bulunan İsrail’e Boykot Hareketi’nin (BDS) büyümesi, bu alanda mücadele edenleri cesaretlendiriyor.

Tam da bu noktada şunu ekleyelim, bu topraklara silahlı olmayan mücadele 42 yıl önce 30 Mart’ta Toprak Günü’nde İsrail’de başladı. Yani 15 Mayıs Nakba gününden 6 hafta önce. İsrail devleti, panik içindeydi. Çünkü eğer kitlesel katılım gerçekleşir ve çitin üstünden geçenler olursa; “yüzlerce kişiyi katletmeye ihtiyaç duyacak” olursa bu oyunda büyük bir değişikliğe neden olabilirdi. İsrail devleti, 100 keskin nişancı ve daha fazla katliam yapabilecek bir ordu birimi mobilize etti. Katletti, yaraladı ve yüzlerce kişiyi tutukladı.

Bu ortak mücadele anlayışı, Filistin’de çözüme yönelik etkili bir hamle olabilir. Toprak Günü mücadelesi İsrail’de başladı ve sonra yayıldı. Tabana dayalı, toplumsallığı hedefleyen ve politik çıkarlardan bağımsız örgütlülükler sadece bu mücadelenin değil, dünya üzerindeki tüm toplumsal mücadelelerin önemsemesi gereken bir gerçeklik.

Duvara Karşı Anarşistler (AATW) olarak yaratmaya çalıştığımız işte böyle bir ortak mücadele hattı. Toplumsal mücadeleyi geliştirmek için Toprak Günü’nün kökenini hatırlamak önemli.

*Toprak Günü: 30 Mart 1976’da İsrail’de çıkan çatışmalarda katledilen Filistinlileri ve İsrail vatandaşı Arapları anma günü. İsrail hükümetinin binlerce dönüm Filistin toprağını, İsraillilerin yerleşimine açan kararından sonra, Galile’den Negev’e birçok farklı şehirde eylemler gerçekleşti. Bu eylemlerde onlarca İsrail vatandaşı Arap katledildi, yüzlercesi yaralandı ve tutuklandı.

*Nakba Günü: 14 Mayıs 1948’de İsrail devletinin kurulmasından sonra İsrail devletine karşı birçok direnişin başladığı “talihsizlik” günü.

Ilan Shalif

 

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 45. sayısında yayınlanmıştır.

The post İşgal Sistemine Karşı Direniş: Toprak Günü – Ilan Shalif appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/04/21/isgal-sistemine-karsi-direnis-toprak-gunu-ilan-shalif/feed/ 0
Filistin’de 3. İntifada mı? https://meydan1.org/2017/12/07/filistinde-3-intifada-mi/ https://meydan1.org/2017/12/07/filistinde-3-intifada-mi/#respond Thu, 07 Dec 2017 20:02:05 +0000 https://seninmedyan.org/?p=22937 ABD’nin dün aldığı provokatif “Kudüs’ün başkent olarak tanınması” kararı sonrası, işgal altındaki topraklarda çatışmaların yaşandığı belirtiliyor. Ortadoğu’da pek çok ülkede ABD ve İsrail karşıtı eylemler gerçekleştiriliyor. Filistin’de yapılan eylemlere ise İsrail kolluk güçleri biber gazı ve plastik mermilerle saldırıyor. Bu saldırılara ise Gazze’den atılan roketlerle karşılık verildiği belirtiliyor.  Bölgede yaşanan çatışmalar ve eylemler akıllara, Kudüs’e […]

The post Filistin’de 3. İntifada mı? appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

ABD’nin dün aldığı provokatif “Kudüs’ün başkent olarak tanınması” kararı sonrası, işgal altındaki topraklarda çatışmaların yaşandığı belirtiliyor. Ortadoğu’da pek çok ülkede ABD ve İsrail karşıtı eylemler gerçekleştiriliyor. Filistin’de yapılan eylemlere ise İsrail kolluk güçleri biber gazı ve plastik mermilerle saldırıyor. Bu saldırılara ise Gazze’den atılan roketlerle karşılık verildiği belirtiliyor.  Bölgede yaşanan çatışmalar ve eylemler akıllara, Kudüs’e yönelik bu provokasyon sonrası  3. İntifada söylemlerini getiriyor. Önce Hamas, sonrasında ise Hizbullah Filistin ayaklanması çağrılarına destek verdiklerini açıklayarak, ‘intifada’ çağrısında bulunmuştu.

Siyonist İsrail devletinin işgali altındaki Filistin’de birinci intifada 1987-1991 yılları arasında yaşanmış, 1991-1993 arası gerilemeye başlayan birinci intifada sonrası 1993’te Filistin’in özerk statüsü tanınmıştı.

Filistin’de ikinci intifada ise 2000-2005 yılları arasında gerçekleşmişti. Bu zaman dilimi içinde en ez 3000 Filistinli İsrail kolluk güçlerince katledilmişti. İkinci intifada sonrası da işgal rejimi tarafından Filistin’e yönelik saldırılar gerçekleşmişti. Bu saldırıların en akılda kalanları ise 2008 sonu 2009 başı ile 2014 yazında Gazze’ye gerçekleştirilen ve yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiği katliamlardı.

The post Filistin’de 3. İntifada mı? appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/12/07/filistinde-3-intifada-mi/feed/ 0
Alternative Libertaire https://meydan1.org/2015/11/03/alternative-libertaire/ https://meydan1.org/2015/11/03/alternative-libertaire/#respond Tue, 03 Nov 2015 18:57:21 +0000 https://test.meydan.org/2015/11/03/alternative-libertaire/ Meydan: Alternative Libertaire (AL) Fransa’daki devrimci anarşist mücadelenin önemli örgütlerinden biri. AL’nin yayın organı Alternative Libertaire ne zaman ve nerede basılmaya başlandı? Ve ne sıklıkla basılıyor? Alternative Libertaire gazetesinin ilk sayısı Paris’te, Mart 1991’de, örgütün kurulmasından üç ay önce basıldı. Aslında AL’in kuruluşu iki yıl kadar süren, farklı anarşist-komünist eğilimlerden onlarca devrimcinin katıldığı bir süreçti. […]

The post Alternative Libertaire appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
Meydan Gazetesi- Alternative Libertaire

Meydan: Alternative Libertaire (AL) Fransa’daki devrimci anarşist mücadelenin önemli örgütlerinden biri. AL’nin yayın organı Alternative Libertaire ne zaman ve nerede basılmaya başlandı? Ve ne sıklıkla basılıyor?

Alternative Libertaire gazetesinin ilk sayısı Paris’te, Mart 1991’de, örgütün kurulmasından üç ay önce basıldı.

Aslında AL’in kuruluşu iki yıl kadar süren, farklı anarşist-komünist eğilimlerden onlarca devrimcinin katıldığı bir süreçti. Gazeteyi ilk olarak “özgürlükçü bir alternatif için kolektifler” (CAL) olarak bir araya gelenler yayınladılar.

Haziran 1991’de bir meclis toplantısında CAL, gazeteyle aynı adla, Alternative Libertaire adıyla bir örgüt kurma kararı aldı.

Diğer anarşist süreli yayınlar arasında Alternative Libertaire’i ayıran özelliği nedir?

Aylık Alternative Libertaire, eski işçi hareketi ve sendikalizminde olduğu gibi “proleter gazeteciliği” iddiasındadır. Bu ne demektir?

Devrimci gazetelerde dört farklı biçim görebilirsiniz:

Açık Forum Biçimi: Editörler içeriği planlamaz, gelen yazıları sıralamadan, bazen kesmeden, değiştirmeden ve düzeltmeden yayınlar. Bu tip gazetelerde bazı makalelerin birbirleriyle çelişmesi bir sorun olarak düşünülmez.

Resmi Bülten Biçimi: Editörler örgüte bağlı grupların yayınladıklarını arka arkaya kopyalayıp-yapıştırırlar. Çok sıkıcı olma riski vardır.

Kaliteli İnceleme Biçimi: Editörler sadece üst seviyede yazarla çalışırlar. Sonuç çok temiz olur ama eylemcilerin, işçilerin sesini duyuramaz.

Proleterya Gazeteciliği Biçimi: Bir giriş yazısı ve seçilmiş konu başlıkları vardır; editörler, sürekli aynı kişilerin yazmaması için, yazı yazmaya alışık olmayan yoldaşları yazılarının güzelce düzeltileceğine ve yazılarıyla gurur duyacaklarına ikna ederek onları yüreklendirmek zorundadır. Amaç eylemcilere yönelik bir eylemci fanzini yayınlamak değil, eylemci olmayan okurlar için anlaşılır bir dil, ilgi çekici fotoğraflar ve başlıklar bulmaktır. Editörler çalışmalarında bağımsızdır ama örgütün kontrolu altındadır. Sonuçta gazete AL’nin politik prensiplerine uygun olmak zorundadır. Azınlıktaki görüşler de yayınlanabilir ama “bir görüş” olarak belirtilir.

Tabiki bunu yapmak çok kolay değil çünkü her şey profesyonel olmayan gönüllüler tarafından gerçekleştiriliyor, ama bu aylık gazete 20 yıldır böyle ortaya çıkıyor ve çıkmaya devam ediyor.

Mücadelenizin ve yayınlarınızın tarihinden ve ezilenlerin mücadelesine olan etkilerinden bahseder misiniz?

Tabi Alternative Libertaire ağırlıklı olarak Fransa’daki toplumsal mücadele hakkında aktif olsa da, aynı zamanda ezilenlerin sesini duyuruyoruz ve Alternative Libertaire bunun en iyi aracı.

Zapatistaların Chiapas’taki mücadelesine, Filistin Intifada’sına ya da devrimci Rojava’ya tutkulu bir dayanışmanın oluşmasını sağladık. Aylık Alternative Libertaire’de çözümlemeli makaleler yayınlayarak bu desteğin kör değil net olmasını sağlıyoruz.

Alternative Libertaire aynı zamanda Antiller ve Afrika’daki (Rwanda, Mali, Niger, Fildişi Sahili…) Fransız emperyalizmi hakkında da çokça yazar.

Uluslarası dayanışmanın parçası olarak, Rojava Devrimi ve Suruç Katliamı üzerine makaleleriniz bu topraklardaki mücadele için çok önemliydi. Farklı coğrafyalarda devam eden halkların özgürlük mücadelesine yaklaşımınız nedir?

Öncelikle bu mücadeleleri vurgulamalıyız. Fransa halkı bu mücadeleleri bizim çözümlediğimiz gibi, kapitalizm karşıtı ve kolonyalizm karşıtı bakışla anlaması gerekir.

AL, Fransa’daki Filistin’le dayanışma eylemlerine çoğu zaman katılır. Bu mesele burada çok bilinir ve çoğu zaman politik değil, duygusal bir yaklaşımla binlerce insan sokağa dökülebilir. Bazı Yahudi karşıtı ya da İslamcı akımlar bunu, kendi fikirlerini sızdırmak için fırsat olarak görürler. AL’in düşüncesine göre, devrimcilerin görevi bu akımlara karşı sokaklarda olmak ve Filistin halkıyla dayanışmanın herhangi bir ırkçı bakış olmaksızın %100 kolonyalizm karşıtı olduğunu ilan etmektir.

Kürt eylemlerinde böyle bir sorun yok. 2014 Kasım’ında AL’den bir yoldaş, Mehdi Kabar, suriye sınırındaki anarşist, sol ve feminist eylemcilerle buluşmak için Suruç’taki Fransa’dan giden temsilcilere katıldı. Daha sonra, Rojava’daki ve Türkiye’deki durumu anlatmak için AL birçok açık toplantı düzenledi. Ayrıca Rojava’daki devrimci süreci ve tabi sınırlarını açıklayan kısa bir video yayınladık.

Fransa ordusu emperyalist bir operasyon yaptığında – en son Mali’de oldu – Fransa devletinin gerçek amaçlarını açıklamaya çalışıyoruz. Kolay olmasa da. Örneğin 2013 Ocak’ta Mali’ye yapılan müdahale (Serval Operasyonu) sırasında AL, iki Troçkist örgütle beraber sembolik bir protesto örgütledik. Fakat bu oldukça zordu çünkü Serval, François Hollande’ı alkışlamayı tercih eden Malili işçiler arasında çok revaçtaydı.

AL, dünya çapında, farklı anarşist örgütleri içeren enternasyonal anarşist-komünist Anarkismo ağının da parçasıdır. Anarkismo’nun amacı, küresel anarşist hareketin içindeki iletişim, araştırma ve tartışmayı geliştirmektir.

Devletler tarih boyunca anarşistleri susturmaya çalışmıştır. Alternative Libertaire, yayın hayatı boyunca hangi zorluklarla karşılaştı?

2006’daki baskı dönemi dışında Fransa devleti AL’yi susturmaya çalışmadı. Medya makinesi bunu yeterince yapıyor. Bugün gazetemizin yapısal bir sorunu var: Fransa’daki basın endüstrisi krizde ve dolayısıyla basın dağıtım sistemi de. Büfe ve gazete bayilerinin sayısı gittikçe azalıyor ve küçük ve parasız bir gazete olduğunuzda dağıtım gittikçe pahalılaşıyor. Sokaklarda ya da eylemlerde yapılan militan dağıtım açığı kapatmaktan uzak. Şu anda Fransa’da, büfeden alınabilen (ve tabii ki her büfe değil) devrimci gazetelerden son kalan ikisi, aylık Alternative Libertaire ve Troçkist haftalık gazete Lutte Ouvrière.

Arayı kapatmak için herkesin yaptığı gibi internet ve sosyal medyadaki varlığımızı artırmaya çalışıyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Devrimci anarşistleri ve anarşist mücadelenizi selamlıyoruz! Ayrıca Rojava’daki devrimci sürecin bize önemli şeyler öğreteceğini ümit ediyoruz. Kürt özgürlük hareketi ve Türkiye’deki politik gelişmeler hakkındaki perspektifinize, size ve eleştirel düşüncenize güveniyoruz!

Bu söyleşi Meydan Gazetesi’nin 29. sayısında yayımlanmıştır.

The post Alternative Libertaire appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2015/11/03/alternative-libertaire/feed/ 0
Filistin’in İsyanını Müzikle Harmanlayan Grup : DAM https://meydan1.org/2014/07/31/filistinin-isyanini-muzikle-harmanlayan-grup-dam/ https://meydan1.org/2014/07/31/filistinin-isyanini-muzikle-harmanlayan-grup-dam/#respond Thu, 31 Jul 2014 12:26:35 +0000 https://test.meydan.org/2014/07/31/filistinin-isyanini-muzikle-harmanlayan-grup-dam/ Hip-hop grubu DAM, 14 yıldır Arapça rap şarkılarıyla Filistin’de ezilenlerin sesini duyuruyor. İsrail hâkimiyetindeki Lud kentinde yaşayan üç Filistinli genç, Tamer ve Suhell Nafar kardeşler ve Mahmood Jrere, 1999 yılının sonunda bir araya gelerek grubu Da Arab MC’s (Arap MC’ler) ismiyle kurdular. Başlangıçta kulüplerde İbranice söylerken İkinci İntifada sonrasında Arapça söylemeye başladılar. 2001 yılında Tel […]

The post Filistin’in İsyanını Müzikle Harmanlayan Grup : DAM appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
Hip-hop grubu DAM, 14 yıldır Arapça rap şarkılarıyla Filistin’de ezilenlerin sesini duyuruyor. İsrail hâkimiyetindeki Lud kentinde yaşayan üç Filistinli genç, Tamer ve Suhell Nafar kardeşler ve Mahmood Jrere, 1999 yılının sonunda bir araya gelerek grubu Da Arab MC’s (Arap MC’ler) ismiyle kurdular. Başlangıçta kulüplerde İbranice söylerken İkinci İntifada sonrasında Arapça söylemeye başladılar. 2001 yılında Tel Aviv’de yapılan intihar saldırısından sonra Filistinlilere yapılan terörist suçlamalarına karşı kaydettikleri “Meen Irhabi – Kim Terörist?” şarkısı tüm dünyanın dikkatini çekti ve bir ay içinde bir milyondan fazla indirildi.

İsrail devletinin birçok şehirde yaptığı yıkımlara karşı, 2004 yılında, yerli kadın şarkıcı Abir Zinati ile birlikte, Shateel örgütünün kampanyası için “Burada Doğdum” şarkısını yaptılar. Şarkının bestesini, “Burada doğdum, çocuklarım burada doğdu, burası evimi ellerimle yaptığım yer” diyen bir İsrail şarkısından alıp, sözleri “Burada doğdum, büyükbabam büyükannem burada doğdu, burası evimizi ellerinizle yok ettiğiniz yer” şeklinde değiştirdiler. Bu kampanya sayesinde daha önce birçok insanın yaşamını çalan tren yollarının üzerine köprüler yapıldı. Abir Zinati aile baskısı nedeniyle tura katılamadı. Bunun üzerine DAM, kendi toplumundaki kadın ayrımcılığına karşı şarkılar yazdı.

Grup dünyayı turladı ve şarkıları Arap radyo listelerinde birincilikler aldı. Grubun kuruluşundan bu yana öyküsü, 2008 yılında yayınlanan “Sapan ve Hip Hop” belgeseline konu oldu. Belgeselde Dam grubunun, Filistin’in duvarlar ve kontrol noktalarıyla ayırılmış gençleri nasıl bir araya getirdiği, politik farkındalığı yükselttiği görülüyor. Belgeselde gösterilen diğer Filistinli rap gruplarının hepsi DAM’i örnek aldıklarını söylüyorlar.

2011’de Filistinli tutsakların açlık grevine destek olmak amacıyla, “Hücreden bir Mektup” şarkısı ile birlikte hazırladıkları albümü bitiremeden yayınladılar. DAM, rap müziğinin kökeni olan ezilenlerin isyanını anlatırken, dünyadan gördüğü ilgiye rağmen mücadele ile bağlantısını koparmıyor.

Meen Irhabi – Kim Terörist?

 

Kim Terörist? Ben mi teröristim?

Doğduğum yerde yaşarken ben nasıl terörist olurum?

Kim Terörist? Sen teröristsin

Burada sahip olduğum her şeyi aldın

 

Beni öldürdün, atalarımı öldürdüğün gibi

Mahkemeye gitmemi mi istiyorsun? Ne için? Sen bir düşmansın

Tanık, avukat ve yargıcı oynayan

Beni yok eden, sonumun başlangıcısın,

Bizim için en kötüsünü istersin

Sonunda çoğunlukla mezara giden bir azınlık

Demokrasi? Neden? Bana Nazileri hatırlatıyor

Arap ruhuna tecavüz ettin

Ve gebe kaldı, “terör saldırısı” denilen bir çocuğu doğurdu

Ve şimdi bize terörist diyorsun. Öldürdün ve

Seni suçladığımda kalkıp dedin ki:

“Siz de çocukların taş atmalarına izin veriyorsunuz

Onları evde tutacak ana babaları yok mu?”

Ne, ana babaları kendi evlerinin

altına gömdüğünü unuttun mu?

Ve şimdi bana terörist mi diyorsun?

 

Neden teröristim? Umursamaz olmadığım için mi?

Öfkeliyim çünkü başım yukarıda yürürüm

Toprağımı korumaya mı çalışıyorum? Sevdiklerimi öldürdüler

Şimdi yalnızım, ailem dağıldı

Ama haykırmaya devam edeceğim

Barışa karşı değilim, barış bana karşı

Beni ortadan kaldırmak, kökenimi silmek istiyor

İtiraz etmeye cüret edeni, cesaretini toplayıp sesini yükselteni

Gaddarlaştırıp perişan ediyorsun

Lanet olası sen kim oluyorsun?

Bütün bu öldürdüğün insanlara bak, yetim bıraktığın çocuklara.

Analarımız ağlıyor, babalarımız inliyor

Topraklarımız soyuldu, sana kim olduğunu söylüyorum

Sen zevk düşkünlüğü içinde, biz yoksullukta büyüdük

Sen geniş evlerde, biz sığınaklarda büyüdük

Yolunu kaybedeni suçluya dönüştürdün

Şimdi sen terörist, bana terörist demeye mi cüret ediyorsun?

 

Ne zaman beni terörist olarak görmeyeceksin?

Bir yanağıma vurduğunda tekrar vur diye öbürünü çevirdiğimde mi?

Bana vurana teşekkür etmemi mi bekliyorsun?

Beni nasıl istediğini söyle:

Dizlerimin üstünde ellerim bağlı?

Yerde sürünüp çürüyen bedenleri koklarken?

Yıkılmış evler, kaybolmuş aile

Öksüzler, kelepçeli özgürlük?

Sen öldür, mezarları biz kazalım

Sabrımız var, acımıza katlanırız

Yeter ki sen barış içinde yaşa, bizim acımız sayılmaz

Bizim kanımız köpeklerin kanı.

Daha bile aşağılık, çünkü insanlar köpekleri umursar

Bizim kanımız köpeklerinkinden ucuz??!!!

HAYIR! Benim kanım ucuz değil ve kendimi koruyacağım

Bana terörist desen de!

 

Kim Terörist? Kim Terörist?

Sen teröristsin!

DAM

 

The post Filistin’in İsyanını Müzikle Harmanlayan Grup : DAM appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2014/07/31/filistinin-isyanini-muzikle-harmanlayan-grup-dam/feed/ 0