ohal – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Wed, 14 Jul 2021 14:00:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 OHAL Uygulamalarını Uzatan Teklif Meclis’te Kabul Edildi https://meydan1.org/2021/07/14/ohal-uygulamalarini-uzatan-teklif-mecliste-kabul-edildi/ https://meydan1.org/2021/07/14/ohal-uygulamalarini-uzatan-teklif-mecliste-kabul-edildi/#respond Wed, 14 Jul 2021 13:58:45 +0000 http://meydan1.org/?p=73326 Olağanüstü Hal (OHAL) düzenlemelerini uzatan ve ekonomik düzenlemeleri de içeren torba kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Torba teklifte, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL tedbirlerinden bazılarında tamamlanan uygulama süresinin uzatılması var. OHAL döneminde uygulanan, OHAL’in tamamlamasının ardından çıkarılan torba yasayla uygulama süresi üç yıl süreyle uzatılmasıyla; gözaltı sürelerinin 12 güne çıkarılması, […]

The post OHAL Uygulamalarını Uzatan Teklif Meclis’te Kabul Edildi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Olağanüstü Hal (OHAL) düzenlemelerini uzatan ve ekonomik düzenlemeleri de içeren torba kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Torba teklifte, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL tedbirlerinden bazılarında tamamlanan uygulama süresinin uzatılması var. OHAL döneminde uygulanan, OHAL’in tamamlamasının ardından çıkarılan torba yasayla uygulama süresi üç yıl süreyle uzatılmasıyla; gözaltı sürelerinin 12 güne çıkarılması, kamu görevlilerinin ihracı, TMSF’nin şirketlere kayyum olarak atanması gibi bazı uygulamaların ömrünün üç yıl daha uzatılmasının önü açıldı.

The post OHAL Uygulamalarını Uzatan Teklif Meclis’te Kabul Edildi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2021/07/14/ohal-uygulamalarini-uzatan-teklif-mecliste-kabul-edildi/feed/ 0
Hapishanelerde Kalıcı OHAL https://meydan1.org/2020/10/26/hapishanelerde-kalici-ohal/ https://meydan1.org/2020/10/26/hapishanelerde-kalici-ohal/#respond Mon, 26 Oct 2020 09:30:51 +0000 https://meydan.org/?p=65755 Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), 15-30 Eylül arasında tutsaklardan gelen başvurulara ilişkin rapor yayınladı. Rapordan anlaşıldığı üzere korona krizi bahanesiyle arttırılan baskılar sürerken buna karşı tedbirler azaltılıyor. Korona krizinin başlangıcında hapishanelerde belli aralıklarla dezenfektan çalışmalarının yapıldığı ancak son dönemde bunların yapılmadığı belirtilen raporda ayrıca havalandırmanın arttırılması gerekirken kısıtlandığı da açıklandı. Tutsaklara temizlik malzemelerinin […]

The post Hapishanelerde Kalıcı OHAL appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), 15-30 Eylül arasında tutsaklardan gelen başvurulara ilişkin rapor yayınladı. Rapordan anlaşıldığı üzere korona krizi bahanesiyle arttırılan baskılar sürerken buna karşı tedbirler azaltılıyor. Korona krizinin başlangıcında hapishanelerde belli aralıklarla dezenfektan çalışmalarının yapıldığı ancak son dönemde bunların yapılmadığı belirtilen raporda ayrıca havalandırmanın arttırılması gerekirken kısıtlandığı da açıklandı. Tutsaklara temizlik malzemelerinin çok sınırlı verildiği, kimi hapishanelerde ise çok yüksek fiyata satıldığı belirtildi.

Tutsakların hastanelere sevkinin yapılmadığına yönelik şikayetler artarken karantina alanı olarak düzenlenen koğuşlardaysa baskının iyiden iyiye yükseldiğine vurgu yapılan raporda, uzun zamandan beri var olan kapasite sorununun fiziksel mesafelerin korunması telkinlerinin yapıldığı korona krizinde de sürdüğü belirtildi.

CİSST’in bu raporunun tutsaklardan gelen mektuplar değerlendirilerek hazırlandığı ve hapishaneden çıkan mektupların genellikle sansürlendiğini düşündüğümüzde şikayetlerini ulaştıramayan daha birçok tutsağın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Mektuplar çoğu zaman hapishaneden çıkarılmazken üstüne üstlük bu şikayetlerde bulunan tutsaklara türlü bahanelerle iletişim cezaları verilerek ayrıca tecrit uygulamasına gidiliyor.

Hapishanelerin ne durumda olduğunu gösteren bir fotoğraf da geçtiğimiz günlerde gündem oldu. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edilen polis Mustafa Kabakçıoğlu, 29 Ağustos 2020 tarihinde Gümüşhane Hapishanesi’nde yaşamını yitirmişti. Gündem olmasını sağlayan durumsa Kabakçıoğlu’nun karantina hücresinde plastik sandalye üzerinde yaşamını yitirdiğini gösteren fotoğrafın ortaya çıkması. Gümüşhane Başsavcılığı, 20 Ağustos’ta Covid-19 şüphesiyle karantina hücresine alınan Kabakçıoğlu’nun hastaneye gitmeyi reddettiğini iddia ederek sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor. Son dilekçesini 27 Ağustos’ta yazabilen Kabakçıoğlu dilekçesini hiçbir işlemi yapamadığını söyleyerek bitiriyor. Savcılığın açıklamasındaki hastaneye gitme konusundaki reddin altında Kabakçıoğlu’nun değil gardiyanların imzası bulunuyor.

Devlet refleksi yine şaşırtmadı; tutsağın yaşamını yitirmesinde ihmali hatta kastı bulunanların değil soruşturma dosyasında yer alan fotoğrafların basına ulaştırılması sonucu gündem olmasını sağlayanların bulunmasına ilişkin soruşturma başlatıldığı açıklandı.

Hapishanelerde artarak devam eden bu baskılar tutsaklar tarafından direnişle karşılanıyor. Van’da tutsaklar kendilerine uygulanmak istenen tecride karşı 14 Eylül’de dönüşümlü açlık eylemi başlatmışlardı. Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’ndeki tutsakların hapishanelerde de kalıcı hale gelen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamalarının son bulması talebiyle başlatılan açlık eylemi sürüyor.

Devlet, toplum üzerinde kuracağı baskıları genellikle şartlara göre değiştirerek ilk olarak hapishanelerde uygulamaya başlar. Bu yüzden hapishanelerde tutsaklar tarafından gösterilen direnişler, tutsakların sadece kendi koşullarına karşı bir çıkış olarak değil daha büyük baskıların önündeki ilk barikatlar olarak değerlendirilmelidir. Bu bakımdan Van’da devam eden bu direnişin, yeni normal maskesi takılmış olağanüstü hale kurulan önemli bir direniş olduğu açık.

Abdülmelik Yalçın

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 54. sayısında yayımlanmıştır.

The post Hapishanelerde Kalıcı OHAL appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/10/26/hapishanelerde-kalici-ohal/feed/ 0
Konkordato İlanının İşçiye Temel Etkileri https://meydan1.org/2018/11/15/konkordato-ilaninin-isciye-temel-etkileri/ https://meydan1.org/2018/11/15/konkordato-ilaninin-isciye-temel-etkileri/#respond Thu, 15 Nov 2018 19:34:41 +0000 https://test.meydan.org/2018/11/15/konkordato-ilaninin-isciye-temel-etkileri/   Kapitalist işleyiş içerisinde zaman zaman kullanılabilecek ama paylaşma ve dayanışmayla örülü özgür dünyada hiçbir şeye yaramayacak bilgiler… Ekonomik kriz, yoksullar için sofrasındaki yiyeceklerin azalması anlamına gelirken patronlar için fırsat demek. Her ekonomik krizde patronları her türlü ihtimale karşı koruyan, bizim hiç duymadığımız kanun maddeleri açığa çıkar. İçinden geçtiğimiz zamanlarda gündemden düşmeyen fırsatın adıysa “konkordato”. […]

The post Konkordato İlanının İşçiye Temel Etkileri appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
 

Kapitalist işleyiş içerisinde zaman zaman kullanılabilecek ama paylaşma ve dayanışmayla örülü özgür dünyada hiçbir şeye yaramayacak bilgiler…

Ekonomik kriz, yoksullar için sofrasındaki yiyeceklerin azalması anlamına gelirken patronlar için fırsat demek. Her ekonomik krizde patronları her türlü ihtimale karşı koruyan, bizim hiç duymadığımız kanun maddeleri açığa çıkar. İçinden geçtiğimiz zamanlarda gündemden düşmeyen fırsatın adıysa “konkordato”.

Konkordatodan önce patronların en çok kullandığı imdat çekici iflasın ertelenmesiydi. İflasın ertelenmesi demek, hakkında iflas erteleme kararı verilen şirketin alacaklılardan korunması anlamına geliyor. İflas erteleme kararıyla birlikte icra takipleri duruyor ve bunun sonucunda alacaklılar iflas erteleme süresince icra dairelerinde haciz yoluyla borçlunun mallarını paraya çevirtip alacaklarını tahsil edemiyorlardı.

OHAL döneminde çıkan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile iflasının ertelenmesi OHAL süresince kaldırılmıştı. Geçtiğimiz Şubat ayı içerisinde meclisten geçen kanunla bu süre sınırı da kaldırılarak iflasın ertelenmesi kurumu kaldırıldı. Buna sebep olarak da 4 yıl gibi sürebilen iflasın ertelenmesi kararıyla şirketlerin haciz yoluyla satılamayan malların el değiştirmelerinin sağlanması yani şirketlerin içinin boşaltılması gösterildi. Yerine 2 yıl sürebilen konkordato hakkındaki düzenlemelerde değişiklikler yapıldı.

İflasın ertelenmesi kaldırılınca patronlar bu sefer yönünü konkordatoya çevirdi. Peki konkordatonun, iflasın ertelenmesinden farkı nedir? Konkordatoda, borçlu şirketlerin alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırmalarına ilişkin bir anlaşma anlamına gelmektedir. Yani iflasın ertelenmesi kararında sürece pek dahil olamayan alacaklılar konkordato kurumunda sürece daha fazla dahil olabiliyorlar. Konkordatoda borçlu borçlarının en az yarısını ödemek, kalan borçlarını da bir ödeme takvimine bağlamak konusunda alacaklılarının üçte ikisiyle anlaşma yapmaya çalışmaktadır.

Peki bu durumun işçi alacaklarına etkisi ne olacak? Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, konkordato ilanının işçi sözleşmeleri üzerinde doğrudan etkisi bulunmamaktadır. Yani işçilerin sözleşmeleri konkordato ile birlikte bitmemiştir ve patron ya da işçi, konkordato ilanı nedeniyle haklı sebeple iş sözleşmesini feshedemez.

Konkordato öncesi son bir yıl içinde doğan işçi alacakları İcra İflas Kanunu’nun 206. maddesine göre imtiyazlı alacaklardan sayılır. İşçiler ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tamamı için icra takibi yapabilir veya yapılmış icra takiplerine devam edebilirler. Ama bunun için mahkeme ilgili şirket hakkında konkordato kararı verirken işçilerin alacağının mahkemeye bildirilmiş olması yani konkordatoya yazılmış olması gerekmektedir. Bu nedenle konkordato kararları takip edilmeli, işçi alacakları mutlaka konkordatoya yazdırılmalıdır. Bu durumda işçi, alacağını tam olarak alır.

Konkordatoya yazılmamış işçi alacaklarının imtiyazsız alacaklar gibi konkordato şartlarında ödeneceği kabul edilmiştir. Yani konkordato şartları neyse ona göre alacak alınabilir, sonuç olarak alacağın tamamı alınamayacaktır. Ve sırası da imtiyazlı alacaklara göre daha geride olduğu için işçi, alacağını alamama tehlikesi içinde olacaktır.

Peki imtiyazlı alacak ne demek? İmtiyazlı alacak, bir borçludan alacağı olan birden fazla kişinin olması durumunda belirlenecek sırada başta yer alan alacaklı anlamına gelir. İşçi alacakları bu durumda tehlikede değil gibi durmaktadır ancak uygulamada durum böyle değildir. Rehinle teminat altına alınmış alacaklar için de icra takibine bir engel yoktur. Ticaret hayatında genelde alacaklarını bankalar rehinle teminat altına aldığı için öncelikle bankalar alacağını alacak, işçiye gelirse sıra daha sonra gelecektir. Sonuç olarak işçinin, kendisinin ve yakınlarının hayatını idame ettirebilmesi için mücadele edeceği “enflasyon canavarı”nın yanına bir de “konkordato canavarı” eklenmiştir.

NOT: Konkordato ilan eden patrondan alacağı bulunan işçilerin İŞKUR’a başvurarak Ücret Garanti Fonu Talep Dilekçesi vererek ödenmeyen en fazla üç aylık ücretini talep edebilmektedir, bunu da bir kenara not etmemiz gerekir. Ana akım medyanın iddia ettiği gibi işçi alacaklarının güvende olması gibi bir durum söz konusu değildir, istenilen şartları taşıması halinde ödenmemiş olan en fazla 3 maaş ödenecektir.

 

Kullan At

[email protected]

 

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 47. sayısında yayınlanmıştır.

The post Konkordato İlanının İşçiye Temel Etkileri appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/11/15/konkordato-ilaninin-isciye-temel-etkileri/feed/ 0
OHAL Komisyonu: 39 Bin Başvuruya Ret https://meydan1.org/2018/11/09/ohal-komisyonu-39-bin-basvuruya-ret/ https://meydan1.org/2018/11/09/ohal-komisyonu-39-bin-basvuruya-ret/#respond Fri, 09 Nov 2018 07:56:55 +0000 https://seninmedyan.org/?p=45132 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL kapsamında çok sayıda KHK çıkarılmıştı. KHK’lara itirazda bulunmak isteyenler için OHAL Komisyonu’na başvuru yapılması istenmişti. Komisyon 23 Ocak 2017’de kurulmuş, ilk kararlarını 11 ay sonra vermeye başlamıştı. OHAL Komisyonu, kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilenlerin yaptığı 42 bin başvurunun incelendiğini, 3 bin kişinin göreve iade edildiğini […]

The post OHAL Komisyonu: 39 Bin Başvuruya Ret appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL kapsamında çok sayıda KHK çıkarılmıştı. KHK’lara itirazda bulunmak isteyenler için OHAL Komisyonu’na başvuru yapılması istenmişti. Komisyon 23 Ocak 2017’de kurulmuş, ilk kararlarını 11 ay sonra vermeye başlamıştı.

OHAL Komisyonu, kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilenlerin yaptığı 42 bin başvurunun incelendiğini, 3 bin kişinin göreve iade edildiğini açıkladı.

Açıklanan bu kararla göreve iade edilen 3 bin kişi yükseltilse de, geriye kalan on binlerce kişinin ne olacağına ilişkin herhangi bir bilgilendirme yok. OHAL ile beraber işten atılanlar, “terör soruşturması” neden gösterilerek bu yaptırıma maruz kalmışlardı. Devlet, 15 Temmuz sonrası, “tehlikeli” gördüğü çalışanları neden göstermeksizin bulundukları konumlardan uzaklaştırmıştı. OHAL Komisyonu’yla yaptırımlara itiraz edilebileceği söylenerek, hukuka uygunluk izlenimi yaratılmıştı. 39 bin başvuruya ret cevabıyla komisyon, devletin hukukunun ne olduğunu bir kez daha gösterdi.

The post OHAL Komisyonu: 39 Bin Başvuruya Ret appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/11/09/ohal-komisyonu-39-bin-basvuruya-ret/feed/ 0
İşte Kriz: 6.000.000 İşsiz – Halil Çelik https://meydan1.org/2018/11/08/iste-kriz-6-000-000-issiz-halil-celik/ https://meydan1.org/2018/11/08/iste-kriz-6-000-000-issiz-halil-celik/#respond Thu, 08 Nov 2018 17:31:10 +0000 https://test.meydan.org/2018/11/08/iste-kriz-6-000-000-issiz-halil-celik/ Kriz tamtamları çalıyor: “Kriz gelecek!”, “Kriz Teğet Geçecek!”, “Kriz geldi!”, “Kriz var mı yok mu?”, “Kriz varsa sonucu ne olacak?”, “Krizin bize etkisi nedir?”… İki yıldan fazla bir süredir hep aynı şeyi duyuyoruz; konuşuyoruz; tartışıyoruz. Ancak şimdi hepimizin varlığını çok net bir şekilde hissettiği KRİZ’i yaşamaya başladık. Kriz bir iktisat tanımı olmak ile beraber ezilenler […]

The post İşte Kriz: 6.000.000 İşsiz – Halil Çelik appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Kriz tamtamları çalıyor: “Kriz gelecek!”, “Kriz Teğet Geçecek!”, “Kriz geldi!”, “Kriz var mı yok mu?”, “Kriz varsa sonucu ne olacak?”, “Krizin bize etkisi nedir?”… İki yıldan fazla bir süredir hep aynı şeyi duyuyoruz; konuşuyoruz; tartışıyoruz. Ancak şimdi hepimizin varlığını çok net bir şekilde hissettiği KRİZ’i yaşamaya başladık. Kriz bir iktisat tanımı olmak ile beraber ezilenler tarafından denklemleri anlaşılmaz kılınan, devletin diğer dönemlere göre farklı bir ekonomi politikası güttüğü veya gütmek zorunda kaldığı bir süreçtir. Bir devletin ekonomisinin dünya ekonomisi denen piyasada durgunlaşmasıyla veya şahit olduğumuz gibi çok ciddi bir şekilde gerilemesiyle oluşan -veya oluşturulan- ekonomik yaşayamama halidir. Devletler için kriz, siyasi sebeplere, devlet iktidarına sahip olanların kişisel hırslarına, yakın veya uzak coğrafyalardaki savaşlara, devletin hükmettiği coğrafyaların şirketler için yatırım yapılamayacak kadar “güvensiz” bir yer halini almasına kadar bağlanabilir. İş işten geçmiş olsun veya olmasın uzun uzadıya bu sebepler araştırılır, tartıştırılır. İki yıl diyoruz ya daha da fazla bir zamandır televizyonlarda, gazetelerde kriz konusu çeşitli şekillerde konuşuldu, tartışıldı, yazıldı, çizildi. Şimdi artık yaşıyoruz. Her ne kadar devlet cephesinden konuşanlar “kriz mıriz yok, sakın ha bunlara aldırmayın” dese de artık kriz çalıştığımız iş yerinde, bindiğimiz metrobüste, yürüdüğümüz yollarda, evimizin içinde, her an bizimle.

İflas Ertelemenin Adı Konkordato Oldu

Yaşadığımız krizi öncekilerden ayıran en önemli özellik devlet iktidarını elinde bulunduranlar ile beraber onları destekleyenlerin krizin olmadığını söyleyerek kendi kendilerini kandırmalarıdır. Kriz ile ilgili her şeyi devlet, bypass yöntemi ile farklı bir yoldan göstermeye çalışıyor. Ekonomistlerin çok uzun bir zamandır yaptığı analizler, geleceğe dair tahminler, hükümetin hep başka bir yerden alıp tıkanıklığı aşma şeklindeki yöntemi ile boşa düşüyordu. Artık bugün hükümetin bypass yapacak kaynağı kalmadığı için şirketler tamamen batma aşamasına geldi. Devletleri krizden kurtaracak olanlar yatırım yapacak şirketler iken bugün bu şirketler de bir bir iflas ediyor. Her ne kadar OHAL dönemi KHK’ları ile artık şirketlerin iflas ertelemeleri konkordato yöntemine bağlanmış olsa da iflas kaçınılmaz oluyor. Ancak iflas erteleme yasaklandığı için uygulanan konkordato yöntemi de devletin başına bela olmaya başlıyor. Her güne yeni bir konkordato ile uyanıyoruz.

Yıl Sonunda Konkordato 10.000’i Bulacak

Hangi şirketlerin konkordato ilan ettiği veya edeceğine kapitalistler in açısından tahmin etmesi zor olmamakla beraber şaşırtıcı da olmuyor. Ancak ezilenler için durum farklı. Her konkordato bizler için “Vaay o da mı battı?” denecek düzeyde. Mesela Yörsan Gıda var yakın zamanda konkordato ilan edenler arasında. Yörsan’ı boykot süreçlerinden biliriz. 2007 yılının sonunda Balıkesir Susurluk’ta süt ve süt ürünleri üreten Yörsan fabrikasında 400 işçiyi sendikalı olduğu için işten çıkaran Yörsan’a karşı işçiler büyük bir direniş başlatmıştı. İşçilerin direnişi toplumsallaşmış, her kesimden insanın dayanışmasıyla Yörsan’a karşı bir boykot örgütlenmiş ve direniş kazanmıştı. Yine konkordato ilan eden şirketler arasında Yeşil Kundura, Beta Ayakkabı, Hotic gibi ayakkabı üreten şirketlerin yanı sıra 50 yıllık ambalaj üreticisi Eminiş Ambalaj, inşaat sektöründe yarım asra yakın bir süredir faaliyet gösteren Ankara merkezli Aker İnşaat, Fikirtepe ve Kartal’da kentsel dönüşüm ihalesi alan Ceylan İnşaat ile beraber 200’e yakın inşaat şirketi yer alıyor. Binlerce şirket konkordato ilan etmiş durumda. Sadece geçtiğimiz ekim ayında konkordato ilan ederek mahkemeye başvuran şirket sayısının yüze yakın olduğunu kaydeden araştırmalara göre, ağustos ayından bu yana konkordato başvuru sayısı 3000 civarında. Yıl sonuna kadar ise konkordato ilan etmiş olan şirket sayısının 10.000 civarında olması bekleniyor.


İşçiler İşsiz Kalıyor

Konkordato ilan eden şirketlerde ezilenler açısından en önemli mesele, işçi alacaklarının ödenmemesi oluyor. Şirketler, bırakın işçilerin tazminatlarını, çıplak ücretlerini dahi ödemeden konkordato ilan ediyor. Şirket, işçiye iflası öne sürüp ödeme yapılamayacağını söyleyerek işçilerin alacaklarının üstüne yatıyor. İşçi hem alacaklarını alamamış hem de işsiz kalmış oluyor. Bu durum çoğu şirkette böyle yaşanıyor. İŞKUR tarafından en son açıklanan Eylül 2018 dönemi verileriyle, işsizliğin aldığı boyut gözler önüne serilmiş oluyor. Ağustos 2018’de 2 milyon 752 olan kayıtlı işsiz sayısı bir ayda 381 bin artarak Eylül 2018 döneminde 3 milyon 133 bine ulaştı. Eylül 2017 döneminde 2 milyon 575 bin olan kayıtlı işsiz sayısı, Eylül 2018’de 558 bin artmış oldu.

Kayıtlı işçilerde bile göze çarpan bu yüksek oran, işsizliğin aldığı boyutu gösteriyor. Yine TÜİK verilerine dayanarak yaptığı incelemede DİSK-AR (DİSK – Araştırma Dairesi) geniş tanımlı işsizlik sayısı olarak gerçek işsiz sayısını 6.3 milyon olarak hesapladığını açıkladı.

Kriz Ezilenlerin Yaşamına Mal Oldu

Yani 6 milyondan fazla insanın işsiz olduğu bir krizi yaşıyoruz. Devletler için kriz bir ekonomi politikası veya politikasızlık anlamına gelirken ezilenler bunu yaşamın her anında hissetmek zorunda kalıyor. İşsiz olmak sadece herhangi bir yerde çalışıp emeğini satamamak anlamı taşımıyor. İşsiz kalmanın tabi ki en başta ekonomik etkilerini yaşayan ezilenler, bu durumun bireysel psikolojik etkileri ve toplumsal etkileri ile boğuşmak zorunda kalıyorlar. İşsizlik kadın, erkek, genç, tüm işçiler için yaşamın her alanında tek başlarına altından kalkılamayacak ağır bir yüke dönüşüyor. Yükü kaldıramayan binlerce ezilen sayısız sorunla boğuşuyor. 15 yıl boyunca inşaatlarda çalışıp da işsiz kalan Sıtkı Aydoğmuş’un TBMM önünde bedenini ateşe vermesi, üniversitenin coğrafya bölümünden mezun olup iş bulamayan İbrahim Yeşilbağ’ın işsizlik yüzünden intiharı, İsmail Devrim’in “Çocuğuma okul pantolonu bile alamıyorsam yaşamamın ne anlamı var?” diyerek intihar etmesi ezilenlerin bu yükü kaldıramadığının en açık göstergelerindendir. İşsizliğin ezilenleri intihara kadar sürüklemesi her ne kadar manipüle edilerek yok sayılmak istense de son aylarda oldukça ciddi boyut almış durumdadır. Devletlerin siyasi veya ekonomik çıkarlarının çatışması sonucu yaşadığımız sürecin faturasını ezilenler, işçi olsalar da işsiz olsalar da kanlarıyla canlarıyla ödemek zorunda kalıyor.

Devlet Krizi Atlatır

Ekonomik krizlerden kurtulmanın yollarını devletler iyi bilirler. Daha önce defalarca yaşamışlardır. Mesela 2001’de “Kara Çarşamba” olarak bilinen ekonomik kriz, coğrafyamızda yaşanmış büyük krizlerden biridir. Şubat 2001’de hiç öngörülmedik bir şekilde ekonomik daralmalar yaşanmış, ihracat azalmış hatta tamamen bitme noktasına gelmişti. Hatta dönemin başbakanı Bülent Ecevit, “Ülkede kriz var” açıklamasıyla dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile MGK toplantısında gerginlik yaşamış ve TL dünya para piyasasında resmen dibi görmüş, piyasalar alt üst olmuştu. Çözüm olarak ne mi yapılmıştı? Devlet ekonomisi Kemal Derviş’e teslim edilmiş, o da devletin ekonomisini rayına sokmuştu. Şu an devlet iktidarını ellerinde bulunduranların da yine bu 2001 krizinin sonucunda ortaya çıkarak devlet iktidarını aldıkları düşünülür. Şu an yaşadığımız kriz, 2001 krizi gibi öngörülemez değildi elbette ve bu süreçte devletin yönetim biçimi de değişiklik gösterdi. Ancak yine de devlet iktidarını elinde bulunduranlar “kriz var” diyemediler diyemiyorlar. Bugün devletin yaşadığı ekonomik ve siyasi krizin Kemal Derviş’i olarak McKinsey görülmüş ve şirketle anlaşmaya varılmışsa da hakkında çeşitli yorumlar yapılabilecek şekilde bu anlaşma bir anda bozulmuştu. Eskiyen “yeni ekonomik plan”ların yenilerini, onun da eskimesi durumunda ise yine yeniden yenilerini yapacaktır devlet yetkilileri!

Ezilenler Örgütlenmek Zorundadır

Devletin krize yaklaşımını değerlendirmek bir kenara, ezilenler için krizin devletsi denklemleri sohbet konusu olmaktan öteye gidebilecek bir nitelikte değildir. Bir kesim, devletin ve devletin başkanı Tayyip Erdoğan’ın sözüne bakarak ekonomik yaşamın gerçekliğine gözlerini kapatırken geriye kalanlar bu krize karşı koyamamanın çaresizliğini yaşamak zorunda kalıyorlar. Çaresizlik içerisindeki ezilenler bireysel kurtuluş yolları ile süreci kotarmanın derdiyle ve iş bulabilme umuduyla bir başka coğrafyada göçmen olmayı kurtuluş olarak görebiliyor. Ezilenlerin işçi olarak çalıştıkları şirketlerdeki pozisyonu; şirketi ayakta tutan, işlemesini sağlayan temel işleri yapmasıdır. Bu işi yaparken de emeğinin ücreti patronun kıstasları ile belirlenir. Emeğini satan ve işsiz kalmadan önce toplumsal işleyişte rolü bu şekilde belirlenmiş olan ezilenlerin, tekrar eski pozisyonunu kazanmak için ısrar etmesi elbette düşünülemez. Aslolan, öz örgütlülükle bir araya gelişlerin birer umut ışığı olmasıdır. İşsiz kalan ezilenler için yaşam, gündelik market ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaya evrilmiş durumdadır. Bu sebeple yaşamın gündelik işleyişine müdahil olabilecek bir örgütlülük şarttır. Kapitalizmin dayattığı üretim dağıtım ve tüketim ağında bir gedik açmayı hedefleyen komün, kolektif ve kooperatifler ezilenlerin yaşamının paylaşma ve dayanışma temelinde dönüşümünde önemli rollere sahiptir. Krizin yaşamsal etkilerine karşı, bireysel kaçış/kurtulma stratejilerinden ziyade bir araya gelerek böylesi kolektif örgütlenmelerdir ihtiyacımız olan.

Halil Çelik

[email protected]

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 47. sayısında yayınlanmıştır.

The post İşte Kriz: 6.000.000 İşsiz – Halil Çelik appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/11/08/iste-kriz-6-000-000-issiz-halil-celik/feed/ 0
Sosyal, Sınıfsal ve Uluslararası Dayanışma İçin Özgürlükçü Festival https://meydan1.org/2018/10/16/sosyal-sinifsal-ve-uluslararasi-dayanisma-icin-ozgurlukcu-festival/ https://meydan1.org/2018/10/16/sosyal-sinifsal-ve-uluslararasi-dayanisma-icin-ozgurlukcu-festival/#respond Tue, 16 Oct 2018 06:46:25 +0000 https://test.meydan.org/2018/10/16/sosyal-sinifsal-ve-uluslararasi-dayanisma-icin-ozgurlukcu-festival/ Anarşist Politik Örgütlenme’nin (APO) çağrısıyla 5-7 Temmuz arasında Atina’da gerçekleştirilen “Sosyal, Sınıfsal ve Uluslararası Dayanışma İçin Özgürlükçü Festival’e yaşadığımız coğrafyadan Devrimci Anarşist Faaliyet (DAF) ve Anarşist Kadınlar katılım gösterdi. Festivalin 1. gününde IFA (Fransa) ve APO’nun katılımıyla “aşağıdan sosyal ve sınıfsal mücadeleler” başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Üniversitelerde çalışmalar yapan gençlik örgütlerinin katılımıyla “Anarşist öğrenci olmak […]

The post Sosyal, Sınıfsal ve Uluslararası Dayanışma İçin Özgürlükçü Festival appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Anarşist Politik Örgütlenme’nin (APO) çağrısıyla 5-7 Temmuz arasında Atina’da gerçekleştirilen “Sosyal, Sınıfsal ve Uluslararası Dayanışma İçin Özgürlükçü Festival’e yaşadığımız coğrafyadan Devrimci Anarşist Faaliyet (DAF) ve Anarşist Kadınlar katılım gösterdi.

Festivalin 1. gününde IFA (Fransa) ve APO’nun katılımıyla “aşağıdan sosyal ve sınıfsal mücadeleler” başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Üniversitelerde çalışmalar yapan gençlik örgütlerinin katılımıyla “Anarşist öğrenci olmak ne anlama gelir?” başlıklı bir tartışma yapıldı. “Yunanistan’dan Türkiye’ye Özgürlük İçin Kadın Mücadelesi” başlıklı sunumda APO bileşeni kadın örgütlenmesi Patriyarka Karşıtı Grup’un önsözüyle Anarşist Kadınlar Türkiye’de ki kadının konumu ve kadın özgürlük mücadelesine dair bir sunum gerçekleştirdi.

Festivalin 2. gününde “Modern Totaliteryanizm, Savaş, Milliyetçilik ve Faşizm” başlıklı sunum, APO ve FAO (Slovenya ve Hırvatistan)’nun katılımıyla yapıldı. “İşgal evleri ve mücadelenin özyönetimle işleyen alanları” başlıklı sunum ise FAO ve Yunanistan’dan pek çok işgal evinin katılımıyla gerçekleşti. APO bileşeni bir yayın kolektifi tarafından çevrilen, Martha Ackelsberg’in Mujeres Libres (Özgür Kadınlar) kitabına ve 1936 İberya Devrimi’ndeki kadınlara dair bir sunum gerçekleştirildi.

Festivalin 3. gününde “Devletin ve Kapitalizmin Doğayı Yıkım ve Yağmasına Karşı Mücadeleleler” başlıklı sunuma; Halkidiki’de altın madenine karşı, Mesochara’daki HES’e karşı, Epirus’taki petrol çıkarma girişimlerine karşı ve başka birçok bölgede ekolojik yıkıma karşı direnen yaşam savunucuları da katıldı. APO tarafından “Devlet Baskısı, Anti-terörist Yasalar ve OHAL” başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Zapatist Kadınların çağrısıyla Chiapas’ta 2018 8 Mart’ta 1.si gerçekleşen “Mücadele Eden Kadınların Uluslararası Toplantısı”nın aktarımı yapıldı.

Festivalin son sunumunu Devrimci Anarşist Faaliyet gerçekleştirdi. Sunumda Türkiye’de ki mevcut ekonomik, siyasi ve kültürel durum tespitinin ardından OHAL’le yükselen baskıya değinildi. Devletin ve kapitalizmin topyekun saldırısında karşı verilen bütünlüklü mücadele ve mücadele alanları anlatıldı.

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 46. sayısında yayınlanmıştır.

The post Sosyal, Sınıfsal ve Uluslararası Dayanışma İçin Özgürlükçü Festival appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/10/16/sosyal-sinifsal-ve-uluslararasi-dayanisma-icin-ozgurlukcu-festival/feed/ 0
YALINAYAK: Tecrit İçinde Tecrit – Abdülmelik Yalçın https://meydan1.org/2018/10/14/yalinayak-tecrit-icinde-tecrit-abdulmelik-yalcin/ https://meydan1.org/2018/10/14/yalinayak-tecrit-icinde-tecrit-abdulmelik-yalcin/#respond Sun, 14 Oct 2018 13:43:09 +0000 https://test.meydan.org/2018/10/14/yalinayak-tecrit-icinde-tecrit-abdulmelik-yalcin/ Urfa 2 No’lu T Tipi Hapishanesi’nde annesiyle birlikte kalan astım ve bronşit hastası olan 13 aylık Arin bebeğe ilaçları verilmiyor. Hasta tutsak Cemil İvrendi götürüldüğü hastaneden muayene edilmeden gönderildi. Dört ağır hasta tutsak, doktora gidebilmek için 15 gündür açlık eyleminde. Elazığ T Tipi Hapishanesi’nde çıplak arama işkencesi var. Tiroid kanseri Zeynep Kayra 7 ay içinde […]

The post YALINAYAK: Tecrit İçinde Tecrit – Abdülmelik Yalçın appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Urfa 2 No’lu T Tipi Hapishanesi’nde annesiyle birlikte kalan astım ve bronşit hastası olan 13 aylık Arin bebeğe ilaçları verilmiyor. Hasta tutsak Cemil İvrendi götürüldüğü hastaneden muayene edilmeden gönderildi. Dört ağır hasta tutsak, doktora gidebilmek için 15 gündür açlık eyleminde. Elazığ T Tipi Hapishanesi’nde çıplak arama işkencesi var. Tiroid kanseri Zeynep Kayra 7 ay içinde alabildiği tek randevuya götürülmedi. 65 yaşındaki ağır hasta tutsak Koçer Özdal Ankara Numune Hastanesi’nde elleri ve ayakları kelepçeyle yatağa bağlı şekilde yaşamını yitirdi. Hasta tutsak Vefa Kartal hapishanedeki hak ihlallerine karşı 87 gündür ölüm orucunda, ailesinin aktardığına göre bilinci kapanmaya başladı. Yüzde 93 engelli, gazeteci Metin Duran, hafızasını tamamen yitirmiş, konuşamıyor ve felçli olmasına rağmen aylardır hapishanede tutuluyor. 7 aydır hapishanede işkenceye uğrayan Uğur Yeloğlu hafızasını yitirdi. Tutsaklar mahkemeye göturülmüyor ve SEGBİS dayatılıyor. Tutsaklara tek-tip saç traşı dayatması, tutsaklara kitap-yayın yasağı, tutsaklara su kotası ve daha niceleri…

OHAL’le beraber her gün buna benzer onlarca haberle karşı karşıya geliyoruz. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutsaklara yönelik çıkarılan KHK’lar ve keyfi uygulamalarla beraber, tutsaklar teslim alınmaya çalışılıyor, tecrit içinde tecrite maruz bırakılıyor. Devlet baskısının yükseldiği dönemlerde, kendi gibi düşünmeyen insanlara yönelik saldırısı sonucu gözaltına alınıp tutuklananlar hep ilk hedef olmuştur. Sadece yaşadığımız coğrafyada değil, bütün devletlerde baskıya karşı direnen ve teslim olmayan tutsaklara yönelik baskı ve işkenceler devletin planı olarak işler. Filistin’den Guantanamo’ya, Arjantin’den içinde bulunduğumuz coğrafyaya tutsaklar baskılara katliamlara karşı açlık eylemleriyle, bedenleriyle direniyor. Dışarıda yaprak sallanmasa dahi, tutsakların direnişi sürüyor. Peki biz ne yapabiliriz?

Tutsaklar ne olursa olsun direnirler, peki biz ne yapabiliriz?

İlk olarak şunu belirtmek gerekiyor ki; hapishanelerin amacı dışarıdan gelen her haberi, her sesi engelleyerek, tutsakları yalnızlaştırarak teslim almaktır. Bu yalnızlaştırmaya karşı bu tecridi ancak onların sesi ve soluğu olarak, yani dayanışmayla kırabiliriz.

Şimdi onların her zamankinden daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Bizlerden gidecek olan iki satırlık bir mektup, iki satırlık bir selam, bir kitap, bir fotoğraf karesi bile bu tecridi kırıyor. Sevinçle karşılayacaklar.

Bir de mücadele. Hem içeride hem dışarda, içine hapsedildiğimiz bütün hücreleri parçalamak için daha fazla mücadele!

Devletin tutsakları yalnızlaştırarak teslim alma çabasına karşı tutsakların yalnız olmadığını göstermek için onlara mektuplar göndermemiz en büyük cevabımız olacaktır. Bu nedenle Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi’nin oluşturduğu kampanyaya dahil olarak dayanışmayı büyütmek ellerimizde.

Abdülmelik Yalçın

[email protected]

 

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 46. sayısında yayınlanmıştır.

 

The post YALINAYAK: Tecrit İçinde Tecrit – Abdülmelik Yalçın appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/10/14/yalinayak-tecrit-icinde-tecrit-abdulmelik-yalcin/feed/ 0
Atina’da Orman Yangını Çıktı, OHAL İlan Edildi (Güncelleniyor) https://meydan1.org/2018/07/24/atinada-orman-yangini-cikti-ohal-ilan-edildi/ https://meydan1.org/2018/07/24/atinada-orman-yangini-cikti-ohal-ilan-edildi/#respond Tue, 24 Jul 2018 07:29:39 +0000 https://seninmedyan.org/?p=40944 Yunanistan’da Atina yakınlarında büyük çaplı orman yangınları başladı. Çıkan yangınlarda 50 kişi yaşamını yitirirken 150’den fazla insan ise yaralandı. Rüzgarın esme yönünü değiştirmesi ve esiş hızını arttırması sebebiyle yangının kontrol altına alınması iyice güçleşti. Tehlike alanında yer alan bölgelerde tahliyeler başlatıldı. Yunanistan uluslararası yardım çağrısı yaparken Atina ve çevresinde OHAL ilan edildi. Farklı birçok bölgeden […]

The post Atina’da Orman Yangını Çıktı, OHAL İlan Edildi (Güncelleniyor) appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Yunanistan’da Atina yakınlarında büyük çaplı orman yangınları başladı. Çıkan yangınlarda 50 kişi yaşamını yitirirken 150’den fazla insan ise yaralandı. Rüzgarın esme yönünü değiştirmesi ve esiş hızını arttırması sebebiyle yangının kontrol altına alınması iyice güçleşti. Tehlike alanında yer alan bölgelerde tahliyeler başlatıldı.

Yunanistan uluslararası yardım çağrısı yaparken Atina ve çevresinde OHAL ilan edildi. Farklı birçok bölgeden itfaiye ekiplerinin yangın alanına yönlendirildiği bilgisi aktarıldı. angının söndürülememesi üzerine Yunanistan Avrupa Birliği’nden yardım istedi. İlk etapta Fransa, Almanya, İtalya ve Polonya yardım gönderdi.

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, yangın nedeniyle Bosna Hersek ziyaretini yarıda kesti ve 3 günlük yas ilan edildiğini açıkladı. Çipras, “Yangınları kontrol altına alabilmek için herşeyi yapacağız” dedi.

Yangınların çıkış sebebi henüz bilinmiyor ama hükümet ve medya sabotaj ihtimali üzerinde duruyor. Kimliği belirsiz kişi ya da örgütlerin ya da çıkar gruplarının bu yangının arkasında olabileceği düşüncesi güçleniyor.

The post Atina’da Orman Yangını Çıktı, OHAL İlan Edildi (Güncelleniyor) appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/07/24/atinada-orman-yangini-cikti-ohal-ilan-edildi/feed/ 0
Geçici OHAL BİTİYOR Kalıcı OHAL BAŞLIYOR https://meydan1.org/2018/07/18/gecici-ohal-bitiyor-kalici-ohal-basliyor/ https://meydan1.org/2018/07/18/gecici-ohal-bitiyor-kalici-ohal-basliyor/#respond Wed, 18 Jul 2018 10:14:05 +0000 https://seninmedyan.org/?p=40747 15 Temmuz 2016’daki darbe şaibesi sonrası 3’er aylık periyotlarla ilan edilen ve 7 kez uzatılan “geçici” OHAL, 24 Haziran seçimleri sonrası kullanışlılığının sona ermesiyle birlikte devlet tarafından -beklendiği üzere- kalıcı hale getiriliyor. İktidar partisi AKP’nin Meclis’e sunduğu yasa teklifi, geçici OHAL’den de sert bazı hükümler içeriyor. Yasa taslağında valilere daha da geniş yetkiler tanınırken MİT […]

The post Geçici OHAL BİTİYOR Kalıcı OHAL BAŞLIYOR appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

15 Temmuz 2016’daki darbe şaibesi sonrası 3’er aylık periyotlarla ilan edilen ve 7 kez uzatılan “geçici” OHAL, 24 Haziran seçimleri sonrası kullanışlılığının sona ermesiyle birlikte devlet tarafından -beklendiği üzere- kalıcı hale getiriliyor. İktidar partisi AKP’nin Meclis’e sunduğu yasa teklifi, geçici OHAL’den de sert bazı hükümler içeriyor. Yasa taslağında valilere daha da geniş yetkiler tanınırken MİT sorgulanamaz hale getiriliyor, 2015’te çıkarılan İç Güvenlik Yasası ve OHAL’le fiilen ortadan kaldırılan toplantı ve yürüyüşü hakları imkansızlaştırılmak isteniyor.

Söz konusu taslağın birinci maddesinde yer alan teklife göre valilere, “şüphelendikleri kişiler” hakkında 15 gün süreyle ildeki belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlama yetkisinin verilmesi öngörülüyor. Ayrıca yine valilerin kentin belli yerlerinde veya saatlerinde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçlarının seyirlerini kısıtlaması öngörülüyor.

Taslakla eylemlere de “süre kısıtlaması” getirilmek isteniyor. Buna göre, açık alanlardaki toplantılar ile yürüyüşlere “gece vaktinin başlamasıyla birlikte dağılacak şekilde” ifadesiyle “süre sınırlaması” getiriliyor. Zaten iki yılı aşkın bir zamandır fiilen devlet tarafından gasp edilen bu hakkın, kalıcı OHAL yasası ile tamamen ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Kapalı alanlardaki toplantılar ise saat 24 ile sınırlandırılacak. Kalıcı OHAL yasası teklifi ile devletten ihraçların süreceği ve OHAL KHK’si ile işten atılanların tazminat haklarının da ellerinden alınacağı belirtiliyor. Yasa taslağı, halen TC anayasasına göre 48 saatle sınırlanan gözaltı süresini, toplu gözaltılarda 4 güne çıkaracak. Söz konusu gözaltı süresi, çeşitli bahanelerle iki kez uzatılarak fiilen 12 güne çıkarılabilecek.

İktidar partisi AKP’nin Perşembe günü Meclis’e getirerek 48 saat aralıksız görüşmeyi teklif ettiği taslağa, ayrıca devletin istihbarat örgütü MİT ile ilgili “MİT, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışındadır” ibareleri eklenecek ve söz konusu devlet kurumuna soru sorma hakkı engellenecek. Kalıcı OHAL yasasında yer alan bu madde, MİT’in başındaki Hakan Fidan ile ilgili Erdoğan’ın “O benim sır küpüm” sözlerini akla getirdi.

“Geçici OHAL’de” Neler Yaşandı?

18 Temmuz’da kaldırılacağı söylenen “geçici OHAL” 15 Temmuz şaibesinden 5 gün sonra, 20 Temmuz gecesi ilan edilmişti. Başarıya ulaşmış bir darbede hayata geçecek her şeyin fazlasıyla gerçekleşmesi açısından “darbe girişimi” ya da “başarısız darbe” gibi tanımlamaların altını boşaltan 15 Temmuz şaibesi, devletin en tepesinden “Allah’ın lütfu” şeklinde karşılanmıştı. Bu “lütuf” sonrası devletin hayata geçirdikleri ise, başarıya ulaşmış bir darbe ile karşılaştırıldığında “eksiği yok,fazlası var” şeklinde yorumlanabilir.

Devlet iktidarının topluma dayattığı “Başkanlık Sistemi” projesi için kullanışlı bir sıçrama tahtası işlevi gören OHAL’de, toplam 32 KHK yayınlandı. Bu KHK’ler ile on binlerce kişi işsiz kaldı. Gözaltı süresi 30 güne çıkarıldı. Bu süre daha sonra 14 güne indirildiyse de, bir kere daha uzatılma şerhi konuldu. Hızlı yargılama bahanesiyle duruşmaların avukatsız yapılabilmesinin önü açıldı. Yargılanan kişinin ise mahkeme sorgusunun duruşma salonuna getirilmeden yapılabilmesi sağlandı. Gözaltına alınanlar ilk beş gün avukatlarıyla görüştürülmedi. Tutukluluk süresi ise 5 yıldan 7 yıla çıkarıldı.

Hapishanelerdeki tutsaklara “tek tip elbise” dayatması getirildi. “Terör suçu” bahanesiyle binlerce kişiye ve yakınlarına pasaport engeli çıkarıldı, birçoğunun pasaportlarına el konuldu. OHAL öncesi, Meclis’te CHP, MHP, AKP oylarıyla dokunulmazlıkları kaldırılan HDP’li vekillerin hemen hepsi gözaltına alındı, 9 tanesi tutuklandı. Daha sonrası ise dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” oyu veren CHP’nin de bir vekilinin dokunulmazlığı kaldırıldı ve tutuklandı.

94’ü HDP-DBP yönetiminde olmak üzere 99 belediyeye kayyum atandı. HDP-DBP’li belediye başkanlarının çoğu tutuklandı. Yüzlerce basın kuruluşu ve medya organı ile dernek kapatıldı, bazılarının yöneticileri tutuklandı.

Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza atan yüzlerce akademisyen ihraç edildi, İnsan Hakları Derneği, Uluslararası Af Örgütü yöneticileri, avukatlar, gazeteciler gözaltına alınarak tutuklandı, kendileri veya başkaları hakkındaki ihraç kararlarını protesto edenler hakkında ise yüzlerce yıllık hapis istemiyle davalar açıldı.

Devlet, geçtiğimiz yıl sonlarında çıkardığı 696 sayılı KHK ile “şiddet kullanma tekelinden” sokaktaki muhalefete karşı, para-militer çeteler lehine feragat ederek iç savaşa evrilebilecek toplumsal kutuplaşmayı artırmayı hedefledi. Söz konusu KHK ile, 15 Temmuz şaibesinin “devamı” olarak nitelendirilen herhangi bir eylemin “bastırılması” sırasında “kolluk güçlerine yardım ederek” cinayet işleyen çetelerin cezai sorumluluktan muaf tutulması öngörüldü.

OHAL öncesi çıkartılan İç Güvenlik Yasası ile fiilen ortadan kaldırılmak istenen sokak eylemleri, geçici OHAL ile tamamen bitirilmek istendi; ancak başarılı olunamadı. Bu süreçte Ankara Yüksel Caddesi’nde başlatılan KHK karşıtı eylemler ve başka bazı hak arama eylemleri, İnsan Hakları Anıtı’nın ablukaya alınarak “tutsak edilmesine” rağmen sürdü.

1994 ve 2001’deki şok dalgası etkisi yaratan ekonomik krizlerden daha ağırının beklendiği bir kriz karşısında, toplumun sokaktaki olası tepkisine yönelik bir “ön alma” sayılabilecek “kalıcı OHAL’in” bunu ne kadar başarıp başaramayacağını ise önümüzdeki süreç gösterecek.

 

The post Geçici OHAL BİTİYOR Kalıcı OHAL BAŞLIYOR appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/07/18/gecici-ohal-bitiyor-kalici-ohal-basliyor/feed/ 0
Faşist Perinçek’in Seçim Vaadi: “Sürekli OHAL ve Kürt Sorununa Silahlı Çözüm” https://meydan1.org/2018/05/26/fasist-perincekin-secim-vaadi-surekli-ohal-ve-kurt-sorununa-silahli-cozum/ https://meydan1.org/2018/05/26/fasist-perincekin-secim-vaadi-surekli-ohal-ve-kurt-sorununa-silahli-cozum/#respond Sat, 26 May 2018 14:38:21 +0000 https://seninmedyan.org/?p=38729 24 Haziran seçimlerinde ulusalcı-faşist Vatan Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı olan Doğu Perinçek, seçilmesi durumunda, Türkiye’nin savaş halinde olduğu gerekçesiyle, olağanüstü hali (OHAL) kaldırmasının “mümkün olmadığını” söyledi. Perinçek, Kürt sorununun ise “silahla çözüleceğini” belirterek, devletin onlarca yıldır uyguladığı paradigmanın sürdürücüsü olacağının mesajını verdi. Doğu Perinçek, daha önce de dillendirdiği HDP’nin kapatılacağı yönündeki “vaadini” yineledi. Doğu Perinçek ayrıca, 15 […]

The post Faşist Perinçek’in Seçim Vaadi: “Sürekli OHAL ve Kürt Sorununa Silahlı Çözüm” appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

24 Haziran seçimlerinde ulusalcı-faşist Vatan Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı olan Doğu Perinçek, seçilmesi durumunda, Türkiye’nin savaş halinde olduğu gerekçesiyle, olağanüstü hali (OHAL) kaldırmasının “mümkün olmadığını” söyledi. Perinçek, Kürt sorununun ise “silahla çözüleceğini” belirterek, devletin onlarca yıldır uyguladığı paradigmanın sürdürücüsü olacağının mesajını verdi. Doğu Perinçek, daha önce de dillendirdiği HDP’nin kapatılacağı yönündeki “vaadini” yineledi.

Doğu Perinçek ayrıca, 15 Temmuz 2016’daki “darbe şaibesi” ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Şaibeli darbe girişimi ile ilgili Rusya’dan aldıkları istihbaratı AKP  iktidarının yarı-resmi propaganda bültenlerinden Yeni Şafak ile paylaştıklarını belirten Perinçek, bu konuda ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Melih Gökçek ile de bir görüşmeleri olduğunu iddia etti.

The post Faşist Perinçek’in Seçim Vaadi: “Sürekli OHAL ve Kürt Sorununa Silahlı Çözüm” appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/05/26/fasist-perincekin-secim-vaadi-surekli-ohal-ve-kurt-sorununa-silahli-cozum/feed/ 0
Devletin “Kırmızı Kalem”le İşaretledikleri https://meydan1.org/2018/05/07/devletin-kirmizi-kalemle-isaretledikleri/ https://meydan1.org/2018/05/07/devletin-kirmizi-kalemle-isaretledikleri/#respond Mon, 07 May 2018 13:27:21 +0000 https://seninmedyan.org/?p=37103 Aydın Nazilli’de, Alevi Kültür Derneği’nin organize ettiği Erdoğan Emir konserine izin verilmedi. 5 Mayıs Cumartesi günü planlanan konser için kaymakamlık, sonra da emniyete bildiride bulunuldu. Konsere izin vermeyen Emniyet Müdürlüğü’nün, “Bu kişi kırmızı kalemle işaretlidir. Burada bu sanatçıyı çıkaramazsınız.” diye ifade ettiği, aksi takdirde “OHAL kapsamında işlem yapmakla” tehditte bulunduğu öğrenildi. Sakıncalı sanatçıların “kırmızı kalemle” […]

The post Devletin “Kırmızı Kalem”le İşaretledikleri appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Aydın Nazilli’de, Alevi Kültür Derneği’nin organize ettiği Erdoğan Emir konserine izin verilmedi.

5 Mayıs Cumartesi günü planlanan konser için kaymakamlık, sonra da emniyete bildiride bulunuldu. Konsere izin vermeyen Emniyet Müdürlüğü’nün, “Bu kişi kırmızı kalemle işaretlidir. Burada bu sanatçıyı çıkaramazsınız.” diye ifade ettiği, aksi takdirde “OHAL kapsamında işlem yapmakla” tehditte bulunduğu öğrenildi.

Sakıncalı sanatçıların “kırmızı kalemle” fişlendiği, iktidar yanlısı sanatçıların devletin bağrına basıldığı bir süreçte devlet; neyi izlemenin ve dinlemenin “sakıncalı” ve “mübah” olduğuna karar veriyor!

The post Devletin “Kırmızı Kalem”le İşaretledikleri appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/05/07/devletin-kirmizi-kalemle-isaretledikleri/feed/ 0
İstanbul’da KESK OHAL Karşıtı Eylem Gerçekleştirdi https://meydan1.org/2018/04/13/istanbulda-kesk-ohal-karsiti-eylem-gerceklestirdi/ https://meydan1.org/2018/04/13/istanbulda-kesk-ohal-karsiti-eylem-gerceklestirdi/#respond Fri, 13 Apr 2018 13:53:40 +0000 https://seninmedyan.org/?p=35311 KESK İstanbul Şubeler Platformu, İstanbul Valiliği önünde basın açıklaması yaparak emekçilere karşı olan OHAL’in kaldırılmasını istedi. Valilik önünde toplanan KESK’liler “İnsanca yaşam ve iş güvencemiz için OHAL’e hayır” yazılı ozalit açtı. Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Ayfer Koçak basın metnini okudu. Açıklama şu ifadelerle başladı: “Toplum olarak tarihimizin belki de en karanlık döneminden […]

The post İstanbul’da KESK OHAL Karşıtı Eylem Gerçekleştirdi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

KESK İstanbul Şubeler Platformu, İstanbul Valiliği önünde basın açıklaması yaparak emekçilere karşı olan OHAL’in kaldırılmasını istedi.

Valilik önünde toplanan KESK’liler “İnsanca yaşam ve iş güvencemiz için OHAL’e hayır” yazılı ozalit açtı.

Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Ayfer Koçak basın metnini okudu. Açıklama şu ifadelerle başladı: “Toplum olarak tarihimizin belki de en karanlık döneminden geçiyoruz. 20 Temmuz 2016 tarihinden bugüne süren OHAL ile hukuksuzluğun, adaletsizliğin, emeği hedef alan saldırıların merkez üssü haline getirilen bir ülkede hayatta kalma mücadelesi veriyoruz.”

Fişleme, suçlama ve ihbarcılık sistemi esas alınarak 4.218 KESK’linin de ihraç listelerinde yer aldığı hatırlatılan açıklamada AKP’lilerin OHAL ilan edilirken “Bir-iki aya kalmaz kaldırırız, vatandaşa değil devlete OHAL ilan ediyoruz” minvalindeki sözleri hatırlatıldı ve OHAL’in 6 kez uzatıldığına dikkat çekildi.

Açıklama OHAL’in kaldırılması, KHK’ların iptal edilmesi için mücadele çağrısı yapılarak sona erdi. Açıklamanın okunmasının ardından KESK’in Ankara’da yapmak istediği eyleme dönük polis saldırısı teşhir edildi.

 

The post İstanbul’da KESK OHAL Karşıtı Eylem Gerçekleştirdi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/04/13/istanbulda-kesk-ohal-karsiti-eylem-gerceklestirdi/feed/ 0