Putin – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Sat, 10 Apr 2021 09:59:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 Putin’in Montrö Sözleşmesi’ni Koruma Çağrısı https://meydan1.org/2021/04/10/putinin-montro-sozlesmesini-koruma-cagrisi/ https://meydan1.org/2021/04/10/putinin-montro-sozlesmesini-koruma-cagrisi/#respond Sat, 10 Apr 2021 09:59:06 +0000 https://meydan1.org/?p=71376 Putin ve Erdoğan’ın telefon görüşmesinin ardından Kremlin’den yapılan açıklamada “Türkiye’nin Kanal İstanbul’u yapma planları ışığında, Rus tarafı, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması için 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’nin maddelerine uygun olarak, Karadeniz Boğazları’ndaki mevcut rejimin korunmasının önemini vurguladı” denildi.

The post Putin’in Montrö Sözleşmesi’ni Koruma Çağrısı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Putin ve Erdoğan’ın telefon görüşmesinin ardından Kremlin’den yapılan açıklamada “Türkiye’nin Kanal İstanbul’u yapma planları ışığında, Rus tarafı, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması için 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’nin maddelerine uygun olarak, Karadeniz Boğazları’ndaki mevcut rejimin korunmasının önemini vurguladı” denildi.

The post Putin’in Montrö Sözleşmesi’ni Koruma Çağrısı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2021/04/10/putinin-montro-sozlesmesini-koruma-cagrisi/feed/ 0
Çeviri Röportaj|Belarus’ta Anarşistler Diktatöre Karşı Ayaklanmada https://meydan1.org/2020/08/15/ceviri-roportajbelarusta-anarsistler-diktatore-karsi-ayaklanmada/ https://meydan1.org/2020/08/15/ceviri-roportajbelarusta-anarsistler-diktatore-karsi-ayaklanmada/#respond Sat, 15 Aug 2020 19:04:35 +0000 https://meydan.org/?p=62740 Belarus’taki Ağustos seçimleri sonrası yaşanan diktatörlük karşıtı eylemliliklerde örgütlü anarşist hareketin ve toplumsal hareketin durumunu anlatan bir röportaj Crimethinc’de yayınlandı. Crimethinc’in Belarus’taki farklı anarşist örgütlenmelerle yaptıkları bu röportajın Belarus’ta devlet baskısını iyi anlattığını düşünüyoruz. Belarus’taki anarşist yoldaşlarımızın çağrısına ses vererek ve onlarla dayanışmak üzere çevirdiğimiz bu metni sizlerle paylaşıyoruz. Belarus’taki güncel anarşist hareketin durumunu kısaca […]

The post Çeviri Röportaj|Belarus’ta Anarşistler Diktatöre Karşı Ayaklanmada appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Belarus’taki Ağustos seçimleri sonrası yaşanan diktatörlük karşıtı eylemliliklerde örgütlü anarşist hareketin ve toplumsal hareketin durumunu anlatan bir röportaj Crimethinc’de yayınlandı. Crimethinc’in Belarus’taki farklı anarşist örgütlenmelerle yaptıkları bu röportajın Belarus’ta devlet baskısını iyi anlattığını düşünüyoruz. Belarus’taki anarşist yoldaşlarımızın çağrısına ses vererek ve onlarla dayanışmak üzere çevirdiğimiz bu metni sizlerle paylaşıyoruz.

Belarus’taki güncel anarşist hareketin durumunu kısaca paylaşabilir misin?

Pramen: Bazılarınızın duymuş olduğu üzere, anarşist hareket Sovyetler Birliği’nde yok edilmişti. Hareket Sovyet devrinin bitmesine yakın tekrardan doğmuştu. 90’lı yıllarda, anarşistler; ekoloji, emek ve diğer konular etrafındaki mücadelelerde önemli roller oynadılar. O zamandan beri, anarşistler Belarus’ta bazen yükselerek bazen de düşüşe geçerek örgütlendi. En az beş örgütlü anarşist kolektif var: Anarşist Kara Haç, Pramen, Bombalara Karşı Sofralar, Volnaya Dumka Kütüphanesi ve Gerçek Serbest Pazar İnisiyatifi. Hepsi, devlet baskısına karşı çalışmalardan sokaklarda eylem örgütlemeye varıncaya kadar farklı faaliyetleri üstleniyor. Bu örgütlü grupların dışında, anarşist hareketi destekleyen çokça popüler blog var. Ek olarak, bir grup anarşist, üç yıldır varlık gösteren bir matbaa kooperatifi kurdu.

2017’den bu yana pek çok hayal kırıklığı yaşandı. O süreçte, Lukashenko karşıtı ivme kazanan hareketten yana beklentiler yüksekti. Ama sonrasında ayaklanma bastırıldı ve herkes normale döndü. Hapishanede yatmış birçok insan yoksullaştı; birçok anarşist için baskınlar, tutuklamalar ve psikolojik baskı devam ederken normalleşme mümkün değildi. Bazı aktif insanlar, devlet aygıtı yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Yine de bütün baskı ve hayal kırıklıklarına rağmen anarşistler örgütlenmeye devam etti. Hareket hiç de kalabalık değildi. Bütün ülkede aşağı yukarı 100 örgütlü anarşist vardı. 10 milyonluk bir ülkeden birkaç yüz de sempatizan da var sayabiliriz. Ayrıca, 2017 olayları liberal ve milliyetçi gruplara da darbe vurdu; zaten öncesinde de sonrasında da güçlü yapılar değillerdi, çoğu muhalefet partisi de sokak faaliyetlerini söndürdü. Anarşistler yüksek ihtimalle 2017’den beri hâlâ sokaklarda olan aktif tek güç.

Biz kendi kolektifimizde medya işleri ve propaganda çalışması yürütüyoruz. Bazı diğer gruplar da antikapitalist ve anti otoriter bir temelde eylemler örgütlüyor.

Sınıf terimleriyle konuşacak olursak, Belarus anarşist hareketinin çok fazla öğrenci içermediğini belirtmemiz gerekir. Hareket, çoğunlukla işçi sınıfının farklı kısımlarından insanların bir araya gelmesiyle oluşuyor.

Anarşistler bunca baskıya rağmen örgütlenmeye nasıl devam edebildiler? Dünyanın farklı coğrafyalarında şu ana kadar böyle bir baskıya henüz maruz kalmamış ama gelecekte maruz kalabilecek anarşistlere tavsiyelerin var mı?

Pramen: Belarus’taki anarşistler geçtiğimiz yıllar boyunca oldukça farklı taktikler kullandılar. En önemlisi, radikal kolektiflerin hemen hepsi yeraltına geçti. Örneğin hiç kimsenin, birinin kolektifimizin bir parçası olup olmadığını bilme yetkisi yok. Aynı kural diğer gruplar için de geçerli. Şimdiki protestolar gibi bazı eylemleri beraber örgütlüyoruz ancak sokaktaki herkes örgüt yapılanmasıyla değil ya birey ya da inisiyatif grupları olarak eylemlere katılıyor. Bu durum örgüt içi iletişimi karmaşıklaştırıyor ancak bizi, bütün hareketin yapısını bilen bir köstebek yüzünden zor duruma düşmekten koruyor.

Anarşist sokak hareketlerinin bir zaman sınırı oluyor. Genelde polisin gelmesinden önce maksimum 10-15 dakikamız var.

Yeraltından çalışma yürütmek yeni insanları harekete dahil etmeyi zorlaştırıyor. Bu sebeple bazı gruplar anarşistler için giriş kapısı olma işlevini yerine getiriyor, örneğin herkes bir punk konserine gidebilir ve oradan örgütlü anarşist harekete katılmanın yollarını öğrenebilir.

Ayrıca, bazı insanların toplumu etkileyebilecek halk figürü olma amacıyla yeraltından çıktıklarından bahsetmekte fayda var. Röportaj veriyorlar, medyayla görüşüyorlar ve farklı konular üzerine youtube videoları hazırlıyorlar. Bazen polisle sorun yaşıyor olsalar da görünen o ki hâlâ ifade edebileceğiniz bazı şeyler var. Devrime çağrı yapmak bir sorun alabilir ama görünüşe göre doğrudan demokrasi ve iktidarın merkezsizleşmesi çağrısı sorun olmuyor.

Belarus’taki Anarşist Kara Haç’ın uzun süredir varlığını koruması önemli bir noktayı işaret ediyor: yoldaşlarına sadece eylemliliklerde ya da doğrudan eylemlere katıldığında değil aynı zamanda parmaklıklar ardında da güvenebilirsin. Bu, hareketi daha da güçlendiren önemli bir psikolojik faktör.

Anarşist harekete katılanlar ilk günlerinde beri var olan baskı ihtimallerinin elbette farkındalar. Yani onlar sadece boş zamanlarında siyaset yapmak isteyen ortalama öğrenciler değiller. Katılımcılar en küçük şey için bile hapsedilebileceklerinin gayet farkındalar. Hayatını da buna göre örgütlersin:

Yaşadığın yeri temiz tutmayı öğrenmelisin ki hiçbir şey sana karşı kullanılamasın.

Hem fiziki hem de sanal güvenlik kültürünü öğrenmeli ve öğretmelisin.

Yoldaşlarını zor durumlarda tanırsın ve bu aranızda çelikten de daha güçlü bir bağ yaratır.

Belarus’taki Ağustos seçimlerine karşı olan hareketin bileşenleri nelerdir? Katılımcıların politik tavrı nedir? Aralarındaki güç dengesi nasıl?

Pramen: Seçim meselesi başlı başına saçmalık. Çoğu muhalefet lideri aslında protestoların ana kurgusuna karşılardı. İnsanlara evde kalın çağrısı yapıp daha iyi bir zamanda ayaklanmaları için beklemelerini söylediler. Yaşlıların birçoğu evde kalın çağrısına uydu ve herhangi bir eylemliliğe katılmadı.

Öte yandan bu politik karardan doğan boşluğu daha küçük gruplar ve Telegram kanalları doldurdu. Sonuçta, siyaset, partilerden halka kaydı. Bu yaz, Lukashenko karşıtı hareket o kadar büyüktü ki anarşistler var olan bu hareketin çok küçük bir kısmını temsil eder duruma geldiler.

Yaşananların net politik taleplerle bir ilişkisi yoktu. Seçimler etrafında örgütlenmiş, özelleştirme veya kamulaştırma gibi talepleri olan herhangi bir politik veya ekonomik platform yoktu. İnsanlar sadece diktatörlüğü yıkmak için örgütleniyorlardı. Bu kadar basit. Bu basitlik birçok insanı sokağa döktü. Bugün Lukashenko’ya karşı duyulan bıkkınlık hiç olmadığı kadar yüksek düzeyde. Bugün, herhangi bir siyasi grup, örgüt veya parti bu protestoların gücünü yönlendiremez.

Şu an ki durumda, Lukashenko karşıtı hareket sokakta kimin varlık gösterdiğine bağlı olarak herhangi bir yöne gidebilir.

Bazı büyük medya kuruluşları tarafından doğrudan demokrasi çağrıları yapıldığını bildirmekte de fayda var. En azından Belarus’taki insanların bir kısmı Lukashenko’nun diktatör olduğunun farkında ama diktatörlük karmaşık bir yapı. Bu yapıyı başka bir başkanın eline verirsek senaryo kendini tekrar edecek.

Anonim: Belarus’taki siyasi yaşam yıllardır otoriter iktidar tarafından yıpratıldı. Var olan partiler sadece var olmak için varlar. İnsanlar onların varlığından neredeyse habersizler ve onlara güvenmiyorlar.

Bilindik şakadaki gibi: Eğer bir gün kendinizi işe yaramaz hissederseniz, bilinen karar alma mekanizmalarının hiçbirinin işe yaramadığı Belarus’ta bile bir Başbakan olduğunu hatırlayın.

Muhtemelen insanları birleştiren ve güçlü bir hareket yaratmalarına yardımcı olan şeylerden biri, bu mücadelenin seçimler sırasındaki gündelik siyasetle ilgilenmeyen karakteridir. İnsanlar her zamanki soytarılıktan farklı bir şey gördüler. Lukashenko’nun bu seçimdeki en büyük rakibi olan Tikhonovskaya, hapisteki kocasının peşinden partiyi devralan ve tek siyasi programı Başkan olduktan altı ay sonra adil seçimler düzenlemek olan bir eş olarak birdenbire ortaya çıktı. İnsanlar 26 yıl “sosyal devlet” içinde hayatta kaldıktan sonra, sosyalizme inanmıyorlar. Sovyet geçmişinden, televizyonda ve günlük hayatta devam eden komünizm yanlısı söylemden sonra, insanlar komünizm konusunda şüpheci. İnsanların istediği şey yılların- hem ideolojik hem ekonomik, ama her şeyden önce ekonomik- baskısına son vermek. Siyasi olarak hiç de fanatik değiller. Bu olayların arka planında bazı siyasi aktörler var ama neredeyse görünmezler.

Ne yazık ki anarşistler hakkında da neredeyse aynı şeyi söyleyebiliriz- anarşistlerin az sayıda olması ve hareketin kendisine odaklanılması nedeniyle, anarşistler bu protestoyu gerçekten yönetemezler.

En azından Belsat TV’den bir muhabire göre, anarşistlerin Minsk’te 9 Ağustos protestolarında önemli bir rol oynadığını duyduk. Bu doğru mu?

Pramen: Anarşistler bu protestolarda oldukça önemli bir rol oynuyorlar. Örgütlü inisiyatiflerin barikatlar kurduğunu, daha büyük insan kalabalıklarının şehirde dolaşmasını ve gerektiğinde polisle çatışmasını sağlamaya çalıştığını görüyoruz.

Ancak bunlar bile, halkın sokaklarda gösterdiği yaratıcılığın gölgesinde kalıyor. Anarşist harekette inisiyatif dediğimiz şey, toplumda doğal olarak var olan bir şeydir- örneğin arkadaşlar eylemlere birlikte giderler ve çoğu zaman önceden ne yapmaları gerektiği hakkında konuşurlar. Yani, barikatlarda polislerle çatışan herhangi bir siyasi akımla bağlantısı olmayan pek çok genç görebilirsiniz.

Stratejiye gelecek olursak… Ana hedef çok basit- diktatörü devirmek. Protestolara katılarak, yatay örgütlenme ve merkezsizleşme fikirlerini yaymak. Çatışmalar sırasında bile insanlar broşürleri kalabalığın arkasındaki eylemcilere dağıtıyor. Politikacılar ve büyük liderler olmadan insanlar Lukashenko’yu devirmeyi başarırsa, bunun ülkedeki otoriter eğilimlere güçlü bir darbe indireceğine dair bir inanç var. Aynı zamanda bu toplumdaki öz örgütlenme ve dayanışmaya da büyük bir katkı sağlayacaktır.

Bu devrimin özgürlükçü bir devrim olmayacağını herkes biliyor. Devleti yıkamayacağız. Bununla birlikte, anarşistler olarak özgürlüğe doğru daha fazla ivme ile ortaya çıkmak için fikirlerimizi olabildiğince yaymaya çalışabiliriz.

Lukashenko ile protestocular arasındaki bu hesaplaşmanın nasıl sonuçlanacağına dair farklı senaryolar nelerdir?

Pramen: Tek bir senaryo umuyoruz – Lukashenko’nun işinin bitmesi. Şiddetin düzeyine bağlı olarak öldürülebilir ya da Doğu Bloku’nda devrilen birçok arkadaşı gibi kaçabilir. Hepimizin uğruna savaştığı senaryo bu.

Başka bir senaryo daha var: Lukashenko’nun kalması. Bu durumda, eylemler yatıştıktan sonra büyük bir baskı yaşanacaktır. Yüzlerce kişi yargılanacak ve uzun yıllar hapis cezasına çarptırılacaktır. Siyasi tutsak listesi çok hızla büyüyecek. Anarşistler kesinlikle bu listede yer alacaklar.

Baskı, ülkedeki her türlü siyasi yaşamı yok edecek. Hükümete tehdit oluşturabilecek her şey imha edilecek. Grupların çoğu aslında eylemlerin tamamen içinde olduğu için, anarşist hareketin bu baskıdan sağ çıkıp çıkmayacağı ise belli değil.

Hareketin çöküşü Belarus toplumunu düşüşe götürecektir. Pek çok insan kesinlikle ülkeden kaçacak. Siyasi ve toplumsal muhalefetin yokluğunda, ekonomik krizle insanların geliri düşürecek ve çalışan nüfus için daha fazla zorluk ortaya çıkacaktır.

Ancak en kötü durum senaryosu hakkında düşünmek istemiyoruz çünkü en iyi senaryo için savaşıyoruz ve hepimiz geri dönüşün olmadığını biliyoruz.

Tikhanovskaya’nın kaçısı hareketi nasıl etkileyecek?

Anonim: İnsanlar çoğunlukla kendileri için, özgürlükleri ve yaşamları için mücadele ediyorlar. Bazıları onu hâlâ sürgünde bir başkan olarak görüyor. Bazıları ise asla gerçekten umursamadı. Şu anda herkesin en çok ilgilendiği şey, hapse atılanların kaderi ve canını ya da sağlığını feda edenlerin adına onların mücadelesini sürdürme sorumluluğudur. Her şeyin insanların ruhuna bağlı olduğuna inanıyorum- yani şu anda yaşadıkları tüm şiddet ve zulme rağmen mücadeleyi sürdürmeye hazır olup olmadıklarına.

Rusya’nın bu durumda Lukashenko’yu gönülden desteklemediğini gördük. Putin’in stratejisini burada nasıl görüyorsunuz? Protestocular Lukashenko’yu iktidardan düşürürse Rusya ve bölgedeki başka yerler için ne gibi sonuçlar olabilir?

Pramen: Putin’in kafasında ne olduğu net değil. Belarus’u bir tür uydu devlete indirgeyecek bir anlaşmaya ulaşmak için Lukashenko’nun zayıflamasını bekliyor olabilir. Aynı zamanda Putin, Ukrayna ve Suriye’de olanlardan dolayı gerçekten hayal kırıklığına uğradı- siyasi analistlerinin planları beklediği gibi işlemiyor. Günün sonunda hiçbir şey onun Rus ordusunu Belarus’a yürütmesine ve Belarus’un Rusya’nın bir parçası olduğunu ilan etmesine engel değil.

Putin, Belarus’u tekrar Rus devletine entegre etmek amacıyla Lukashenko ile uzun süredir oynuyor. Bu hiçbir zaman işe yaramadı, bu yüzden Lukashenko’yu desteklememe; olayları akıllıca bir şekilde yönlendirmeye çalışmak siyasi bir karar olabilir. Şu anda, Putin Lukashenko’yu sahip olduğu her şeyle desteklerse ve Lukashenko hala kaybederse, Belarus toplumu tamamen Moskova’ya karşı olacaktır. Dolayısıyla Putin için, işler netleşene kadar mesafeyi korumak iyi bir taktik olabilir.

Anonim: Putin, Lukashenko’yu zaferinden ötürü ilk tebrik eden ve seçim sonuçlarını onaylayanlardan biriydi. Mesajında, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirme çağrısında bulundu. Lukashenko’nun konumu şu anda çok zayıf. Seçimler sırasında gösterdiği vahşet sonucunda Avrupa Birliği desteğini ve diplomatik gücünü kaybetti. Şimdi doğulu abisinin desteğine ihtiyacı var. Bu, Rusya için çok iyi bir durum. Daha fazla masraf yapmadan Rusya, etkisini Belarus’a yayabilir. Putin’in, eylemleri bastırmak için askeri güçler göndermek dahil Lukashenko’yu iktidarda tutmak amacıyla mümkün olan her şeyi yapması olası görünüyor.

Aynı zamanda, protestolar Lukashenko’yu iktidardan ederse, herhangi bir tahminde bulunmak için dikkate alınması gereken çok fazla faktör var. Senaryo askeri müdahale ve işgalden, Rusya’nın Belarus’taki yeni durumu müdahale etmeden kabul etmesine kadar değişiyor.

Batı’da Lukashenko’yu destekleyen kendi kendini “anti-emperyalistler” ilan edenlere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Pramen: Pekâlâ… uzun cevap şu. Örneğin Lukashenko’nun bu bölgedeki emperyalist Rus projesinin bir parçası olduğunu açıklayabiliriz. Moskova tarafından Kremlin’e olan sadakatinden dolayı destekleniyor- ve bölgede iktidarı elinde tutan imparatorluğun iradesiyle iktidarda olan bir başkanın “anti-emperyalist” hiçbir yanı yok. Sanırım anlattığınız türden eleştirmenler, devletin Belarus’ta sunduğu iddia edilen sosyal faydaları da seviyor. Ancak araştırmanızı yaparsanız, Lukashenko’nun aslında yıllardır bu ülkedeki sosyal programları yok ederken, insanların herhangi bir şekilde kendi kendini örgütlemesine engel olduğunu keşfedeceksiniz. Örnekleri saatlerce açıklamaya devam edebiliriz.

Ama ne var biliyor musun? Otoriter solcular, tartışmaları dinlemezler. Onlar inananlardır. Bazı insanların bir dine inandığı gibi “hakikatlerine” inanırlar. Ne kadar iyi tartıştığınızın onlar içi bir önemi yok, kendi konumlarını koruyacaklardır.

Kısa cevaba geçecek olursak: “Defolup gidebilirler.” Ancak yine de web sitemizde daha yapıcı şeyler okuyabilirsiniz.

Anonim: Lukashenko’nun şansı olsaydı, kendi imparatorluğunu kurardı. Konuşmalarını anlayabilseydiniz, ihtişam yanılsamalarından muzdarip olduğunu anlayabilirdiniz. “Muzdarip” muhtemelen yanlış kelime, çünkü bu yanılsamalar hoşuna gidiyor. Bu politik figürde hiçbir şekilde anti-emperyalist herhangi bir şey yok.

Belarus’taki hareketin faşistlerden oluştuğunu iddia eden bazı “anti-emperyalistler” gördük. Birçok göstericinin salladığı bayrağın, örneğin Belarus’taki Nazilerin işgali ile ilgili olduğu iddiaları var.

Anonim: Beyaz-kırmızı-beyaz (WRW) bayrağının belgelenen ilk kullanımı on dördüncü yüzyıla kadar uzanıyor. Bugünlerde, modern devlet bayrağına ve Lukashenko’nun Belarus’una karşı Belarus’un kendi kaderini tayininin bir sembolü olarak kullanılmaktadır, çünkü Lukashenko şu andaki Belarus’un resmi bayrağının mimarıdır.

Bayrağı Nazilerle ilişkilendiren argümanın nereden geldiğini anlıyorum. Belarus’un İkinci Dünya Savaşı’nda Alman faşistleri tarafından işgali sırasında çok karmaşık bir durum vardı. Belarus, o dönemde Belarus’un ulusal kimliğini yok etmeye çalışan Sovyet hükümeti tarafından şiddetle ezildi. Örneğin, 1933’te Sovyet hükümeti, Belarus dilinde alfabenin Latince’den (Polonya diline çok benzeyen bir alfabe) Kiril alfabesine değiştirildiği acımasız ve gerekçesiz bir reform uyguladı. Birçok insan baskı gördü. Bu koşullarda, Alman ordusu yaklaşırken ve Sovyet hükümeti panik içinde kaçtığında, bazı insanlar sözde Belarus Merkez Konseyi oluşturmaya çalıştı. Onlar işbirlikçiydiler, ancak güdüleri Alman Nazileri desteklemek ve kabul etmek değil, ulusal egemenliğe dayanan bir varlık yaratma şansı yakalamaktı. Konsey iki yıldan az bir süre varlığını sürdürdü. Bugün WRW bayrağını kullanan insanlar, bu tarihi olayların çoğu zaman farkında bile değiller. WRW bayrağı, tarih boyunca birçok devrimci tarafından çeşitli baskı dönemlerinde kullanılmış ve Belarus halkının zihninde Alman Nazileriyle hiçbir ilgisi olmayan bir bayraktır.

Kürdistan ile paralellik kurabilirim. Suriye’nin ve Suriye rejiminin devlet bayrağı var, bir yandan da Kürdistan bayrağı var. Aynı şekilde insanlar, Lukashenko’nun devletçi ve sadece başkanlığı sırasında kullanılan bayrağını her şeyin onu devirmekle ilgili olduğu bu mücadelede kullanmaktan kaçınıyor ve beyaz-kırmızı-beyaz olan bayrağı kullanıyor.

Elbette, eylemlerde çok çeşitli siyasi görüşlere sahip insanlar var. Çoğu kendisini politik olarak tanımlamıyor. Madenciler, yozlaşmış eyalet hükümetine ve patronlarının yarattığı sömürüye katılmadıkları için greve gittiklerinde onların komünist, anarşist veya liberal olarak tam siyasi kimliklerini belirlemeye çalışır mıyız? Yüzbinlerce insanın son çeyrek asırdır aşağılama, sömürü ve baskıdan muzdarip olan bu büyük kalabalığı tanımlamaya çalışmak bana gülünç geliyor. Benim için apaçık tek bir faşist var: Lukashenko.

Dünyanın diğer bölgelerindeki anarşistler, Belarus’taki yoldaşları desteklemek için ne yapabilir? Şu anda baskı altında olanları destekleyecek somut yapılar var mı? Uluslararası dayanışmanın odaklanabileceği noktalar var mı?

Pramen: Dayanışma eylemleri yapabilirsiniz. Birçok dayanışma eylemi. Bize dayanışma eylemlerinizin fotoğraflarını gönderin. Dışarıdan destek sadece anarşist yüreklere değil, sokaktaki herkesin yüreğine ilham veriyor. İnsanlar yalnız olmadıklarını görüyor. Bu metni okuduktan sonra, basit bir afiş hazırlayın, arkadaşlarınızı bir araya getirin ve bir fotoğraf çekin. Bu en fazla birkaç saatinizi alır.

Daha fazla zamanınız ve enerjiniz varsa- yaratıcı olun. Belarus kapitalist bir devlet. Belarus devletini temsil eden birçok büyükelçilik var. 2010 yılında Rusya’da bazı cüretkâr anarşistler Belarus Büyükelçiliği’ni işgal etti. Bu uygulanabilecek fikirlerden biri olabilir. Yaratıcı olun- ve yaratıcılığınız sayesinde, dayanışmanızda ciddi olduğunuzu bileceğiz!

Ve teknoloji meraklısıysanız, internet ile ilgili sorunlarda bize yardım etmeye başlayın. Bugünlerde Belarus’ta parası olan insanlar internete eylemcilerden daha kolay erişebiliyor. Ücretsiz VPN ve diğer çözümler çalışmıyor ve bu konuda çok yardıma ihtiyacımız var çünkü internetin olmayışı çok fazla örgütsel çabayı engelliyor.

Anonim: Pek gerçekçi olmasa da en iyi destek buraya gelmek ve protestolara doğrudan katılarak desteklemek olacaktır. Yanımızda cesur ve kararlı insanlara ihtiyacımız var. Diğer bir yol da eylemcilerimizle deneyim ve fikirleri paylaşmaktır- sizin hayal gücünüze ve yaratıcılığınıza ihtiyacımız var!

Ayrıca birçok kişi Belarus ve buradaki gerçek durum hakkında pek bir şey bilmiyor. Buradaki mücadeleyi şekillendiren Sovyet sonrası bağlamda gerçeklik, zihniyet ve düşünce tarzı farklı. Çoğu zaman, insanlar buradaki ve Batı’daki siyasi yaşam arasındaki farkları anlamada başarısız oluyorlar.

Son olarak, kendi ülkelerinizde dayanışma eylemleri düzenleyebilirsiniz. Hepimiz biriz. Her şeyden önce ihtiyacımız olan şey, herhangi bir zamandaki dünya mücadelesidir.

Bizi ayrıca Anarchist Black Cross üzerinden de destekleyebilirsiniz.

Özellikle anti-otoriter bir bakış açısıyla, Belarus’taki olaylarla ilgili güvenilir haberler için insanların takip etmesi gereken web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını listeleyebilir misiniz?

Pramen: Takip edilmesi gerekenler:

Anarşist Medya Kolektifi

Anarşist Kara Haç/Belarus

Her ikisi de İngilizce içeriklidir; diğer kolektifler sosyal ağlarda sadece Rusça yazıyor. Bu web sitelerinde, sosyal ağ bağlantılarını da bulabilirsiniz. İnsanları güncel tutmak için elimizden geleni yapıyoruz!

Şahıslara gelirsek, örneğin @bad_immigrant’ı twitter veya chaos.social üzerinden takip edebilirsiniz. Şu anda süreç hakkında İngilizce tweet atıyor.

Sosyal ağlarınızda #belarus hashtag’ini takip edebilirsiniz. Rusça metinleri deepl üzerinden okuyabilirsiniz.

ABC (Anarşist Kara Haç)-Belarus’a maddi destekte bulunabilirsiniz. Çünkü şimdiden 5000’den fazla kişi gözaltına alındı ve kimse yakında kaç tane daha gözaltı olacağını bilmiyor.

Ve birkaç gün içinde Lukashenko’nun düşeceğini ve ölülerimizi hatırlayıp yaşamı kutlayacağımız büyük bir parti vereceğimizi umalım!

Barikatlarda görüşmek üzere, Yoldaşlar!

Anonim: Şu anda, insanların günlük eylemlerden gerçek zamanlı olarak video ve fotoğraf gönderdiği birçok Telegram kanalı da var. Bunlar anarşist alanlar değiller, ancak şu anda sokaklarda olup bitenlerin genel bir resmini sunmaya yardımcı olabilirler:

https://t.me/nexta_live
https://t.me/belteanews
https://t.me/belamova

Çeviri: Burak Aktaş

The post Çeviri Röportaj|Belarus’ta Anarşistler Diktatöre Karşı Ayaklanmada appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/08/15/ceviri-roportajbelarusta-anarsistler-diktatore-karsi-ayaklanmada/feed/ 0
Putin İçin Suriye, Ürettikleri Yeni Silahları Test Alanı https://meydan1.org/2020/04/09/putin-icin-suriye-urettikleri-yeni-silahlari-test-alani/ https://meydan1.org/2020/04/09/putin-icin-suriye-urettikleri-yeni-silahlari-test-alani/#respond Thu, 09 Apr 2020 17:25:54 +0000 https://meydan.org/?p=56989 Devletler için insanların yaşamlarının hiçbir önemi yoktur. Örneğin 2. Dünya Savaşı Öncesi Hitler, kendi ürettikleri silahları deneme amacıyla İberya ve İspanya’da kullanmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bugün bu yönde bir açıklama gerçekleştirdi. Putin, kendilerinin ürettikleri yeni silahları Suriye’de kullanarak deneyim elde ettiklerini söyledi. Rusya’nın yeni silahlarını Suriye’de test ettiğini söylemekte herhangi bir sıkıntı […]

The post Putin İçin Suriye, Ürettikleri Yeni Silahları Test Alanı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Devletler için insanların yaşamlarının hiçbir önemi yoktur. Örneğin 2. Dünya Savaşı Öncesi Hitler, kendi ürettikleri silahları deneme amacıyla İberya ve İspanya’da kullanmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bugün bu yönde bir açıklama gerçekleştirdi. Putin, kendilerinin ürettikleri yeni silahları Suriye’de kullanarak deneyim elde ettiklerini söyledi.

Rusya’nın yeni silahlarını Suriye’de test ettiğini söylemekte herhangi bir sıkıntı görmeyen Putin, “Suriye’de yerli silahların kullanımında deneyim elde ettik. Suriye’de parlak bir şekilde kendini gösteren yerli silahların savaş esnasında kullanımında elde edilen başarılı deneyim lehimize oynuyor. Etkinliği, keskinliği, güvenilirliği ve yeteneği küresel silah pazarındaki talebi belirleyen niteliklerdir. Rus askeri teçhizatının rekabet gücünün ve talebinin devam edeceğinden eminim.” ifadelerini kullandı.

Putin ayrıca, diğer devletlerle askeri-teknik iş birliği komisyonu toplantısında kendi propagandasını gerçekleştirdi. Gerçekleştirdikleri silah ticaretini öven Putin, “Yurt dışına değeri toplam 15 milyar doların üstünde askeri ekipman sevk ettik. Sipariş portföyümüz bugün 55 milyar dolardan fazla. Yaklaşık 100 ülke ile iş birliğimiz söz konusu.” dedi.

The post Putin İçin Suriye, Ürettikleri Yeni Silahları Test Alanı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/04/09/putin-icin-suriye-urettikleri-yeni-silahlari-test-alani/feed/ 0
Çavuşoğlu, Erdoğan ve Heyetinin Bekletildiğini Kabullenemiyor https://meydan1.org/2020/03/10/cavusoglu-erdogan-ve-heyetinin-bekletildigini-kabullenemiyor/ https://meydan1.org/2020/03/10/cavusoglu-erdogan-ve-heyetinin-bekletildigini-kabullenemiyor/#respond Tue, 10 Mar 2020 20:29:59 +0000 https://meydan.org/?p=55832 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçtiğimiz hafta TC Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve heyetini Kremlin Sarayı’nda yaklaşık iki dakika beklettiği görüntüler servis edilmişti. Anadolu Ajansı Editör Masası’nda soruları yanıtlayan Çavuşoğlu, Erdoğan’ın kamera görüntülerine rağmen kapıda bekletildiğinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. “Cumhurbaşkanımız bir dakika beklediyse Putin de öbür tarafta bir dakika bekledi. Bundan bir şey çıkarmaya çalışmak ucuz […]

The post Çavuşoğlu, Erdoğan ve Heyetinin Bekletildiğini Kabullenemiyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçtiğimiz hafta TC Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve heyetini Kremlin Sarayı’nda yaklaşık iki dakika beklettiği görüntüler servis edilmişti.

Anadolu Ajansı Editör Masası’nda soruları yanıtlayan Çavuşoğlu, Erdoğan’ın kamera görüntülerine rağmen kapıda bekletildiğinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. “Cumhurbaşkanımız bir dakika beklediyse Putin de öbür tarafta bir dakika bekledi. Bundan bir şey çıkarmaya çalışmak ucuz politika.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kendilerini bekletenleri değil beklediklerine dair görüntüleri kronometre eşliğinde yayınlayan Rus medyasını saygısız olmakla suçladı.

TC’nin Rus uçağını düşürdüğünü hatırlatma ihtiyacı hisseden Çavuşoğlu “Geçmişte uçak düşürme hadisesinden sonra da çok ciddi kara propaganda yaptılar. Sonra ne oldu? Hepsini yediler, yuttular.” dedi.

The post Çavuşoğlu, Erdoğan ve Heyetinin Bekletildiğini Kabullenemiyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2020/03/10/cavusoglu-erdogan-ve-heyetinin-bekletildigini-kabullenemiyor/feed/ 0
Niyet Yine Devlet: Medeniyet Devlet – Murat Devres https://meydan1.org/2019/06/13/niyet-yine-devlet-medeniyet-devlet-murat-devres/ https://meydan1.org/2019/06/13/niyet-yine-devlet-medeniyet-devlet-murat-devres/#respond Thu, 13 Jun 2019 06:44:12 +0000 https://test.meydan.org/2019/06/13/niyet-yine-devlet-medeniyet-devlet-murat-devres/ Bazı tarihçiler, ki bunların arasında en etkili geleneğe sahip olanlarından birisi de İbn Haldun’dur, tarihin döngüsel olduğunu düşünürler. Hatta çoğu dile yerleşmiş olan “tarih tekerrür eder” deyimi belki de içinde anlamamız gereken bir gerçeği de barındırmaktadır. Ancak tekrarlanmak anlamına gelen “tekerrür” yerine “tarih kafiyeli olmaya meyillidir” desek belki de hür düşünceye daha büyük bir manevra […]

The post Niyet Yine Devlet: Medeniyet Devlet – Murat Devres appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Bazı tarihçiler, ki bunların arasında en etkili geleneğe sahip olanlarından birisi de İbn Haldun’dur, tarihin döngüsel olduğunu düşünürler. Hatta çoğu dile yerleşmiş olan “tarih tekerrür eder” deyimi belki de içinde anlamamız gereken bir gerçeği de barındırmaktadır. Ancak tekrarlanmak anlamına gelen “tekerrür” yerine “tarih kafiyeli olmaya meyillidir” desek belki de hür düşünceye daha büyük bir manevra alanı bırakabiliriz. Zira bugünü anlamak için hem geçmiş dönemlerle karşılaştırma yapmalı hem de bugünün kendine has dinamiklerini göz önünde bulundurmalıyız.

Tarih ve Devletlerin Krizi

2020’ye altı ay kaldı. Modi beş yıl daha Hindistan’ın başına seçildi. Camileri bombalamak isteyen Hindu milliyetçileri pek bir sevindi. Kuzeyde Xi Jinping de Mao ve Deng Xiaoping’den sonra Çin Komünist Partisi’nin istikametini kendi elleriyle şekillendirebilecek bir pozisyonda ve görünen o ki Neo-konfüçyen bir vizyon güdüyor. Putin’in ne Avrupa ne Asya medeniyetlerine ait olmayan Slav ve Ortodoks Hristiyan Avrasya medeniyeti inşa edilmeye devam ediliyor. Okyanus ötesindeki Beyaz-Hristiyan Batı medeniyetini yeniden kendi kanatları altında diriltmeye çalışan ve büyük ihtimalle yeniden seçilmek için de kendine 2003’teki gibi bir savaş arayan Trump da bu listeye ekleniyor.

Tabii ki soru şu: Ne oldu? Francis Fukuyama’ya göre Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın bitimiyle Batı tarzı liberal-demokrasi ve serbest-pazar ekonomisi muzaffer olmayacak mıydı? Tarih bitecek, artık herkes Batı-medeniyeti çizgisinde yürüyecekti. Japonya ve Kore bunların mükemmel birer örneğiydi. Bu coğrafya da zamanında “Küçük bir Amerika olmak” gibi söylemleri olan politikacıları gördü.

Olan şuydu; yerel dinamiklerin içinde acı çekip kavrularak yükselen iktidar hırslı sosyopatlar, karizmatik iletişim güçleri ve zayıf bireysel prensipleri doğrultusunda kurdukları ağları kullanarak eriştikleri mutlak hakimiyet pozisyonunda, bu konumlarını kaybetmemek için kendilerine çok kuvvetli bir araca başvurdular: Medeniyet.

İnsanlık tarihinin neredeyse tüm acılarının müsebbibi olarak da addedebileceğimiz bu kavram, bazılarına göre ise insanlığın en güzel eserlerinin üreticisidir. Kentleşme ve dolayısıyla hiyerarşi ile rekabetin beraberinde gelen medeniyet unutulmamalıdır ki kölelik düzeni üzerine kuruludur.

Zaten yirminci yüzyılın sonunda ve yirmi birinci yüzyılın başında sözde sosyalist post-modern akademik camianın durmadan, yorulmadan, yılmadan eleştirdiği Samuel Huntington da zamanında Fukuyama’ya zıt olarak “Tarih’in bitmediğini, ancak bir parantezden (Soğuk Savaş) sonra eski fay hatlarının yine kırılmaya başladığını” söylemişti. Son otuz yıl içinde Balkanlardan Bangladeş’e kadar çoğu yerde haklı çıktı…

Yanlış anlamayın, Huntington ve onun çizgisini devam ettirenler hiç de masum insanlar değil ve bu söylemi şekillendirmelerinin bir nedeni var; bu da çağdaş devletin içinde olduğu kriz.

Evet çağdaş devlet krizde. Zaten her zaman krizde. Krizde olmayan devlet zaten çöker. Zira devletin var olma sebebi tahayyül edilen bir krizdir. Söylenen ama görülmeyen bir düzensizliğin içinden doğduğu söylenen devlet, bireylerin kendileri özgür düşünme hakları geliştirdiği müddetçe zayıflamaya devam ediyor.

Devlet için kriz Soğuk Savaş bitince tam anlamıyla başladı. Rakibin biri pes edince öteki tam anlamıyla kazanmadı, çünkü ortada aslında kazanılacak bir şey yoktu.

On dokuzuncu yüzyıl İmparatorluklar çağıydı, yirminci yüzyıl ulus-devletlerin çağı olacaktı. İkinci Dünya Savaşı ve ertesinde oluşan küresel düzen bu projenin ölü doğmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler, Nato ve Avrupa Birliği gibi işe yaramaz uluslararası kuruluşlar ulus-devletlerden oluşan birleşmiş bir kapitalist dünya projelerini gerçekleştiremediler.

Çözüm: Ulus-Devlet Öncesine Dönmek. İşte Bu da Medeniyet-Devlet Demek

Financial Times’taki yazısında Gideon Rachman 21. yüzyılda “ulus-devlet”in yerini alacak medeniyet-devlet için şöyle bir tanım yapıyor: “sadece tarihi bir bölgeyi, tek bir dili veya bir etnik grubu değil ama kendine münhasır bir medeniyeti temsil ettiğini iddia eden bir devlet”. Peki listesinde kimler mi var? Hindistan, Çin, Rusya, Amerika ve Türkiye.

Yaşadığımız coğrafyada bu medeniyet-devlet deneyiminin ne demek olduğunu zaten her gün sokakta hissediyoruz. Özgürlükten, adaletten muaf, dışlayıcı bir düzen.

“Çin Hükmettiğinde Dünyayı Neler Bekliyor?” adlı kitabın yazarı Martin Jacques “civilization-state” olarak damgaladığı medeniyet-devlet fikrini Çin üzerinden şekillendiriyor. Burada öne çıkan en önemli husus halkın birliği ve hükümetle olan yüksek birleşmeleri. Örneğin Batı’da hükümetin belli bir mesafede tutulmasından yana bir gelenek varken Çin’deki anlayış çok daha değişik. Hükümet Çinliler için aile reisi ile eş anlamlı. Bu Batı ile Doğu arasında bulunan devlet-toplum ilişkisindeki kültürel farklardan kaynaklanıyor… Diyor Jacques…

Peki bu neden önemli?

Devletlerin dönüşüm süreçlerinde sözde meşru şiddet uygulamalarına maruz kalanlar her daim en başta azınlık olarak addedilen halklar ve muhalif entelektüeller olmuşlardır.

Bu coğrafya Dünya’nın, “İnsan”ın tarihine şahit. Yazı-öncesinden beri gelip giden her düzeni gördü. Asıl gerçekliğin “değişim” olduğunu söyleyen, düşünüp yazıp çizen onca insan büyüttü. Asur’u, Babil’i, Hitit’i, Helen’i, Roma’yı, Osmanlı’yı ve nicelerini gördü.

İmparatorluk çağında, on dokuzuncu yüzyılda, “Almanlar kaybetti diye kaybettik” diye yalan anlatılan savaşa girmeden daha, ulus-devlet projesi hazırlanıyordu yavaştan. Savaş sonrası her şey değişti; imparatorluktu, medeniyetti bertaraf edildi, sade Türk sade Batı denildi. “Halk”a zorla yaşatılan bir dolu travmadan sonra da Soğuk Savaş daha son demlerine gelmek üzereyken yeni istikamet belliydi. En iyisi ne Türk ne Batı’ydı, istikamet Müslüman ve Doğu’ydu.

Siyasetçiler aktör gibidirler, onlara verdiğiniz giysiyi giyer, eline tutuşturduğunuz kağıdı okur ve yön verdiğiniz şekilde hareket ederler. Medeniyet-devlet de günümüz siyasetçilerine verilen yeni araç. Onlar bunu çok güzel bir şekilde sahneliyorlar. Ama gerçek şu ki piyesleri ancak biz istekli bir şekilde paramızı gülümseyerek ödeyip onları hayranlıkla izlediğimiz sürece etkili.

Eğer biz kim olduğumuzu bilirsek ne Medeniyet’in ne de Devlet’in, ancak insanın ve evrensel kardeşliğin gerçek olduğunu biliriz.

Murat Devres

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 50. sayısında yayınlanmıştır.

The post Niyet Yine Devlet: Medeniyet Devlet – Murat Devres appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2019/06/13/niyet-yine-devlet-medeniyet-devlet-murat-devres/feed/ 0
Putin ABD ve Rusya Dışı Basın’a Karşı Yaptırım Kararı İmzaladı https://meydan1.org/2018/06/04/putin-abd-ve-rusya-disi-basina-karsi-yaptirim-karari-imzaladi/ https://meydan1.org/2018/06/04/putin-abd-ve-rusya-disi-basina-karsi-yaptirim-karari-imzaladi/#respond Mon, 04 Jun 2018 12:21:52 +0000 https://seninmedyan.org/?p=39263 Putin, ABD’nin Rus Haber Ajansı RT’yi (Russia Today) ajan olarak nitelemesinin ardından bir misilleme hareketine imza atarak yaptırım kararı aldı. Karara göre, Rusya’nın bundan sonra uluslararası haber ajanslarını “ajan kuruluş” olarak nitelendirebilecek. Bu hareket, RT’ye dair ortaya atılan ajanlık suçlamasına karşı bir misilleme olarak yorumlandı. Çarşamba günü meclise sunulan tasarı, cumartesi günü Putin tarafından onaylandı. […]

The post Putin ABD ve Rusya Dışı Basın’a Karşı Yaptırım Kararı İmzaladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
Putin, ABD’nin Rus Haber Ajansı RT’yi (Russia Today) ajan olarak nitelemesinin ardından bir misilleme hareketine imza atarak yaptırım kararı aldı.

Karara göre, Rusya’nın bundan sonra uluslararası haber ajanslarını “ajan kuruluş” olarak nitelendirebilecek. Bu hareket, RT’ye dair ortaya atılan ajanlık suçlamasına karşı bir misilleme olarak yorumlandı.

Çarşamba günü meclise sunulan tasarı, cumartesi günü Putin tarafından onaylandı. Karar, bugünden itibaren yürürlüğe girecek.

 

 

The post Putin ABD ve Rusya Dışı Basın’a Karşı Yaptırım Kararı İmzaladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/06/04/putin-abd-ve-rusya-disi-basina-karsi-yaptirim-karari-imzaladi/feed/ 0
Putin Sağduyuya Davet Ediyor https://meydan1.org/2018/04/11/putin-sagduyuya-davet-ediyor/ https://meydan1.org/2018/04/11/putin-sagduyuya-davet-ediyor/#respond Wed, 11 Apr 2018 16:24:28 +0000 https://seninmedyan.org/?p=35126 Trump’ın Suriye ve Rusya ile ilgili paylaştığı tweetlerin ardından Putin, açıklama yaptı. Yaptığı açıklamada”Dünyadaki olaylar, endişe vermeyecek gibi değil. Dünyadaki durum giderek daha kaotik hale geliyor, yine de nihai olarak sağduyunun galip geleceğini, uluslararası ilişkilerin yapıcı bir düzleme taşınacağını, tüm dünya sisteminin daha istikrarlı ve öngörülebilir olacağını umuyoruz.” dedi.   ”Rusya, diğer ülkelerin yapıcı girişimlerine […]

The post Putin Sağduyuya Davet Ediyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Trump’ın Suriye ve Rusya ile ilgili paylaştığı tweetlerin ardından Putin, açıklama yaptı.

Yaptığı açıklamada”Dünyadaki olaylar, endişe vermeyecek gibi değil. Dünyadaki durum giderek daha kaotik hale geliyor, yine de nihai olarak sağduyunun galip geleceğini, uluslararası ilişkilerin yapıcı bir düzleme taşınacağını, tüm dünya sisteminin daha istikrarlı ve öngörülebilir olacağını umuyoruz.” dedi.

 

”Rusya, diğer ülkelerin yapıcı girişimlerine destek vermeye hazır” çağrısı yapan Putin, ”Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, Ortadoğu’daki güvenliğin sağlanması için önemli bir etken” diyerek Rusya adına konuşan Putin araya ABD ile diplomasi ilişkileri kuvvetlenen Suudi Arabistan’ı katarak “bizim de ilişkilerimiz iyi” mesajı verdi.

The post Putin Sağduyuya Davet Ediyor appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2018/04/11/putin-sagduyuya-davet-ediyor/feed/ 0
Rusya Suriye’den Çekileceğini Açıkladı https://meydan1.org/2017/12/11/rusya-suriyeden-cekilecegini-acikladi/ https://meydan1.org/2017/12/11/rusya-suriyeden-cekilecegini-acikladi/#respond Mon, 11 Dec 2017 16:28:25 +0000 https://seninmedyan.org/?p=23263 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu sabah Suriye’nin Lazkiye kentinde bulunan Hmeymim Hava Üssü’ne yaptığı ziyaret sırasında, ordunun büyük kısmının Suriye’den geri çağrılacağını açıkladı. Putin, hava üssünde Suriye Devlet Başkanı Başşer Esad ile de görüştü. Geri çekilme nedeni olarak IŞİD’in Rusya ve Suriye sayesinde belirlenen zaman dilimi içerisinde etkisiz hale getirilmesi olduğunu açıkladıktan sonra pek […]

The post Rusya Suriye’den Çekileceğini Açıkladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu sabah Suriye’nin Lazkiye kentinde bulunan Hmeymim Hava Üssü’ne yaptığı ziyaret sırasında, ordunun büyük kısmının Suriye’den geri çağrılacağını açıkladı.

Putin, hava üssünde Suriye Devlet Başkanı Başşer Esad ile de görüştü. Geri çekilme nedeni olarak IŞİD’in Rusya ve Suriye sayesinde belirlenen zaman dilimi içerisinde etkisiz hale getirilmesi olduğunu açıkladıktan sonra pek çok asker ve uçak Suriye’den ayrıldı.

The post Rusya Suriye’den Çekileceğini Açıkladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/12/11/rusya-suriyeden-cekilecegini-acikladi/feed/ 0
Moskova’da “Tuhaf Sergi” : Süper Putin https://meydan1.org/2017/12/08/moskovada-tuhaf-sergi-super-putin/ https://meydan1.org/2017/12/08/moskovada-tuhaf-sergi-super-putin/#respond Fri, 08 Dec 2017 09:58:20 +0000 https://seninmedyan.org/?p=22986 Rusya’nın Moskova kentinde ülkenin “tek adamı” Devlet Başkanı Vladimir Putin adına bir sergi açıldı. “Süper Putin” adı verilen sergide, Putin’in “süper kahraman” olarak resimleştirildiği çizimlerin, “hayvan sevgisini” yansıtan tabloların yanı sıra, Rus Noel Baba, yani Rusların “Ayaz Dedesi” şeklinde “sempatik” çizimlerin yer aldığı çalışmaların olduğu öğrenildi.

The post Moskova’da “Tuhaf Sergi” : Süper Putin appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Rusya’nın Moskova kentinde ülkenin “tek adamı” Devlet Başkanı Vladimir Putin adına bir sergi açıldı. “Süper Putin” adı verilen sergide, Putin’in “süper kahraman” olarak resimleştirildiği çizimlerin, “hayvan sevgisini” yansıtan tabloların yanı sıra, Rus Noel Baba, yani Rusların “Ayaz Dedesi” şeklinde “sempatik” çizimlerin yer aldığı çalışmaların olduğu öğrenildi.

The post Moskova’da “Tuhaf Sergi” : Süper Putin appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/12/08/moskovada-tuhaf-sergi-super-putin/feed/ 0
Putin Erdoğan’ın Koltuğunu Devirdi https://meydan1.org/2017/11/23/putin-erdoganin-koltugunu-devirdi/ https://meydan1.org/2017/11/23/putin-erdoganin-koltugunu-devirdi/#respond Thu, 23 Nov 2017 12:07:40 +0000 https://seninmedyan.org/?p=21584 Dün Soçi’de Suriye Savaşı’nın geleceğinin gündemde olduğu ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı üçlü bir zirve gerçekleştirildi. Zirve sonunda basın karşısında Putin’in, Erdoğan’ın oturduğu sandalyeyi devirmesi, Soçi’den geriye, zihinlere en çok kazınan görüntü olarak kaldı. Putin’in bu hareketiyle, bir süre öncesine kadar Rusya-İran-Suriye […]

The post Putin Erdoğan’ın Koltuğunu Devirdi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Dün Soçi’de Suriye Savaşı’nın geleceğinin gündemde olduğu ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı üçlü bir zirve gerçekleştirildi. Zirve sonunda basın karşısında Putin’in, Erdoğan’ın oturduğu sandalyeyi devirmesi, Soçi’den geriye, zihinlere en çok kazınan görüntü olarak kaldı. Putin’in bu hareketiyle, bir süre öncesine kadar Rusya-İran-Suriye blokunun karşısında, Batı-Körfez ittifakında yer almış olan Erdoğan’a “Kremlinolojik” bir mesaj mı vermek istediği sorusu akıllara geldi.

The post Putin Erdoğan’ın Koltuğunu Devirdi appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/11/23/putin-erdoganin-koltugunu-devirdi/feed/ 0
Rusya, ABD ve Ürdün, Suriye’de Ateşkes Anlaşması İmzaladı https://meydan1.org/2017/11/12/rusya-abd-urdun-suriyede-ateskes-anlasmasi-imzaladi/ https://meydan1.org/2017/11/12/rusya-abd-urdun-suriyede-ateskes-anlasmasi-imzaladi/#respond Sun, 12 Nov 2017 08:49:27 +0000 https://seninmedyan.org/?p=20416 Rusya, ABD ve Ürdün temsilcileri,Ürdün’ün  Amman kentinde bir araya gelerek, Suriye’nin güneyindeki çatışmasızlık bölgesinde ateşkes sağlanması konusunda anlaşma imzaladı. Anlaşmanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Vietnam’daki APEC zirvesinde yaptığı görüşmenin ardından gerçekleşmesi dikkat çekti. Ürdün Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Muhammed el Mumeni söz konusu anlaşmaya dair yaptığı açıklamada, “Yeni anlaşma, […]

The post Rusya, ABD ve Ürdün, Suriye’de Ateşkes Anlaşması İmzaladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Rusya, ABD ve Ürdün temsilcileri,Ürdün’ün  Amman kentinde bir araya gelerek, Suriye’nin güneyindeki çatışmasızlık bölgesinde ateşkes sağlanması konusunda anlaşma imzaladı. Anlaşmanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Vietnam’daki APEC zirvesinde yaptığı görüşmenin ardından gerçekleşmesi dikkat çekti.

Ürdün Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Muhammed el Mumeni söz konusu anlaşmaya dair yaptığı açıklamada, “Yeni anlaşma, üç ülkenin 7 Temmuz’da Suriye’nin güneybatısındaki temas noktaları boyunca ateşkes sağlama anlaşması kapsamında yaptığı düzenlemeleri destekliyor”  şeklinde konuştu.

The post Rusya, ABD ve Ürdün, Suriye’de Ateşkes Anlaşması İmzaladı appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/11/12/rusya-abd-urdun-suriyede-ateskes-anlasmasi-imzaladi/feed/ 0
Rusya’da Putin Karşıtı Gösterilere Katılan Gençlerin Aileleri de Yargılanacak! https://meydan1.org/2017/10/18/rusyada-putin-karsiti-gosterilere-katilan-genclerin-aileleri-de-yargilanacak/ https://meydan1.org/2017/10/18/rusyada-putin-karsiti-gosterilere-katilan-genclerin-aileleri-de-yargilanacak/#respond Wed, 18 Oct 2017 14:46:12 +0000 https://seninmedyan.org/?p=17761 Protesto gösterilerine katılan gençlerin öğretmenleri ve bağlı bulundukları eğitim kurumları da olası bir durumda hedef alınabilecek. Rusya’da Devlet Başkanı Vladimir Putin karşıtı gösterilerin son dönemde artış göstermesi, Rusya İçişleri Bakanlığı terörle mücadele bölümü eylemcilere yönelik yeni uygulamalar getirdi. Terörle mücadele bölümü, Putin karşıtı gösterilere katılan gençlerin ailelerinin de yargılanabileceğini açıkladı. Ayrıca protesto gösterilerine katılan gençlerin öğretmenleri ve […]

The post Rusya’da Putin Karşıtı Gösterilere Katılan Gençlerin Aileleri de Yargılanacak! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Protesto gösterilerine katılan gençlerin öğretmenleri ve bağlı bulundukları eğitim kurumları da olası bir durumda hedef alınabilecek.

Rusya’da Devlet Başkanı Vladimir Putin karşıtı gösterilerin son dönemde artış göstermesi, Rusya İçişleri Bakanlığı terörle mücadele bölümü eylemcilere yönelik yeni uygulamalar getirdi. Terörle mücadele bölümü, Putin karşıtı gösterilere katılan gençlerin ailelerinin de yargılanabileceğini açıkladı.

Ayrıca protesto gösterilerine katılan gençlerin öğretmenleri ve bağlı bulundukları eğitim kurumları da olası bir durumda hedef alınabilecek. Sosyal Politikalar Komitesi Başkanı Valery Ryazansky parlementonun bu meseleyi halletmek için çalışmalarını yürüttüğünü söyledi.

Geçen hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in doğum gününde gerçekleşen protesto gösterilerinde 80 kişi gözaltına alınmıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

The post Rusya’da Putin Karşıtı Gösterilere Katılan Gençlerin Aileleri de Yargılanacak! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2017/10/18/rusyada-putin-karsiti-gosterilere-katilan-genclerin-aileleri-de-yargilanacak/feed/ 0