rantsal dönüşüm – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Sun, 06 Jun 2021 16:49:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 Keçiören’de “Kentsel Dönüşüm” Adı Altında Yalan ve Talan! https://meydan1.org/2021/06/06/keciorende-kentsel-donusum-adi-altinda-yalan-ve-talan/ https://meydan1.org/2021/06/06/keciorende-kentsel-donusum-adi-altinda-yalan-ve-talan/#respond Sun, 06 Jun 2021 16:49:13 +0000 https://meydan1.org/?p=72774 TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi “Keçiören’de Kentsel Dönüşüm Adı Altında Yalan ve Talan!” başlığıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada, Keçiören Belediyesi ve Belediye Başkanı AKP’li Turgut Altınok’un “kentsel dönüşümün hız kazandığını” söyleyerek halkı yanlış yönlendirdiği, Keçiören İlçesi sınırları içindeki herhangi bir alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilan edilmediği vurgulandı. “Buna bağlı olarak […]

The post Keçiören’de “Kentsel Dönüşüm” Adı Altında Yalan ve Talan! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi “Keçiören’de Kentsel Dönüşüm Adı Altında Yalan ve Talan!” başlığıyla bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Keçiören Belediyesi ve Belediye Başkanı AKP’li Turgut Altınok’un “kentsel dönüşümün hız kazandığını” söyleyerek halkı yanlış yönlendirdiği, Keçiören İlçesi sınırları içindeki herhangi bir alanın Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilan edilmediği vurgulandı. “Buna bağlı olarak bir kentsel dönüşüm planı da yoktur. Dava konusu imar planları, müteahhitlere rant sağlamak için halkın yaşam kalitesini yok etmektedir.” denildi.

Açıklamanın tamamı:

Keçiören Belediye Meclisi’nin 04.03.2020 gün ve 153 sayılı kararı ile uygun görülen, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 08.09.2020 gün ve 1024 sayılı kararı ile onaylanan “Kavacık Subayevleri ve Hasköy mahallelerini kapsayan 78 ha büyüklüğündeki 1/1000 ölçekli İmar Planı Revizyonu” hakkında Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından 20.05.2021 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi tarafından yapılan teknik inceleme neticesinde mevzuata, üst ölçekli imar planlarına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılıklar tespit edilerek, düzeltilmesi için Keçiören Belediyesi`ne iade edilmiştir. Ancak daha sonra aynı plan, hiçbir düzenleme yapılmaksızın, 08.09.2020 tarihinde önerge yoluyla meclise sunularak onaylanmıştır. 1/5000 ölçekli nazım imar planı hazırlanmadan onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu 15.10.2020 tarihinde askıya çıkarılmıştır.

Önerge yoluyla onaylattırılan planların hukuki zemine taşınmasının akabinde Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından “İmar planı revizyonuna bağlı olarak gerçekleştirilecek uygulama işlemleri göz önünde bulundurulduğunda; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden yürütülmesinin durdurulmasına” karar verilmiştir.

Aynı tarihlerde, benzer içeriğe sahip, Keçiören İlçesini yaşanmayacak bir hale getirecek olan, “Keçiören Ayvalı-Aşağı Eğlence-Etlik-İncirli-Esertepe Uygulama İmar Planı Revizyonu” ve “Keçiören Şenlik-Yakacık-Güçlükaya-Tepebaşı Uygulama İmar Planı Revizyonun” planları da Keçiören Belediyesi tarafından önerge yoluyla onaylatılmıştır. Hukuk ve bilimden uzak, tek amacı rant üretmek olan bu planlarla üretilen ekonomik değer ise, uygulamada vatandaşın refahına yönelik kullanılması şöyle dursun, bir grup arsa/emlak spekülatörünü gözeterek hak sahipleri mağdur edilmektedir.

Keçiören Belediyesi’nin web sayfasında yer alan haberlerde ve Belediye Başkanının basına verdiği röportajlarda bu planlara dayanarak “kentsel dönüşümün hız kazandığı” söylenmekte, halk yanlış yönlendirilmektedir. Keçiören İlçesi sınırları içerisinde herhangi bir alan Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilan edilmemiştir; buna bağlı olarak bir kentsel dönüşüm planı da yoktur. Dava konusu planlar, müteahhitlere rant sağlamak için halkın yaşam kalitesini yok etmektedir.

Keçiören Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne, bu planların kamu yararına aykırı olduğunu; mevzuata ve vicdana aykırı olan planların dava süreçleri tamamlanmadan hiçbir işlem yapmamaları gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. Keçiören halkına, herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için, yürüttüğümüz hukuki mücadele tamamlanmadan herhangi bir sözleşme imzalamamaları; “riskli yapı” olarak tespit edilen yapıların 60 gün içerisinde boşaltılması gerektiğinden, riskli yapı başvurusu için dava sonuçlarını beklemeleri gerektiğini saygıyla duyururuz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

The post Keçiören’de “Kentsel Dönüşüm” Adı Altında Yalan ve Talan! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2021/06/06/keciorende-kentsel-donusum-adi-altinda-yalan-ve-talan/feed/ 0
SALDIRI BAŞLADI: “Kent dönüşüyor, Rant bölüşülüyor!” https://meydan1.org/2012/10/22/saldiri-basladi-kent-donusuyor-rant-bolusuluyor/ https://meydan1.org/2012/10/22/saldiri-basladi-kent-donusuyor-rant-bolusuluyor/#respond Mon, 22 Oct 2012 15:06:09 +0000 https://test.meydan.org/2012/10/22/saldiri-basladi-kent-donusuyor-rant-bolusuluyor/ Rantsal dönüşümü; bankası, inşaat sektörü, kan emici bürokratları, belediyesi, medyasıyla bütün kapitalist çevrelerin coşkuyla karşılamasının sebebi gecekondu mahallerinin paraya dönüştürülmesinden hepsine bir pay düşmesidir. Rantsal dönüşüm başladı, mahallelere yıkım geliyor 5 Ekim’de yürürlüğe giren “Afet koruma yasası” ile beraber yıkımlar da fiilen başladı. Yıkımlar; devlet, inşaat şirketleri, belediyeler ve bazı ev sahipleri için iyi bir […]

The post SALDIRI BAŞLADI: “Kent dönüşüyor, Rant bölüşülüyor!” appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Rantsal dönüşümü; bankası, inşaat sektörü, kan emici bürokratları, belediyesi, medyasıyla bütün kapitalist çevrelerin coşkuyla karşılamasının sebebi gecekondu mahallerinin paraya dönüştürülmesinden hepsine bir pay düşmesidir.

Rantsal dönüşüm başladı, mahallelere yıkım geliyor

5 Ekim’de yürürlüğe giren “Afet koruma yasası” ile beraber yıkımlar da fiilen başladı. Yıkımlar; devlet, inşaat şirketleri, belediyeler ve bazı ev sahipleri için iyi bir rant kapısı oldu. Televizyonlarda öğle saatleri hep emlak sektörü reklamları ile doldu. Yasa ile beraber adaletsizliğin ve haksızlığın hukuku oluşturuldu. Şimdi halkı büyük bir yıkım ve zulüm bekliyor. Devlet çıkardığı yasayla yıkımın hukuki dayanağını da sağlarken, kimi yerlerde evlerini yıktırmak istemeyenlere, kolluk kuvvetlerinin saldırması da yasallık kazanmış oldu. Tüm bu rezaletin gerçek sebebi ise kapitalizmin refahı ve daha çok para iken; deprem ve çarpık kentleşme, açık bir şekilde bu işin bahanesi.

Yıkımlar kapitalizm için ideolojik ve siyasi anlamlar taşıyor, şehir merkezleri “soylulaştırılıyor”

İstanbul’da rantsal dönüşümün başlayacağı mahalleler, büyük yıkım projesinin niyetini açıklamakta. Esenler, Güngören, Fatih, Bayrampaşa, Kağıthane, Okmeydanı, Derbent, Balat, Tarlabaşı, Fikirtepe… Bu liste uzayıp gidiyor. İstanbul’un her tarafı birer şantiyeye dönüşüyor. Bir yandan şehir merkezlerine yakın olan mahalleler yıkılırken, bir yandan da şehir dışında bulunan arazilere, yıkılan yerlerde oturan insanları taşımak için yeni “toplu konutlar” inşa ediliyor.

İstanbul, 1950’lerden beri yoğun göç alan bir şehir. Zamanla İstanbul’a gelen insanların şehrin dışına kurduğu gecekondu mahalleleri kentin bu bölgeleri zamanla genişleyen kent yaşamının içinde kaldı.

Rantsal dönüşümün amacı, şehrin ortasında kalan ve arazi değerleri çok artan bu yerlerde oturan insanları şehrin dışına yollamak. Şehir merkezlerini, halkın ilk geldiği zamanlarda olduğu gibi zenginlere teslim etmek, şehrin merkezini zenginler adına geri almak. Rantsal dönüşümün “soylulaştırma” amacını gerçekleştireceği yerler sadece eski “kenar mahalleler” değil. Şehir merkezindeki tarihi yapılar, sahil şeritleri, halkın kullanımına açık korular, piknik alanları yani şehirde güzel ne varsa özelleştirilecek, “soylulaştırılacak”. İstanbul’a uygulanmak istenen plan, Avrupa’daki birçok metropolde 1950’lerde uygulanan “banliyö” modelinden ibaret.

Bu basit modele göre, şehre göç eden insanların barınma ihtiyaçlarını, şehrin dışına devlet tarafından yapılan toplu konutlara taşıyarak karşılıyorsunuz. Böylece hem şehrin merkezinde görmek istemediğiniz yoksulları şehir merkezinden uzak tutmuş oluyorsunuz, hem de bu yoksulları barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere, şehrin en dışındaki daireleri parayla almaya zorluyorsunuz.

Şehir büyük bir rant alanı: Büyük Şehir: Büyük Rant

İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri barınma ihtiyacı iken, kapitalizmin insanların bu ihtiyaçlarından da para kazanmaya çalışması tesadüf değildir. Oysa, özellikle İstanbul’a göç eden halk bu ihtiyacını kendi pratikleriyle karşılamış ve hep birlikte; yolu, kanalizasyonu, elektrik hattıyla beraber gecekondu mahallerini kurmuştur. Ama artık kapitalizmin iyice hüküm sürdüğü, paranın egemen olduğu bu büyük şehirlerde, barınma ihtiyacı da tabii ki birilerine para kazandırmalı, “barınma” da satılmalıdır.

Evlerinin yıkılma durumunda insanlara yeni daireler yapıp satacak inşaat şirketleri; akıl almaz miktarda paraların dönmeye başladığı bu sektörün reklamını yapıp para kazanan medya; yaşadıkları evlerden çıkartıldıktan sonra insanlara yüksek faizlerle kredi sağlayacak bankalar; inşaat şirketlerinin ihalelerde para akıtacağı, her kağıt işinden para kaldıracak belediyeler, tabi ki böyle bir talanı başlattığı için mükafatlandırılacak bürokratlar… Hepsi de bu yıkımdan sağlanacak devasa ranttan nemalanacak. Tüm kapitalistler kazanırken tek kaybeden halk olacak, tüm para odaklarının ceplerini doldurdukları yerde cebi boşalan tabii ki yine halk olacak. Son günlerde yapılan zamların kentsel dönüşümün başladığı günlere denk gelmesi bir tesadüf değil.

Toplu konutlarda toplum kapitalizme uyarlanmak isteniyor

Yıkımlarla, milyonlarca insanın halihazırda yaşadığı evlerinden çıkması ve yeni yapılan site binalara taşınması planlanıyor. Bu durum kiraların daha da artmasına yol açacak ve evlerinin uzağa taşınmasıyla beraber şehir merkezine yakın yerlerde çalışmaya devam edecek olan emekçilerin sırtına büyük bir yük olacak. Kapitalistlerin yıkımla hesapladıkları başka bir para kapısı da banka kredileri. Kirada oturanların bir ev sahibi olmak için, ev sahibi olanların da daha iyi bir eve geçmek için başvuracakları yer bankalar olacak. Milyonlarca yıkım mağduru TOKİ’den bir daire almaya yönlendirilecek, banka kredisiyle milyonlarca lira borçlandırılacak. Bankaların borçların tahsilatında sıkıntı yaşamayacakları kesin. Borçlar ödenmediği takdirde bankalar daireleri ipotek edebilecekler.

Şimdi yaşadıkları kondularında, odunla kömürle ısınan, kapıcısı, temizliği gibi aidatlar ödemeden, kendilerince kısmen kapitalizmden uzak yaşayan insanlar, TOKİ daireleri de her ay düzenli doğalgaz tüketmeye başlayacak, bitmek bilmez bir borç yükü ve aidat gibi modern yaşama özgü giderler yaşamlarına girecek, ulaşım masrafları artacak. Yani gecekondu halkı taşındıkları dairelerde paraya daha çok ihtiyaç duyar hale getirilecek. Kapitalizm artık giremediği sokaklara, bankaya borcu olmayan ailelere, kaçak elektrik kullanan evlere, azıyla yaşayan insanlara tahammül etmeyecek.

Yıkımların asıl hedefi paylaşma ve dayanışma kültürü:

Rantsal dönüşümün, medyanın dillendirmediği fakat en az yukarda yazdığımız diğer amaçları kadar önemli başka bir amacı mahallelerde yaşamaya devam eden paylaşma ve dayanışma ilişkilerinin yok edilmek istenmesi. Kapitalizmle ilişkileri yoğunlaşan, paraya eskisinden daha çok gereksinim duyan insan giderek yalnızlaşır, kendine güveni azalır, içine kapanır. Yoksulluk, dayanışma ilişkilerinin karşısına zarar veren rekabet ortamını hazırlar. Apartmanlarda insanların çevresindeki insanlarla ilişkisi zayıflar. Apartmanlar, siteler yani insan teması, haneler arası temasın azaldığı her mekan, kapitalizmin insanları daha bencil, rekabetçi, umursamaz hale getirme hedefine uygun şartları sağlar. Küresel boyutta kapitalizm, insanlığı bütün yönleriyle iyi bir tüketiciye dönüştürmek istemektedir. Kapitalizmin Türkiye çapında 7 milyon binayı hedeflemesinin nedenleri arasında dayanışma ilişkilerine olan düşmanlığı, yıkımın ideolojik boyutunu teşkil ediyor.

Rantsal dönüşümü, bu yönleriyle ele aldığımızda hiç de medyanın propagandasını yaptığı gibi insanların hayatlarını düşünen bir proje olmadığını anlıyoruz. Rantsal dönüşümün yol açacağı sonuçlar, binaların yıkımından çok daha başka yıkımlara yol açacak. Bu gizli yıkımların, dönüşümün hedefine aldığı gerçek amaçlar olduğunu gözden kaçırmamamız lazım. Kapitalizmin hayatlarıyla oyunlar oynayıp, iradelerini hiçe saydığı tüm ezilenler yani bizler bu yıkımlara karşı direnmeli, devletin tüm gücüyle yıkmaya gittiği mahallelerde dayanışmayı yükseltmeliyiz.

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 4. sayısında yayımlanmıştır.

The post SALDIRI BAŞLADI: “Kent dönüşüyor, Rant bölüşülüyor!” appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2012/10/22/saldiri-basladi-kent-donusuyor-rant-bolusuluyor/feed/ 0