teferruat – Meydan Gazetesi https://meydan1.org Anarşist Gazete Fri, 13 Dec 2019 10:51:30 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.13 Bir Darbe, İki “Teferruat” :Erdal Eren- Ercan Koca https://meydan1.org/2019/12/13/bir-darbe-iki-teferruat-erdal-eren-ercan-koca/ https://meydan1.org/2019/12/13/bir-darbe-iki-teferruat-erdal-eren-ercan-koca/#respond Fri, 13 Dec 2019 10:50:00 +0000 https://seninmedyan.org/?p=45917 Bugün 13 Aralık. 12 Eylül Askeri Darbesi sonrası devlet tarafından katledilen devrimciler arasında simgeleşen isimlerden biri olan Erdal Eren’in, yaşı büyütülerek idam edilmesinin 38. yıldönümü. 13 Aralık 1980 günü Erdal Eren, idam sehpasında katledilirken, yoldaşı Ercan Koca da devletin kolluk güçleri tarafından işkence edilerek yaşamını yitirmişti. Her ikisi de 17 yaşında genç birer devrimci olan […]

The post Bir Darbe, İki “Teferruat” :Erdal Eren- Ercan Koca appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>

Bugün 13 Aralık. 12 Eylül Askeri Darbesi sonrası devlet tarafından katledilen devrimciler arasında simgeleşen isimlerden biri olan Erdal Eren’in, yaşı büyütülerek idam edilmesinin 38. yıldönümü. 13 Aralık 1980 günü Erdal Eren, idam sehpasında katledilirken, yoldaşı Ercan Koca da devletin kolluk güçleri tarafından işkence edilerek yaşamını yitirmişti.

Her ikisi de 17 yaşında genç birer devrimci olan Erdal Eren ve Ercan Koca’yı ölüme götüren süreç,30 Ocak 1980’de ODTÜ’lü devrimci Sinan Suner’in MHP’li bakan Cengiz Gökçek’in koruması tarafından katledilmesiyle başladı.Erdal Eren, Suner’in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen eylemde gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Eylem sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, olay tarihinde 17 yaşından küçük olmasına rağmen yaşı büyütülerek dönemin sıkıyönetim mahkemelerince jet hızıyla “yargılandı” ve 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi.12 Eylül darbesi sonrası, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de sabaha karşı infaz edildi.

Erdal Eren’in idamının ardından aynı gün saat 17:00 sıralarında, pankart asarak yoldaşı Erdal’ın devlet tarafından katledilmesine tepkisini dile getirmek isteyen Ercan Koca, 13 Aralık 1980 günü gözaltına alındı. Aynı gün işkence edilerek öldürüldü. O da, yoldaşı Erdal gibi, henüz 17’sindeydi.
İki genç devrimci olan Erdal ve Ercan 12 Eylül darbecilerinin kanlı diktatörlüklerini kurmak için katlettiği iki teferruattı.

Kaynak: Teferruatlar

The post Bir Darbe, İki “Teferruat” :Erdal Eren- Ercan Koca appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2019/12/13/bir-darbe-iki-teferruat-erdal-eren-ercan-koca/feed/ 0
Devlet için teferruat olanlara ADALET yok! https://meydan1.org/2013/01/24/devlet-icin-teferruat-olanlara-adalet-yok/ https://meydan1.org/2013/01/24/devlet-icin-teferruat-olanlara-adalet-yok/#respond Thu, 24 Jan 2013 11:13:36 +0000 https://test.meydan.org/2013/01/24/devlet-icin-teferruat-olanlara-adalet-yok/ 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasında kabul edilen 26 maddelik anayasa değişiklikleri arasında yer alan “vatandaş ile devlet arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemeyi amaçlayan” ombudsmanlık sistemi, daha başlarken devletin ne menem bir şey olduğunu gözler önüne serdi. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in hedef gösterilmesine neden olan TCK’nın “Türklüğü aşağılama” başlıklı 301. maddesinden suçlu bulunmasına […]

The post Devlet için teferruat olanlara ADALET yok! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasında kabul edilen 26 maddelik anayasa değişiklikleri arasında yer alan “vatandaş ile devlet arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemeyi amaçlayan” ombudsmanlık sistemi, daha başlarken devletin ne menem bir şey olduğunu gözler önüne serdi. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in hedef gösterilmesine neden olan TCK’nın “Türklüğü aşağılama” başlıklı 301. maddesinden suçlu bulunmasına ilişkin kararda imzası bulunan 18 Yargıtay hâkiminden biri olan Mehmet Nihat Ömeroğlu, Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) seçildi.
Bu, bir yandan öldürten ama diğer yandan da hakkını arıyormuş gibi gösteren kirli bir tezgâhtan başka bir şey değil elbette. Bu atamaya yönelik eleştiriler ise “komik” gerekçelerle sulandırıldı: Meğerse o hakimin, o hakim olduğunu bilmiyorlarmış!

Oysa, kimin kim olduğu çok net ortada. 1915 Soykırımının sorumluları ve bizzat uygulayıcısı olanların yıllar sonra meclis sıralarına dek yükselmiş olması, elbette ki bir tesadüf değil. “Vatan mevzubahis olunca gerisi teferruattır” sözü yalnızca bir vecize değil, belki bu devletin temelini oluşturan bir düstur. Hatta tüm kanun ve kuralların ve hatta anayasaların üzerinde bir ferman. Bu topraklarda yaşamanın bir bedeli var Türk soyundan olmayanlar için. Ya kendi özbenliklerini, özkültürlerini, özinançlarını inkar edecekler ve Türkleşecekler ya da bu toprakları terk edecekler.

Aksi halde devlet kimi zaman açık kimi zaman da gizli yol ve yöntemlerle ya birey birey ya da topluca “bu meselenin hallonulması” için gereğini yapacaktır. Çünkü “vatan toprağı kendi kaderine terkedilemez”.

Devlet için ve bir anlamda da devlet olarak katliam yapan isimler arasında hemen aklımıza güpegündüz 7 devrimciyi öldüren Haluk Kırcı, Bahçelievler Katliamını gerçekleştiren Abdullah Çatlı, bin operasyon yaparak yüzlerce kişiyi gözaltında kaybeden, binlerce kişinin ölümüne neden olan Mehmet Ağar, gazeteci Abdi İpekçi’yi öldüren Mehmet Ali Ağca geliyor.
Ama her defasında, bir şekilde devlet, bu tür katliamları ne tam ne de resmi olarak sahiplenir, ne de tam olarak sorumluların açığa çıkarılmasına katkı sunar. İkili bir yol izler. Hrant Dink’in öldürülmesi olayında da böylesi bir süreç işlemiştir. Silahı kullanan Ogün Samast, “fail” olarak yakalanmış ama kendisini yakalayan polislerle verdiği o meşhur poz öylesine belleklere kazınmıştır ki, bir “katil”den çok bir “vatan kahramanı” olarak sunulmuştur.
Aynı dönemde Necdet Menzir’in “olayın arkasında siyasi bir yan yok, tamamen milliyetçi hassasiyetlere mensup biri tarafından işlenmiş” türünden açıklamalar, sonrasında farklı farklı ortaya çıkacak “hassasiyetler” konusunda bir milat teşkil etmektedir. O hassas insanlar en son, bir Kürt düğününü basacak kadar ileri gidebilmişlerse, bu, bizzat devletin himayesinde gelişen ve şekillenen bir durumdur elbette.

Devlet, türlü yalanlarla katliamlarını gizleyedursun, çok açıktır ki, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in annesinin Ermeni olduğu haberini gazetesinde yayınlayan Hrant Dink‘in öldürülmesi, tamamen planlanmış, böylece hem Sabiha Gökçen’in intikamı alınmış, hem Türklüğe hakaret etmenin cezasının boyutları gösterilerek ırkçı-milliyetçi ruhlar okşanmış, hem de farklı görüşler dillendirmeye başlayanlara da bir gözdağı vermek amaçlanmıştır.

Ve 1915 Soykırımı’nın sorumluları ve bizzat uygulayıcısı olanların dahi yıllar sonra mecliste olması, asıl katliamcının devletin kendisi olduğunun en somut göstergesidir. 1938 Dersim olaylarının sorumluları arasında, ilginçtir, gene Sabiha Gökçen’in ismini görüyoruz. Sabiha Gökçen bu kez kullandığı uçakla Dersim Alevileri’nin üzerine bombalar ve zehirli gazlar yağdırmakta, bu yaptığına karşılık olarak da ismi bir havaalanına verilmiştir.

Bugün de Ogün Samast, yaşı küçük kabul edilerek az bir cezaya çarptırılarak “adaletin sağlandığı” düşüncesi yayılmaya çalışılıyor. Bu haliyle dosyanın kapanması planlanıyor. Görev yaptığı dönemde binlerce faili meçhul ölümün birinci dereceden sorumlusu olan Mehmet Ağar, tüm bu yaptıklarına rağmen kendi yatacağı cezaevini seçebiliyorsa, aslında Hrant Dink’i 301. maddeden hedef gösteren ve öldürülmesine neden olan bir hâkimin “vatandaş ile devlet arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemeyi amaçlayan” bir göreve, ombudsmanlığa getirilmesi de gayet olağandır.

Şaşkınlığımız, bu hakimin nasıl ombudsman olduğuna değil, bu hakimin görev yaptığı saraylarda adalet arayanlaradır.

The post Devlet için teferruat olanlara ADALET yok! appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2013/01/24/devlet-icin-teferruat-olanlara-adalet-yok/feed/ 0
Teferruat Fanzin https://meydan1.org/2013/01/03/teferruat-fanzin/ https://meydan1.org/2013/01/03/teferruat-fanzin/#respond Wed, 02 Jan 2013 22:52:32 +0000 https://test.meydan.org/2013/01/03/teferruat-fanzin/   Sarıyer Behçet Kemal Çağlar Lisesi öğrencilerinin çıkarmış olduğu edebiyat ve felsefe üzerine dikkat çekici bir fanzin. “Tek düze ilerleyen hayatlarımız var. Herkesin değer verdiği, önemsediği şeylerin artık sabit olduğu bir toplum haline geliyoruz. Düşünmek, tartışmak, sorgulamak toplumun çoğunluğunun unuttuğu ve ayrıntı olarak gördüğü bir mesele.” diyor Teferruat Fanzin’i yayınlayan liseliler. İşte bu yüzden “hepimiz […]

The post Teferruat Fanzin appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
 

Sarıyer Behçet Kemal Çağlar Lisesi öğrencilerinin çıkarmış olduğu edebiyat ve felsefe üzerine dikkat çekici bir fanzin.

“Tek düze ilerleyen hayatlarımız var. Herkesin değer verdiği, önemsediği şeylerin artık sabit olduğu bir toplum haline geliyoruz. Düşünmek, tartışmak, sorgulamak toplumun çoğunluğunun unuttuğu ve ayrıntı olarak gördüğü bir mesele.” diyor Teferruat Fanzin’i yayınlayan liseliler. İşte bu yüzden “hepimiz teferruatız” diyerek, toplumda teferruat olarak görülen düşünmeyi, sorgulamayı ve tartışmayı yükseltiyorlar.

Fanzinin genel inisiyatifini, Behçet Kemal Çağlar Lisesi öğrencileri oluşturuyor. Fanzinde yazılanlar ise hem kendi okullarında hem de başka birçok lisede gündem oluyor, tartışılıyor. Teferruat Fanzin aperiyodik olarak çıkartılsa da 15-20 günde bir yeni sayılarla karşımıza çıkıyor.

Farklı liselerden birçok liselinin gönüllü bir şekilde fanzine yazı yazarak dayanışma göstermesi, Teferruat Fanzin inisiyatifinin sinerjisini oluşturmakta büyük öneme sahip.

Fanzinin 1. sayısında William Blake’in Ancient of Days resminin kapak olması, içeriğini merak uyandırıcı kılıyor. Fanzin, “Aristoteles’in Erk Felsefesi”, “İdealar Dünyasında Uyanan Fani”, “Devletçi Platon mu? Anarşist Zenon mu?” yazıları ile felsefeyi farklı bir perspektiften ele alarak, liselerde tartışma kültürünü var edebilmeyi amaçlıyor. İlk sayıda ayrıca Küçük Prens kitabı ve American History X film tanıtımını da yapılıyor.

2. sayıda ise The Wall filminden bir görüntüyü kapağına taşıyarak, politik ve eleştirel yönünü açığa çıkartıyor Teferruat Fanzin. “Kinizm”, “İlk Çağ Maddecileri” gibi yazıların olduğu sayıda ayrıca Descart’ın “Cogito ergo sum” sözünden yola çıkarak yazılmış “Düşünemiyorum Öyleyse?” başlıklı bir yazı bulunuyor. Tezer Özlü’den bir alıntının da olduğu sayıda George Orwell’in Hayvan Çiftliği romanının, Agora filminin ve Rolling Stones grubunun tanıtımı da yapılıyor.
Teferruat Fanzin’in son olarak çıkarılan 3. sayısında ise Beat kuşağı ele alınıyor. Fanzin “İnsanlık Yürüyüşü” başlıklı bir şiirsel deneme, “Çoluk Çocuk” kitabının tanıtımı ve Noviembre filminin tanıtımıyla akılda kalan bir sayı oluyor.

Liseliler tarafından hazırlanan ve yer verdiği yazılarla, insanı düşünmeye-sorgulamaya-tartışmaya çağıran Teferruat Fanzin’i Taksim 26A Kafe’den, Kadıköy 26A Sahaf’tan ve Beşiktaş Kupa Kızı Kafe’den temin edebilirsiniz. Ayrca [email protected] mail adresinden de Teferruat Fanzin ile ilgili görüşlerinizi iletebilir ve fanzin inisiyatifi ile görüşebilirsiniz.

The post Teferruat Fanzin appeared first on Meydan Gazetesi.

]]>
https://meydan1.org/2013/01/03/teferruat-fanzin/feed/ 0