‘Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı’ Çıktı

Gazeteciler Çiçek Tahaoğlu ve Elif Akgül, ‘Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı’nı hazırladı. Kitap medya çalışanları için kılavuz niteliğinde.

Cinsiyete yapılan yersiz vurgular, kadınların ve LGBTİ+’ların haberlerde fotoğraflarının pornografik sunumu, kadına ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet haberlerinde fail erkekler yerine mağdurların teşhir edilmesi, haber dilinin eril ifadelerden temizlenememesi… Medya, tüm uyarılara rağmen toplumsal cinsiyet odaklı bakış açısıyla haber üretmeye ve bunu paylaşmaya pek gönüllü görünmüyor. Feministler başta olmak üzere bu alanda eğitim verenler ise medya çalışanlarına toplumsal cinsiyet odaklı bakış açısı kazandırmak için çabalarını sürdürüyor.

BİANET VE KAOS GL’NİN ORTAK ÇALIŞMASI

Bağımsız İletişim Ağı (Bianet) ve Kaos GL’nin birlikte yürüttüğü, “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı ve Online Kütüphanesi Projesi”nin ardından gazeteciler Çiçek Tahaoğlu ve Elif Akgül, “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı”nı hazırladı.

“Kadınlar ve LGBTİ+’lar ne zaman haber olur, ne zaman haber olmaz?”, “Haber kaynaklarıyla iletişim”, “Haberde cinsiyetçilikten kaçınmak için 14 madde”, “Başlığını doğru seç tık avcılığı yapma” gibi başlıkların yer aldığı kitabın ön sözünü, BİA Kitaplığı’na “Barış Gazeteciliği El Kitabı” başta olmak üzere çok sayıda kitap hazırlayan Bağımsız İletişim Ağı’nın eğitim danışmanı Prof. Dr. Sevda Alankuş yazdı.

TOPLUMSAL CİNSİYET ODAKLI HABERCİLİK NEDİR?

Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik, hak odaklı haberciliğin politik ve etik tercihlerinden birisi. Hak odaklı haberciliği yazarlar Tahaoğlu ile Akgül, “Geleneksel habercilik anlayışını sorgularken hak mücadelesini merkeze alır. Hak odaklı habercilikte, ötekileştirmelerin haber konusu olması için herhangi bir ihlalin öznesi ya da faili olmaları beklenmez, haberde yeni ihlaller yaratılmaz, eşitsizliklere ve çözümlerine vurgu yapılır” şeklinde tanımlıyorlar.

Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik derken sadece içerisinde kadın ve LGBTİ+ geçen ya da kadınlar ile LGBTİ+’lar tarafından üretilen haberler kastedilmiyor. Bu bakış açısıyla tüm haberlerin toplumsal cinsiyet perspektifiyle inşa edilmesi gerekiyor. Eril anlatıyı tersine çeviren bir haber dili, toplumsal cinsiyet odaklı haberciliğin olmazsa olmazlarından.

EL KİTABI KİMLER İÇİN?

Haber başlıklarından görsellere kadar toplumsal cinsiyet eşitliliğini barındırmayan pek çok haber medya kuruluşları tarafından okurlara ve izleyicilere sunuluyor. “Başbakan Yıldırım uçakta kız istedi”, “‘Süper nine’ maaşı toruna harcayacak”, “Samsun’da 18 yaşındaki genci sokakta hastanelik eden travesti yakalandı” gibi manşetler, cinsiyet eşitliğini barındırmayan sayısız örnekten sadece birkaçı. Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı, en fazla bu başlıkları atan ya da atması muhtemel medya çalışanlarını ilgilendiriyor. Kitap, medya çalışanlarının toplumsal cinsiyet odaklı habercilik perspektifinden haber inşa etmesi gerektiğini belirterek muhabirlere, kameramanlara, foto muhabirlerine, editörlere ve yazı işlerine söz konusu hataları tekrarlamamaları için kılavuz niteliğinde.

BAYAN DEĞİL KADIN!

Haber yazımında deyimlerin, söz kalıplarının ve sözcüklerinin kökenine bakılarak cinsiyetçi ifadelerin düzeltilmesinin önemine dikkat çeken el kitabı, “Görücüye çıktı”, “dul”, “kız gibi”, “kız kavgası”, “kahpe saldırı” yazılmaması gerektiğini belirterek yerleşik dili cinsiyetçilikten arındırmaya yönelik bazı öneriler sıralıyor. Haber yazımında, bayan yerine kadın, gay yerine gey, adam yerine insan, travesti yerine trans, eşcinsel evlilik yerine evlilik eşitliği gibi ifadelerin kullanılması gerektiği yazarların önerileri arasında. Cinsiyet eşitliğini sağlamak için kullanılması gereken doğru ifadeler şu şekilde sıralanıyor:

ULUSAL GAZETELERİN KÜNYELERİNDEKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 19!

Haberlerde kadınların genellikle ya “süper anne” ya da “canavar anne”, LGBTİ+’ların da ya “mağdur” ya da “eğlenceli” olarak temsil edildiğini ifade eden el kitabı, medyadaki çalışma yaşamında kadının yerini de istatistiklerle ortaya koyuyor. 2014 yılına ait verilere göre ulusal gazetelerin künyelerinde yer alan yani yönetim kadrolarındaki kadın gazetecilerin oranı yüzde 19 ile sınırlı. Yazılı basında çalışan editörlerin yalnızca yüzde 26’sını kadınlar oluştururken gazetelerin web sitelerinde bu oran yüzde 39.5 olarak tespit edildi. Haber sitelerinde çalışan kadın editörlerin oranı ise eşitliğe biraz daha yaklaşarak yüzde 46.6 oldu. Alanda çalışanlar bu durumun haber sitelerinde yaygın olarak görülen kayıt dışı çalışmayla açıklanabileceğini söylüyorlar. Yani kadınlar buralarda daha etkili olduğu için çoğunlukta değiller, sigortasız çalıştırıldıkları için tercih ediliyorlar.

‘KONU TOPLUMSAL CİNSİYET OLUNCA YAYGIN VE ALTERNATİF MEDYA FARKI PEK KALMIYOR’

2011 yılından bu yana bianet’te kadın ve LGBTİ+ haberleri editörü olarak çalışan gazeteci Çiçek Tahaoğlu, hazırladıkları çalışmaya ilişkin,”Haber odalarında kadın ve LGBTİ+ haberlerinin o konuya duyarlı kadın ve LGBTİ+ muhabirlere kaldığını görüyoruz. Sadece bu konulara ilgisi olanların bu tarz haberlerle ilgilenmeleri medyada dönüşümün yaşanmamasına da neden oluyor. Bu el kitabının, ‘ben bu konudan anlamam’ bahanesinin kalmamasına katkı sağlamasını bekliyoruz” dedi.

Tahaoğlu alternatif medyanın bu konuda sicilinin pek parlak olmadığını şu sözlerle anlattı, “Konu toplumsal cinsiyet olunca yaygın medya ve alternatif medya farkı pek kalmıyor. Çalışan sayısı açısından da haber dili açısından da çok fark yok. İstihdam açısından bakıldığında kadınların internet medyasında daha fazla olduğunu fakat güvencesiz, sigortasız olarak çalıştıklarını görüyoruz. Medyanın gelenekselden moderne kaymasından çok işin güvencesizleşmesinde artış olabilir diye değerlendiriyoruz. Dil konusunda da ana akım dışında kalan medyada, kadın meselesi olunca hiç alternatif bir duruş sergilenmiyor. Kadınlara yönelik hak ihlallerinde daha çok haber yapsa da aynı hataları, aynı sorunları tekrarlıyor. Tüm medyada erkek uzmanlara mikrofon uzatıldığını, kadınlara ise kadın meselesinde mikrofon uzatıldığını görüyoruz.”

‘YENİ BİR MEDYANIN, YENİ BİR ANLATININ YARATILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Bir dönem Bianet’te ifade özgürlüğü haberleri editörlüğü yapan gazeteci Elif Akgül kitaba ilişkin şunları söyledi: “Son dönemde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilgi artmış olsa da bu meseleye dair çözüm üretmek, çözüme kendinden başlamak çok da popüler olmayan bir tutum. Bu kitabı biraz da medya çalışanlarının toplumsal cinsiyet normları/eşitsizliği konusunda ‘ben bilmiyorum, ben anlamıyorum’ bahanesine yer bırakmamak için hazırladık. Gündelik hayatta, eşitsizliği üreten yerine ortadan kaldıran en basit yöntemlerle yeni bir medyanın, yeni bir anlatının yaratılacağına inanıyorum. Gazeteciler de kolayca kendilerine düşen sorumluluğu yerine getirebilirler.”

HABERLERE GÖRÜŞ VEREN UZMANLARIN YÜZDE 19’U KADIN!

Haber kaynağını seçerken temsiliyete önem verilmesi gerektiğini belirten kitap, özellikle ekonomi, siyaset, spor sayfaları gibi “ciddi alanlar”ın, “ciddi adamlara” ayrıldığına dikkat çekiyor. Eşitsizliği dönüştürmek için kadınlara ve LGBTİ+’lara mikrofon uzatılması gerektiğinin altını çizen çalışma çarpıcı istatistikleri de paylaşıyor. Haberlerde görüş veren uzmanların, kanaat önderlerinin ve siyasetçilerin yüzde 81’i erkek, yüzde 19’u kadınken, siyaset haberlerinde konu edilen insanların oranında da tablo değişmiyor. Siyaset haberlerinde konu edilen insanların sadece yüzde 16’sı kadın olurken, ekonomi haberlerinde kadınların oranı yalnızca yüzde 21 ile sınırlı kalıyor.

‘EŞİTSİZLİĞİN ÜRETİLME SEBEPLERİNDEN BİRİ GAZETECİLERİN KOLAYA KAÇMA ALIŞKANLIĞI’

Haber üretim sürecinde kaynaklardan görüş alırken konuyla ilgili uzmanların yalnızca yüzde 19’unun kadın olmasına ilişkin Akgül şunları söyledi: “Bu eşitsizliğin üretilmesinin sebeplerinden biri de gazetecilerin kolaya kaçma alışkanlığı. Habercilik hızı içinde yeni haber kaynakları bulmak zor olsa da bu kaygıyı taşımanın hem temsiliyeti, hem de haber kaynaklarına çeşitlilik katacağı için gazeteciliği geliştireceğine inanıyorum. Özellikle tek seslilikten şikayet edilen bu dönemde bu kaygı daha da önem taşıyor. Çünkü siyasi tek seslilik kendini egemen erkek-Sünni-Türk-heteroseksüel kimlik üzerinden ortaya koyuyor. Temsiliyet tam da bu anlamdaki tek sesliliği yıkıyor.”

HABERDE CİNSİYETÇİLİKTEN KAÇINMAK İÇİN 14 MADDE

Hazırlanan el kitabına göre cinsiyetçilikten uzaklaşmak için 14 maddenin uygulanması gerekiyor. ilk olarak “Kadınlar ve LGBTİ+’lar nerede?” sorusu sorulmalı. diğer yapılması gerekenler de şu şekilde sıralanıyor:

-Hikayeyi tek yönlü anlatma

-Veri yoksa kendin topla

– Eşitliği haberin vitrinine değil odağına yerleştir

– Hak kazanımlarını “jest” olarak yansıtma

– Cinsiyetçi klişeler kullanma

-Kadın ve LGBTİ+’ları özel günlere sıkıştırma

– Fail adına bahane üretme, “Cinnetlik” manşetler atma saldırganı “hastaymış” gibi yansıtma

– Kişilerin kimlik bilgilerini değil beyanlarını esas al

– Şiddeti romantikleştirme

-Haberde şiddetin yeniden üretilmesine engel ol

– Resmi belgelerde yer alan bilgileri özenli kullan

Kaynak: Gazete Duvar